Tersi ve Yüzü - Albert Camus


Kitabın Adı: Tersi ve Yüzü
Orjinal AdıL'Envers et L'Endroit 
Yazar: Albert Camus
Çeviren: Tahsin Yücel
Yayınevi: Can Yayınları
Basım Tarihi: Temmuz 2014 (13. Baskı)
Sayfa Sayısı: 70
Merhabalar! 

Albert Camus'un ne kadar iyi bir yazar olduğundan ya da kaleminin ne denli kuvvetli olduğundan bahsetmemize gerek yoktur herhalde. Zaten henüz 20'li yaşlarının başında yazdığı derlemelerden oluşan bu kitabında bunu görüyoruz. Bu kadar genç bir yazar iken bu denli güçlü bir eser bırakabilecek kapasiteye sahip olmak her insana kısmet olmaz diye düşünüyorum.

Kitap kısa kısa 5 denemeden oluşuyor; Alay, Evetle Hayır Arasında, Ruhta Ölüm, Yaşama Aşkı, Tersi ve Yüzü. Haliyle oldukça ince. Ancak ebatına kanıp bir solukta oturup okuyayım denmeyecek türde bir kitap. Ne diyor Camus düşünmek lazım. O incecik kitapla bize farklı dünyaların kapısını aralamış Camus. Ve aslında hiç bir zaman bu kitabın bittiğine inanmamış. Acaba kendi yazdığı satırları okurken o da mı pek çok düşüncelere dalmış, bu yüzden bir türlü tamamlayamadığını düşünmüş diye düşünmeden edemedim.

Kitabın adı gibi insanı ters yüz eden bir içeriğe sahip Tersi ve Yüzü. Bir yanda yaşama aşkını görürken, diğer yanda da umutsuzluğa şahit oluyoruz. Aslında Albert Camus'un diğer kitaplarını da okuduysanız, bu kitapta yazan denemelerin diğer eserlerine yön verdiğini, temel oluşturduğunu da görebilirsiniz.

Daha önce de dediğim gibi kısa kısa denemelerden oluştuğu için bu denemelerin içeriklerinden bahsedip kitabın tadını kaçırmak istemiyorum. Ancak Camus severleri tadına doyum olmayan satırlar bekliyor diyebilirim.


Kitaba Puanım: 4/5

"Yaşama umutsuzluğu yoksa, yaşama aşkı da yoktur." 

"Sanı­rım, savurganlıktan çok, başka tür bir cimrilikten geliyor bu: varlık fazlalığı başlar başlamaz yok olan özgürlüğün cimrisiyim." 


'İlkelerini büyük konulara saklamalı insan, küçük şeylerde acıma duygusu yeter." 


"Tanrı insanları elinden alıp, kendisini yalnız bırakmaktan başka hiçbir işine yaramıyordu. İnsanları bırakmak istemiyordu. İşte bu nedenle ağlamaya başladı."


"Dinlenmez olmak: insan yaşlandı mı korkunç olan budur. Onu sessizliğe ve yalnızlığa mahkûm ediyorlardı." 


"...yarın her şey değişecek, yarın. Birdenbire anlar ki yarın da böyle olacaktır, öbür gün de, tüm öteki günler de. Ve bu çaresiz buluş ezer onu. İşte böyle dü­şünce öldürür insanı. Bunlara katlanamadığı için öldürür insan kendini ya da, gençse, tümceler kurar." 


"Ölüm herkesin ba­şında, ama herkesin ölümü kendine göre." 


"Cennetlerin yalnızca yitirilmiş cennetler olduğu doğruysa, bugün içimden çıkmayan şu hoş ve insandışı şeyi nasıl adlandırmalıyım, bilmiyorum." 


"Bir gün bana “Yaşamak öylesine güç ki!” demişlerdi. Söylenişi de aklımda. Bir başka kez de biri “En kötü yanlış acı çektirtmektir,” diye mırıldanmıştı." 


" Yoksullukta bir yalnızlık vardır, ama her nesneye değerini veren bir yalnızlık. Zenginliğin belirli bir noktasında, gökyüzü de, yıldızlarla dolu gece de doğal varlıklar gibi görünür. Ama basamakların dibinde, gök tüm anlamını yeniden kazanır: paha biçilmez bir Tanrı arma­ğanı." 


"O gece ne kadar yalnız olduklarını sonradan duydu. Herkese karşı yalnız, ikisinin de ciğerlerine ateşi çektikleri saatte, “Ötekiler’' uyuyorlardı." 


" Çevremde, o gü­ne kadar yaşamış, ama yaşamlarından bana hiçbir şey ulaşmamış bir milyon insan. Yaşıyorlardı. Bildik ülkeden milyonlarca kilometre uzaktaydım. Dillerini anlamıyordum. Hepsi de hızlı yürüyordu. Beni geçince, hepsi de kopuyordu benden. Nerede bulunduğumu bilemez oldum." 


Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder