DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET - AGATHA CHRISTIE


Kitabın Adı: Doğu Ekspresinde Cinayet
Orjinal Adı: Murder on the Orient Express
Yazar: Agatha Christie
Çeviren: Gönül Suveren
Yayınevi: Altın Kitaplar Yayınevi
Basım Tarihi:  Mart 2015 (14.Baskı)
Sayfa Sayısı: 175

Polisiye roman severleri görelim! 

Agatha Christie gerek zekası gerekse roman yazmada kullandığı kendine has tarzı ile kendi kulvarındaki yazarlardan fersah fersah ötede duran bir yazar. Benim de çok sevdiğim yazarların arasındadır. Lise zamanlarımda bol bol kitaplarını okumama rağmen son yıllarda elime almadığımı farkettim. 15 Eylül Agatha Christie'nin doğumgünydü, 10 gün gecikmeli de olsa doğumgünü şerefine onun en güzel ve bilindik kitaplarından birini paylaşayım istedim. Bu vesile ile ben de yıllar önce okumuş olduğum Doğu Ekspresinde Cinayet kitabını tekrar elime aldım.

Öncelikle kitabın kendisi hakkında bir kaç ufak bilgi verip, daha sonra konusunu ve yorumumu paylaşacağım. Doğu Ekspresinde Cinayet 1935 yılında yazılmıştır ve Agatha Christie'nin dilimize çevrilmiş ilk romanıdır. Doğu Ekspresi olarak bilinen tren, İstanbul-Paris seferini yapan trendir. Kitabın içerisinde İstanbul ve kahramanımız olan Hercule Poirot'un kaldığı Tokatlıyan Oteli'nden de bahsedilmektedir. Ayrıca İstanbul'da yaşayanların bildiğini düşündüğüm Pera Palas Oteli de yazar ile özdeşleşmiştir. Yazarın bu otelde kaldığı herhangi bir resmi evrak ya da kendi kayıtlarındaki yazılarla doğrulanmamış olsa da, Pera Palas'ta 411 numarada kaldığı ve hatta bu yazıda paylaşacağım kitabı da bu odada yazmaya başladığı söylenedurur. Pera Palas'taki 411 numaralı oda Agatha Christie odası olarak anılmaktadır.

Gelelim kitabımıza. Agatha Christie severlerin bileceği üzere kitaplarındaki dedektif başkahramanımız Hercule Poirot. Poirot, ülkesine dönmek üzere seyahat ederken İstanbul'da bir kaç gün kalmak üzere Tokatlıyan Oteli'ne giriş yapar. Bu sırada otel görevlisi kendisi adına bir telgraf olduğunu iletir. Telgrafı okuyan Poirot, apar topar Londra'ya gitme kararı alır, bunun üzerine de o akşam kalkacak olan Doğu Ekspresi'nde yer ayırtmak ister. Ancak ne var ki, kış mevsiminde normalde boş olması gereken Doğu Ekspresi'nde yer bulamayınca Yataklı Vagonlar Şirketi'nin müdürü aracılığı ile güç bela da olsa bir yer edinir. Trenle seyahatleri sırasında Amerikalı milyoner Samuel Ratchett, Poirot'a hayatının tehlikede olduğunu bu yüzden ondan yardım istediğini söyler. Poirot Ratchett'a yardımı kabul etmez, ancak o gecenin sabahında Ratchett yatağında ölü bulunmuştur ve tren de kara saplanmıştır. İşte o andan itibaren trende bulunan Poirot, Yataklı Vagonlar Şirketi'nin müdürünün de talebi üzerine cinayeti araştıracak bir soruşturma başlatır. İşte kitabın eğlenceli kısmı da burada başlar, Poirot'un bulduğu her ipucu ile bizler de "katil kim" sorusunun cevabını aramaya başlarız. Katil kim, elbette söylemeyeceğim ama ne yalan bir ara içimden kim olduğuna dair "acaba" geçti ama yok o kadar da olmaz dedim, ama oldu :)

Agatha Christie kendine has üslubu olan bir yazar, bu yüzden kitabı hakkında yorum yaparken bunu da göz önünde bulundurmalı insan. Düz bir anlatım tarzına sahip. Okuyucuyu cümleleri ile değil kurgusu ile sarar. Zaten okuyanlar da farkedecek ki, basit anlatım tarzı var ama oluşturduğu kurgu sizi konunun içine çeker ve kitabı bir solukta okumanızı sağlar. Ben kitabı oldukça sevdim, eğer okuyacak bir polisiye roman arıyorsanız, ama 500 sayfa olmasın derseniz, Agatha Christie'nin herhangi bir kitabı tam sizlik! 

Doğumunun 125. yılında Agatha Christie'yi saygıyla anıyor ve bize bu kadar güzel kitaplar bıraktığı için de teşekkür etmeyi unutmuyoruz :)


Kitaba Puanım 5/5

Keyifli okumalar =)


Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder