Trenzalore Öyküleri - Doctor Who


Kitabın Adı: Trenzalore Öyküleri
Orjinal Adı: Tales of Trenzalore
Yazarlar: J. Richards, G. Mann, P. Finch,  M. Morris
Çeviren: Ekin Odabaş
Yayınevi: İthaki Yayınları
Basım Tarihi: Temmuz 2015 (1. Baskı)
Sayfa Sayısı: 216



Geronimooo!!

Sırada objektiflikten fersah fersah uzak bir yazıya geldi :) Efendim bendeniz su katılmamış bir Doctor Who fanıyımdır. Kitabımız da 11. Doktor'un başından geçen 4 olayı anlatan Trenzalore Öyküleri. Eğer Doctor Who izlemiyorsanız hikayeler yine güzel gelebilir ancak neyin ne ifade ettiğini tam olarak anlamayabilirsiniz. Dizi ile kitabı iç içe geçirip bir şeyler yazacağım bu sefer. Uzun olursa affola!

Trenzalore neresidir, Doktor için önemi nedir oradan başlayalım. Trenzalore aslında insan kolonisinin yaşadığı gezegenin adıdır. Ayrıca Doktor'un (ve tabi diğer tüm zaman lordlarının) kaçıncı doktor olduğunun önemi olmadan tüm evrende gitmemesi gereken tek yerdir, çünkü zaman lordlarının mezarlığıdır ve Trenzalore Doktor için "son" demektir. 11. Doktor bu gezegende yaşamaya başlamadan yaklaşık 150 yıl kadar önce insan ırkına ait bir koloni buraya gelir ve yerleşir. Trenzalore'da mevsim hep soğuktur, güneş neredeyse hiç doğmaz. Hep kar yağışlı olan "Noel" kasabasında yerli halk huzur ve sakinlik içinde bir hayat sürdürmektedir. Kasabanın etrafında oluşmuş olan gerçeklik alanı sayesinde doğruluk üzerine bir hayat kurmuştur Noel halkı. Bu gerçeklik alanı nedir, az sonra oraya da geleceğiz.


Şimdi, peki doktor buraya neden geldi ve neden yüzyıllarca ölümü göze alarak burada yaşadı? Bir gün bu gezegenden tüm evrene bir mesaj yayılmaya başlamıştır. Ancak hiç bir ırk bu mesajı çözememiştir. Meraklarına yenik düşen ırklar birer birer mesajın yayıldığı gezegen olan Trenzalore'a gelmişlerdir. İlk gelen Papalık Merkezi Sistemi Kilisesi, gezegenin etrafında bir koruma kalkanı oluşturmuştur. Kilisenin kurduğu bu kalkandan teknolojik olarak hiç bir alet geçememektedir. Böylelikle ırklar arası savaşın önüne geçilmiştir. Bu yüzden tüm ırklar ateşkes halinde gezegenin etrafında bekliyor olsalar da Trenzalore Kuşatması resmen başlamış olur. 

Doktor, Papalık Merkezi Sistemi yöneticisi Tasha Lem ile görüşmek için gemisine gelir. Mesajı çözebilecek tek kişinin doktor olduğunu bilen Tasha, onu gezegene yollamaya karar verir-. Doktor ve yol arkadaşı Clara, Trenzalore'daki Noel kasabasına geldiklerinde sinyalin eski bir saat kulesinden geldiğini anlarlar.

Saat Kulesi'ne girdiklerinde karşılaştıkları manzara Doktor'un endişelenmesine neden olur. Çünkü mesaj zamandaki çatlaktan gelmektedir. Doktor, mesajı çözdüğünde mesaj tüm ırklar için anlaşılır bir dile çevrilmiş halde evrende yankılanmaya başlar. Bu mesaj aslında bir sorudur, Doktor Kim? Noel Kasabası'nın etrafındaki gerçeklik alanı Zaman Lordları tarafından oluşturulmuştur, böylelikle sordukları soruya cevap verecek kişinin yalan söylemesini engellenmiş olmuşlardır.

Soruyu soranların Zaman Savaşı sonrasında başka bir evrene geçtikleri bilinen Zaman Lord'ları olduğu anlaşıldığında Doktor dahil herkes dehşete düşer. Cevabını bir tek Doktor'un verebileceği bu soru, Zaman Lord'larının da evrene geri dönüşünün anahtarıdır. Ama Doktor da bilmektedir ki Zaman Lord'larının geri dönüşü II. Zaman Savaşı'na neden olacaktır. Doktor Noel Kasabası'nda kalarak hem Lordların evrene dönmesinin, hem de koruma kalkanından kaçak yollarla girerek Doktor da dahil olmak üzere tüm zaman lordlarını yok etmek için gelen ırkların saldırılarının önüne geçer. İşte Doktor'un Trenzalore gezegenine yerleşmesi bu şekilde başlamıştır. Dizide Doktor'un gezegene yerleşmesini, yaklaşık 300 sene sonrasını ve daha sonra ise gelişinin yaklaşık 900.yılında gezegenden nasıl ayrıldığını görüyoruz. Ancak arada ne oldu bitti, kaçak gelen ırklar nasıl tehlikeler yarattı, gezegenin halkı ve doktor nasıl savaştı bunları görmüyoruz. İşte kitapta da bu yüzyıllara ait 4 hikaye bizlerle birlikte.


İlk hikayemiz Justin Richards'ın kaleme aldığı "Dolu Yağmuru" hikayesi. Bu hikayede Mars'ın yerlisi olan Buz Savaşçıları gezegenin etrafındaki kalkanı aşıp bir şekilde gezegenin yüzeyine iniş yapmışlardır. Buz Savaşçıları Doctor Who serisinde ilk defa 1967 yılında 2. Doktor zamanında "The Ice Warriors" bölümü ile izleyici karşısına çıkmışlardı. Sürüngen-insanımsı olarak tanımlanıyorlar. Ayrıca günümüz uyarlamasında da 7. Sezon 8. Bölüm olan "Cold War"da da bu canavarları izlemiştik.


İkinci öykü George Mann tarafından yazılmış olan "Kurtlu Elma". Benim kitapta en sevdiğim öykü oldu bu. Bu bölümde de kalkanı aşan Krynoid'ler Trenzalore'a ulaşmış ve içlerinden şanslı olan bir tanesi yaşamayı başarmıştır. Krynoidler bitki türünden yaratıklar olup "et" olan her şeyi (insan da dahil) tüketip bulundukları yerde hakim ırk olmak isterler. Dizi serisinde de 4. Doktor zamanında "The Seeds of Doom" bölümünde ortaya çıkmışlardı.

Üçüncü öykü ise Paul Finch'e ait "Trenzalore'daki Yabancılar". Bu bölümde 2005'te başlayan TV serisini izleyenlerin muhtemelen biliyor olduğu yaratıklar meydana çıkıyor, Autonlar. Kısa bir hatırlatma yapalım, 9. doktor ile Rose Tyler'ın tanışma zamanına gidelim, mağazalarda bulunan plastik mankenler canlanmış ve şehre saldırmışlardır. İşte bu plastik arkadaşlar, Autonlar'ın ta kendisi.


Dördüncü ve son hikayemiz olan Rüyalar Mark Morris'in yazmış olduğu bir hikaye. Bu dörtlüden en az bunu sevdim açık konuşmak gerekirse. Biraz da hikayedeki düşman Mara buna sebep olmuş olabilir. Yılanlardan pek hoşlanmıyorum... Özü yılan formunda olan Mara, başka canlıların rüyalarına girip onları kontrol edebilme yetisine sahip. Maralar tarafından kontrol edilen insanların kollarında bir yılan amblemi belirir, gözleri sarı olur ve göz bebekleri yılanınki dik bir çizgi şeklinde gibi görünür. Mara bu insanları kontrol ederek aynı anda pek çok yerde olabilir bu sayede. İşte bu bölümde Trenzalore'a gelen Mara ve Doktor'un savaşına eşlik ederiz.

Kitabı genel anlamda çok çok beğendim. Okurken Matt Smith'in sesi ve mimikleri kafamda canlanınca çok keyifli bir hale geldi. Ama sanırım orjinal dilinde okumak daha keyif verecek, kulağımıza oturmuş bazı kalıplar var, bunları Türkçe duymak bir tuhaf geldi ne yalan :) 

En çok Handles'ı sevdim. Dizi serisinde Doctor'un düşmanları arasında en "karizma" bulduklarımdan biri Cyberman'lerdir Belki de o yüzden bir cyberman'den arda kalan kafadan ibaret olan ama Doktora Trenzalore'da yoldaşlık eden Handles'ı çok sevdim. Zaten İthaki Yayınları'da kitabı ona ithaf etmiş :)

Kitaptaki öykülerin farklı yazarlar tarafından yazılmış olmasını pek sevemedim. Çünkü ister istemez üslup farkı oluyor, herkes Doktor'u kendine göre yorumluyor. Mesela ilk iki hikayede Doktor'un kıvrak zekası daha çok ortaya çıkmış. Bütünlük olsa daha hoşuma giderdi. Bir de hikayelerin başklıklarını sevemedim, sanki orjinaliden birebir çevrilseymiş başlıklar daha güzel olurmuş. Ama gördüğüm kadarı ile ilk harferi Doktor kelimesini çağrıştırsın diye yapılmış. 

Doctor Who severlerin bir solukta keyifle okuyacakları bir kitap olduğu kanaatindeyim!

Kitaba Puanım 5/5

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder