1984 - George Orwell


Kitabın Adı: 1984
Orjinal Adı: 1984
Yazar: George Orwell
Çeviren: Celal Üstüner
Yayınevi: Can Yayınları
Basım Tarihi: Mart 2015 (İstanubl, 50. Baskı)
Sayfa Sayısı: 350

Merhabalar;

Bugün George Orwell'in klasikleşmiş olan eseri 1984 ile buradayım. Yazar büyük, kitap büyük, içerik büyük... Üzerinde saatlerce konuşulabilecek içerikte bir kitap olsa da blogda tadında bırakmakta fayda var.

1984, konu olarak yazarın bir diğer efsane kitabı olan Hayvan Çiftliği ile benzeşiyor. Baskıcı yönetim, ezilen halk. Ancak Hayvan Çiftliği'nden farklı olarak burada direkt insanlar üzerinden anlatıyor yazar olan biteni. Hayvan Çiftliği ile ilgili yazım bir tık uzakta :)

1940'larda yazılmış distopik bir eser olan kitap adı gibi 1984 yılında geçiyor. Dünya'da yalnızca üç ülke vardır; Okyanusya, Avrasya, Doğu Asya; ve bu ülkeler anlaşılmaz bir savaşın içerisindedirler. Konu bu üç büyük ülkeden biri olan Okyanusya'da geçiyor. Okyanusya'da yönetimi elinde bulunduran Parti ve Parti'nin başında da Big Brother nam-ı diğer Büyük Birader! İnsanlar üç sınıfa ayrılmış; İç Parti Üyeleri, Dış Parti Üyeleri ve Proleterler. Tahmin edeceğiniz üzere Proleterler en alt sınıf olup bir nevi köle muamelesi görmekteler. (Çok da spoiler vermeden bir düşüncemi paylaşmak istiyorum, Proleterler sefalet ve pislik içinde yaşamalarına rağmen kitapta anlatılan toplumda aslında en özgür yaşayanlar. O kadar değersiz görülmekteler ki hayatları izlenmeye değer bulunmuyor.) Konu, Dış Parti üyesi olan ve Doğruluk Bakanlığı'nda çalışan Winston Smith üzerinden aktarılıyor. Winston Smith her ne kadar Dış Parti üyesi olsa da olan bitende, yaşadıkları hayatta yanlış olan bir şeyler olduğunun farkına varmış birisi. Devrimden önce Okyasnusya'da hayatın nasıl olduğunu merak ediyor. Doğruluk Bakanlığı'ndaki işi gereği tarihin yani toplumun geçmişinin bilinçli olarak sürekli değiştirildiğinin ve bu oynamalara ait kayıtların da yok edildiğinin farkında olduğundan, ulaşabildiği kaynaklarda gösterilen tarihin gerçek olmadığının da bilincinde. Ancak evlerinde dahi bulunan kameralardan 7-24 hayatlarının izleniyor olması, Winston'un aklından geçen bu yanlışlar hakkında araştırma yapmasını bırakın, düşünmesine dahi müsaade etmeyen bir ortam oluşturmuştur. Mimiklerinde meydana gelecek düzeni sorgulayıcı herhangi bir ifade dahi Düşünce Polisleri tarafından sorgulanıp, gerekirse kendi varlığının dahi tarihten "silinme"sine yol açabilir. Ancak baskının olduğu her toplumda olduğu gibi Okyanusya'da da rejime henüz fiziken bir girişimde bulunmasalar da karşı oldukları söylentisi olan, kimse tarafından görülmemiş olsa da inanılan bir Kardeşlik mevcut. İşte Winston bu Kardeşlik'e ulaşmaya çalışırken Parti ile arasında olan biten olaylar çarpıcı bir dille aktarılmış kitapta bizlere.


George Orwell kitapta belki gerçek hayata göre biraz abartı olarak düşünülecek bir dünya kurmuş olsa da, satır aralarında anlattığı her şey geçmişte yaşanmış, günümüzde de fazlasıyla yaşanan ve hatta acı ama gelecekte de yaşanacak olduğunu bildiğimiz gerçekler. Uzun yıllardır Dünya'da bireysel çıkışlardan kitlesel aktivitelere kadar insan yaşamının değeri, eşitlik, adalet, sınıf ayrımının ortadan kalkması gibi kavramlar dilden dile dolaşsa da, yeryüzünde her daim bu kavramların yerle bir edildiği yerler ve zamanlar olmuştur. Gücü elinde bulunduranlar, güçlerini korumak adına zayıf gördüklerini kukla misali kullanış ve aslında olan biten her şeyi de onların iyilikleri adına yaptıklarına da inandırmışlardır. İnandırma safhasında da en büyük yardımcı her daim "basın" olmuştur. Bir yalanı büyük kitlelere duyurup onu gerçek olarak lanse etmek istiyorsanız en iyi yöntem medyayı kullanmaktır. İşte Büyük Birader ve Parti de bunun bilincinde olarak medyayı tamamen ele geçirmiş; kendi geçmişlerini ve geleceklerini yazmaktadırlar. Yazılı kaynak her daim en iyi kanıt olacağından, bir süre sonra kaynağın saptırılmış olması unutulacak, geriye de sadece kaynağın kendisi kalacaktır. İşte böylesine büyük bir medya gücünü arkasına alan iktidar da tabiri caiz ise meydanda "at koşturacak"tır. 

Kitapta beni en etkileyen olgulardan biri de "dil"in değiştirilmesine yönelik yapılan çalışmalar. Parti'nin "Çiftdüşün" adı altında yaptıklar dili sadeleştirme çalışması, insanlara sadece itaat edecek kadar düşünmelerini sağlayacak bir alan bırakmaktadır. Zamanla toplum bu sayede öyle şekillenecektir ki, farkında olmadan düşünceleri dahi belli bir kesimin idaresi altına girmiş olacaktır.

Sırf okumuş olmak için okunmaması, iyice anlaşılması, irdelenmesi gereken bir kitap!

Kitaba Puanım 5/5

"Kafatasınızın içindeki birkaç santimetreküp dışında, hiçbir şey değilsiniz..."

"İnsani ardında tek bir iz bile, bir kağıt parçasına karalanmış tek bir adsız sözcük bile bırakamadıktan sonra, geleceğe nasıl seslenebilirdi?"

"Her davranışın sonuçlarını, o davranışın kendisi doğurur."

"Kaldı ki, her sözcük karşıtını kendi içinde barındırır. Örneğin, "iyi" sözcüğü. "İyi" sözcüğü varken, "kötü" sözcüğüne neden gerek duyalım ki? "İyideğil" dersin olur biter; hatta daha da iyi olur, çünkü "iyideğil" "iyi"nin tam karşıtı, "kötü" ise tam karşıtı değil."

"Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler."

"Özgürlük, iki kere iki dört eder diyebilmektir. Buna izin verilirse arkası gelir."


"Bazı şeyler geri gelmiyordu, insan bir daha geriye dönemiyordu. İnsanın içinde bir şeyler ölüyor, yanıp kül oluyordu."



"Bağlılık, düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymamak demektir. Bağlılık bilinçsizliktir."


"İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun."

"Gelecekle nasıl iletişim kurulabilirdi ki?Doğası gereği olanaksızdı.Gelecek ya şimdiye benzeyecekti,ki o zaman ondan haberi bile olmayacaktı ya da şimdiden farklı olacaktı,ki o zaman da içinde bulunduğu durumun hiçbir anlamı kalmayacaktı."

"Kimse devrimi korumak için diktatörlük kurmaz, diktatötürlük kurmak için devrim yapar."

"Ve eğer başka herkes Parti'nin dayattığı yalanı kabulleniyorsa -eğer bütün kayıtlara aynı masalı söylüyorsa- , o zaman yalan tarihe geçecek ve gerçek olacak."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder