Marslı - Andy Weir


Kitabın Adı: Marslı
Orjinal Adı: The Martian
Yazar: Andy Weir
Çeviren: Emre Aygün
Yayınevi: İthaki Yayınları
Basım Tarihi: 2014 
Sayfa Sayısı: 415
Uzun zamandır bir kitap için bu kadar heyecanlanmamıştım! Andy Weir, ilk kitabı olmasına rağmen çok güzel bir iş çıkarmış. Kitabı okurken aynı anda hem geriliyorsunuz hem de gülebiliyorsunuz. O 
kadar güzel bir anlatımı var ki olay sizin başınıza gelmiş hissine kapılmanız kaçınılmaz!

Kitabın konusuna gelecek olursak, NASA Mars'ta inceleme yapmak üzere 6 kişiden oluşan ARES 3 ekibini 2 aylığına Mars'a gönderir. Mark Watney'de bu ekibin bir üyesidir. Kitabın ilk sayfasında;


"Hayatımın en harika iki ayı olmasını beklediğim sürecin sadece 6 gününü yaşayabildim ve gerisi tam bir kabusa dönüştü." diyor Mark. Haksız da değil :)


Ekibin Mars'taki görevlerinin 6. gününde güçlü bir kum fırtınası çıkar ve görev NASA tarafından iptal edilir. Ekip apar topar onları Dünya'ya geri getirecek olan araca ulaşmaya çalışırken Mark Watney yaralanır. Elbisesinin üzerinden  bulunan ve yaşamsal göstergeleri diğer ekip üyeleriyle paylaşan cihazdan ekip üyeleri Mark'ın yaşamsal faaliyetlerinin olmadığına dair sinyali alınca, kalan sağlar bizim olsun mantığı ile fırtına içine girip Mark'ın bedenini arama fikrinden vazgeçip, apar topar Mars'tan ayrılırlar.


Fırtına diner ve o da ne!? Mark hayatta! Ama Mars'ta ve bir başına! Üstelik fırtına NASA'nın halihazırda Mars yüzeyinde bulunan iletişim cihazını da bozmuş durumda! Mark kendine gelip de olanı biteni anladığında bizleri için heyecan ve gerilim dolu dakikalar başlıyor. Mark başına gelenleri anlatmak için dijital bir günlük tutar ve biz de bu şekilde onun hikayesine dahil oluruz. Gelgelelim Mark'ın hayatta kalmak için yaşadıklarına..


ARES 4 ekibi 4 sene sonra Mark'ın şu an bulunduğu alandan yaklaşık 3,5 km ötede görev yapacaktır Yani Mars'ta 4 sene ölmemeyi başar + 3,5 km ilerle ve işte hayattasın! Ne kadar kolay geliyor böyle yazınca değil mi? İşin aslı bu kadar kolay değil elbet. Görev 6 kişi için 2 ay yetecek tedarikleri içeryordu. Yani yemek az, su az.. Ama Mark'ın zekası hafife alınmayacak kadar çok!


Acil ihtiyaçlar, yemeğini ve suyunu çoğalt!


Şu an çılgınlar gibi spoiler vermek istesem de kendimi tutuyorum, ben bir kitap yazısı okurken spoiler'e denk gelirsem sinir oluyorum çünkü! Ama sizlere şu kadarını diyebilirim. Olaylar olduktan 2 ay sonra NASA ekibi Mark'ın hayatta olduğunu dikkatli bir personelleri sayesinde farkeder ve Mark'ın üstün zekası sayesinde iletişim kurabilmenin bir yolunu bulurlar. Mark'ın ekibi ise çok sonra (hala Dünya'ya dönmeye çalışırlarken) onun hayatta olduğunu öğrenir ve NASA'nın izin vermemesine rağmen rota değiştirip Mars'a yönelirler. Haliyle hem Mark için, hem ARES 3 personeli için hem de tüm dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu NASA için amansız bir mücadele başlar.


Tahmin edebileceğiniz üzere Mark'ın başına gelmeyen kalmıyor, hatta onun başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir desem yeridir!! 500 günlük bu muhteşem macerayı bir solukta okuyacağınızdan şüphem yok! Goodreads okurları boşuboşuna bu kitabı yılın en iyi bilimkurgu romanı seçmemiş! Her satırında roman aldığı bu ünvanın hakkını sonuna dek veriyor! Olumsuz bir yanı yok mu yahu derseniz, yok! Net! Her türden kitap severin keyifle okuyacağı bir roman olduğunu düşünüyorum.


Kitaptan alıntılar yapmayacağım bu sefer, cümlelerdeki ince detayların ve ilginç yanların hikayenin genelinde saklı olduğunu düşünüyorum.


Keyifli okumalar!!


Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder