Küçük Prens - Antonie de Saint-Exupery


Kitabın Adı: Küçük Prens
Orjinal Adı: Le Petit Prince
Yazar: Antoine de Saint Exupery
Çeviren: Cemal Süreya & Tomris Uyar
Yayınevi: Can Çocuk
Basım Tarihi: Ocak 2015 (2. Basım)
Sayfa Sayısı: 107

Le Petit Prince
Büyüklere masal...


Çocuk kitabı olarak nitelendirilse de, bir yaşam felsefesi gözü ile baktığım bir kitap Küçük Prens. İlk okul zamanında okumuştum, malum 2015'te ülkemizde tekrar oldukça popüler oldu, ben de blogda bulunması gereken bir yapıt olduğunu düşündüğümden tekrar okuyup paylaşayım istedim :) Bir de dip not; Küçük Prens kutsal kitaplar ve Das Kapital'den sonra en çok dile çevrilmiş ve en çok satan kitaplardandır. 

Biraz kitabın fiziki yapısından bahsedelim, sonra konusuna geçelim. Orjinali 1000 sayfaya yakın olsa da, şu anki hali yaklaşık 100 sayfalıktır. Kitabın içinde anlattığı hikayeye yönelik pek çok çizim vardır ve bu çizimlerin hepsi yazara aittir. Sulu boya ile yaptığı bu resimlerin kitabın içinde yer alıyor olması oldukça güzel bir detay :) 

Peki  kimdir peki bu Küçük Prens? 

Hikayemiz, bir pilotun uçağının Sahra Çölü'ne düşmesi ile başlar. Kazadan sağ kurtulmayı başarmıştır, gözlerini açtığında da karşısında altın sarısı saçları olan Küçük Prens'i görür. Küçük Prens'in pilottan kendisine bir koyun çizmesini istemesi ile ikili tanışır. 

Küçük Prens öyküsünü anlatmaya başlar...Biz de onun hikayeleri ile çocuk gözünden biz büyüklerin hayatını görme imkanı buluruz. Küçük Prens üzerinde biri sönmüş toplam üç yanardağ bulunan bir gezegenden geliyordur. Gezegende bu yanardağların dışında baobap ağaçları ile benzersiz bir de çiçek bulunmaktadır. Bir gün Küçük Prens çevresindeki asteroidleri dolaşmak ister. Her gittiği asteroidde orada yaşayan kişi ile tanışır. Sonuç Küçük Prens için hep aynıdır, "bu büyükler çok tuhaf" düşüncesi ile asteroidelerden ayrılır. Son gittiği astreoiddeki coğrafyacı ona Dünya'ya gitmesini önerir, prensimiz Dünya'ya gelir ve pilot ile 8 gün geçirir. Hikayenin devamı kitapta :) Öykünün kendisinden çok anlatmak istenenler insanın kalbine dokunuyor. Eğer hala okumadıysanız içinizdeki çocuğun masumiyetini uyandırmak için muhakkak okuyun! Ve eğer çocuğunuz var ise, muhakkak okutun!

Kitaba Puanım 4/5

"Büyükler sayılardan hoşlanır. Onlara yeni bir dostunuzdan söz açtınız mı, hiçbir zaman size önemli şeyler sormazlar. Hiçbir zaman: ” Sesi nasıl? Hangi oyunu sever? Kelebek toplar mı?” diye sormazlar. “Kaç yaşındadır? Kaç kardeşi var? Kaç kilodur? Babası kaç para kazanır?” diye sorarlar. Ancak o zaman tanıdıklarını sanırlar onu. Büyüklere: “Pembe kiremitten bir ev gördüm, pencerelerinden sardunyalar, damında güvercinler vardı” derseniz, o evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara: “Yüz bin franklık bir ev gördüm” demeniz gerek. O zaman: “Aman ne güzel!” diye bağırırlar."

"İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez."

"Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım."

"Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir."

"Peki insanlar nerde?'' dedi küçük prens. '' İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor.''''İnsanların içinde de öyle hissedersin.'' dedi yılan. ''Arada pek fark yoktur.''

''Senin gezegenindeki insanlar'' dedi Küçük Prens.
Tek bir bahçeye beş bin gül dikiyorlar ama yinede aradıklarını bulamıyorlar...''
''Evet bulamıyorlar '' diye yanıtladım onu.
''Halbuki,aradıkları tek bir gülde ya da bir yudum suda olabilir.''
''Haklısın'' dedim.Bunun üzerine küçük prens şöyle dedi:
''Ama gözler gerçeği görmez ki.Yüreğiyle aramalı insan.''

"İnsanların hiçbir şey öğrenecek vakitleri yok artık. Her şeyi satıcılardan hazır alıyorlar. Ama dost satan bir satıcı olmadığından, insanların dostları da yok artık."

"Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder