Aralık Ayı Okumalarım!


Merhabalar;

Aralık ayında okuduklarım ile buradayım :) Kasım ayı beni okuma anlamında pek tatmin etmemişti, aralıkta bu açığı kapatırım diyordum, sanırım kapatabildim. Gelin 2015'in kapanışını yaptığımız bu son ayda neler okumuşum birlikte kısaca göz atalım :)

Aralık ayında okuduğum kitaplar şöyle;
  • Fareler ve İnsanlar
  • Sofie'nin Dünyası
  • Martı Jonathan Livingstone
  • Bazen Bahar
  • Toprak Ana
  • Beyaz Gemi
  • Kelebeğin Kaderi
  • Pi
Okuduğum bu kitapların hemen hemen hepsini beğendim o yüzden güzel bir ay geçirmişim diyebilirim kendi adıma :)


John Steinbeck'in kült eserlerden biri olan Fareler ve İnsanlar kaleme alınmasının üstünden 78 yıl geçmiş olmasına rağmen hala insanı etkileyebilen bir eser. Kitapta çiftliklerde geçici işçi olarka çalışan iki arkadaşın başından geçen olaylar anlatılmaktadır. Bu ikiliden ufak tefek ama zeki olanı George Milton, zeka geriliği olmasına karşın iyi niyetli ve oldukça güçlü olan Lennie Small'ın arkasını her daim toplamaktadır. İyi niyetlerine rağmen başlarına gelmedik kalmayan bu ikilinin dokunaklı hikayesini muhakkak okumalısınız. Detaylı yazı için, tık tık :)


Aralık ayında okuduğum bir diğer kitap, daha yakın tarihte yazılmış olmasına karşın kült kitaplar arasına adını yazdırabilme başarısını elde etmiş olan Sofie'nin Dünyası. Hem ilginç olay örgüsü, hem de felsefe tarihine ilişkin ortaya koyduğu öğretici bilgiler ile benim için oldukça farklı bir deneyim oldu. Eğer felsefeye giriş yapmak için hafif bir başlangıç arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Detaylı notlar için, tık tık!
Üçüncü kitabımız Martı Jonathan Livingstone. Richard Bach'ın 1972'de yazdığı bu kitap daha önce yayınlanmamış bölümü olan 4. bölümün de kitaba eklenmesi ile bende bir merak uyandırmıştı. Üstelik Epsilon Yayınevi kitabı fotoğraflarla süsleyerek basınca kütüphanemde olmalı diyerek kitabı aldım. Sürüsündeki diğer martıların aksine uçmanın getirdiği özgürlüğü sonuna kadar yaşamak isteyen Jonathan Livingstone, sürüden dışlanınca kendi benliğinin ve yeteneklerinin peşine düşer. Bu serüvende başından geçenleri bize aktarırken birbirinden kıymetli hayat dersleri de vermeyi ihmal etmez. Blogdaki daha detaylı notlara şuradan ulaşabilirsiniz.

Yeni yazarlar keşfetme serüveninde hakkında fikrim olmadan kitabını aldığım Melisa Kesmez ile tanışmak beni oldukça mutlu etti. Yazarın ikinci kitabı olan Bazen Bahar içinde kalbimize dokunacak, her birinde kendimizden bir parça bulabileceğimiz 10 kısa öyküyü barındırıyor. Bu kadar tatlı bir kalem ile tanışınca ilk kitabını okumadan da olmaz dedim, o da yakında blogda olacak. Bazen Bahar'a dair notlar bir tık uzakta!

Utanarak söylüyorum bu aya kadar Cengiz Aytmatov okumamıştım. Ancak önümüzdeki aylarda tüm kitaplarını okumuş olacağım bir aksilik olmazsa. Aytmatov ile Toprak Ana kitabıyla tanıştım. Yüreğime bir yumru oturdu kalkmıyor. İkinci Dünya Savaşı'nda Kırgız köyünde yaşayan bir ailenin dramını savaşı yaşamış biri olarak tüm çıplaklığı ile bizlere sunmuş Aytmayov. Daha detaylı notlar için tık tık :)

Toprak Ana ile çarpılınca hemen peşine bir kitabını daha okumak istedim Aytmatov'un ve Beyaz Gemi kitabı da Toprak Ana gibi bir solukta ancak bir ömürlük izler bırakarak ardından bitti. Köyde yaşayan dede ve ilkokula yeni başlayacak olan torunu arasındaki ilişkiyi, geçmiş ve geleceği  çocukluğun naifliği ile anlatmış bizlere Aytmatov. Ancak hiçbir şeyin çocukların hayalindeki gibi saf ve temiz olmadığını görüyoruz kitapta. Kitaba dair notlar yakında blogda olacak, paylaştıktan sonra linki güncelleyeceğim.


Okuduğum 7. kitap tamamen merakıma yenik düştüğüm için aldığım bir kitap. TV dizilerinden ve sinemadan tanıdığımız Başak Sayan'ın ikinci kitabı Kelebeğin Kaderi piyasaya çıkınca, oyuncunun yazarlıkta nasıl olduğunu merak edip kitabını aldım. Ve açıkçası şaşırdım :) Oldukça akıcı ve güzel bir dil ile bir grup arkadaşın başından geçen olayları geçmiş ve gelecek arasında bağlantı kurarak anlatmış Başak Sayan. Güzel düşüncelerle süslenmiş olan bu naif kitap benim biraz çok fazla çıkarım yapmadan keyif almak için okurum dediğim kategoriye girdi. Yine de hikayeden oldukça keyif aldım, 600 sayfa olmasına rağmen bir çırpıda okuttu kendini. Yakında notlar bogda olacak.

Ve ve ve bu senenin bende büyük hayal kırıklığı olan Fi-Çi-Pi üçlemesinin üçüncü kitabı olan Pi. Seriyi bitirmek için okudum açıkcası. Ve yine diyorum bana göre benim kitap hakkında olumsuz düşünüyor olmamın ana nedeni hakkında edilmiş büyük sözler...Hani bu kitap herkes için yazılmamış denildi ya, aynı yayınevinden çıkan bir üstte anlattığım Başak Sayan'ın Kelebeğin Kaderi kitabı yakın bir temayı 600 sayfada insanı sıkmadan çok da güzel anlatmış. Ne gerek vardı 3 kitaba, bu kadar gürültüye..Fikirleri ile barışık olduğum Azra Kohen'in kalemi ile de barışmak dileği ile deyip son kitabı da bitireyim.


İşte 2015'in son ayı benim için böyle geçti. Siz neler okudunuz? Yorum olarak bırakırsanız sevinirim!

Keyifli okumalar!

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder