İnsan Neyle Yaşar - L.N. Tolstoy



Kitabın Adı: İnsan Neyle Yaşar
Orjinal AdıÇem Iyudi Jivi
Yazar: L.N. Tolstoy
Çeviren: Koray Karasulu
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: Temmuz 2014 (13. Baskı)
Sayfa Sayısı: 70


Son zamanlarda bir miktar Türk ve Dünya klasiklere dalmış olduğumun farkındayım. Tolstoy ile de bu seriyi taçlandırdığımı düşünürsek, bir süre yakın tarihimize ve günümüze ait yazarların eserlerine biraz daha fazla zaman ayırmayı düşünüyorum. Kim bilir belki ismini duymadığınız bir yazara denk gelirsiniz :)

Gelelim Tolstoy'un kısa hikayelerinden oluşan bu mükemmel kitaba. Yine oldukça ince bir kitap ama dolu dolu. Cümleler çok basit olmasına rağmen insanın ruhuna dokunan türden. Tolstoy bu kitapta yer alan öykülerinde açgözlülük, kötülük, hırs, bencillik gibi duyguların insanoğluna ne yaptığını hayatın içinden hikayelerle gözler önüne sermiş. Kim bilir kaçımız bu duyguların esiri olup da kalp kırdık, hatalar yaptık? Öyküleri okurken insan kendi kendine bunu sorguluyor. Tolstoy bu satırları çok uzun yıllar önce yazmış olsa da, hikayelerin özündeki duygular insanoğlunun varoluşundan yokoluşuna kadar süren duygular olduğundan, satırları her yüzyılda geçerliliğini koruyacak türden. Bu da Tolstoy'un neden büyük bir yazar olarak anıldığının da en önemli sebeplerinden biri. Çünkü yazıları "zamansız".

Kitapta pek çok konuya Tanrı üzerinden değinilmiş. İnternette kitaba dair kimi yazılarda kitabın inananlara yönelik olduğu yönünde sığ görüşler gördüm ki bence oldukça yanlış bir kanı. Tolstoy "iyi insan olmak" kavramı etrafında dini ögeler kullanarak bana kalırsa "iyi insan olmak" isteyen herkese hitap eden eserler bırakmış.

Benim için kitaptaki en etkileyici öykü kitaba da adını veren "İnsan Ne İle Yaşar" oldu.  Sanırım bu soruyu zaman zaman kendimize sormalıyız ki insanlığımızı kaybetmeyelim. Hele ki çağımızda insanoğlunun gözünü başarı ve kazanç hırsı bürümüşken, en temel ihtiyacın sadece "sevgi" olduğunu unutmuşken çoğumuz, bu soruyu ara ara sorup "sevgi"nin kıymetini bilerek yaşamamız gerektiğini hatırlamalıyız. Şu dünyada bana göre içinde huzur barındıran bir sevginin olmadığı her hayat boşa yaşanmış bir hayattır. Tolstoy buna kitabın son öyküsü olan "İlyas"ta da değinmiş. Yıllarca mal mülk içinde yaşayan ama yaşlılık zamanlarında tüm varlıklarını kaybeden bir karıkoca asıl mutluluğu fakirliklerinde tattıklarını söylerler. Çünkü mal mülk peşinde, hırslarının peşinde koşmaktan; bir güler yüze, iki tatlı söze hasret geçen bir ömür sürdüklerini anlarlar. Esas olan şey huzur, gerisi boş..

Kitaba Puanım 5/5


"O anda Tanrı'nın ilk kelamını hatırladım: "İnsanda ne var öğren?" İnsanda sevgi olduğunu anlamıştım." (sf: 25)

"Ona Bakınca arkasında bir arkadaşımı, ölüm meleğini gördüm. Benden başka hiç kimse bu meleği görmüyordu; bense hemen onu tanıdım ve zengin adamın gün batmadan öleceğini anladım. Aklımdan şunlar geçti o anda: "Adam bir yılın hesabını yapıyor, oysa akşama kalmadan öleceğini bilmiyor." Ardından Tanrı'nın diğer kelamını hatırladım: "İnsana ne verilmemiş öğren." İnsanda ne olduğunu öğrenmiştim. Artık insana ne verilmediğini de biliyordum. İnsana neye ihtiyacı olduğunu bilme yetisi vermilmemişti." (sf: 25)


"Bütün insanlar kendilerini düşünüp kolladıkları için değil, içlerindeki sevgiyle yaşıyor." (sf: 27)


"Hayır oğlum, bir şey gördüğün yok; kin senin gözlerini kör etmiş. Hep başkasının günahını görüyor, kendininkini kulak ardı ediyorsun. Ne diyordun? O daha kötüymüş! Kötülük eden bir tek o olsaydı, ortada kötülük kalmazdı." (sf: 37)


"Kıvılcımı söndüremezsen ateşi zaptedemezsin." (sf: 40)


Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder