Kelebeğin Kaderi - Başak Sayan


Kitabın Adı: Kelebeğin Kaderi
Yazar: Başak Sayan
Yayınevi: Destek Yayınları
Basım Tarihi: Kasım 2015 (1. Baskı)
Sayfa Sayısı: 572
Merhabalar!


Ekranlardan tanıdığımız bir yüz olan Başak Sayan'ın yazdığı ikinci, benim ise okuduğum ilk kitabı olan Kelebeğin Kaderi ile beraberiz bugün. Bir şekilde İstanbul'da kendilerine bir hayat kurmuş 4 karakterin ve onların hayatlarına dokunan insanların öykülerini konu almış Başak Sayan kitabında.

Açıkçası Başak Sayan'ın nasıl bir kalemi olduğunu çok merak ediyordum. Malum ekranda büründüğü karakterlerde her ne kadar kendinden bir şeyler katıyor olsa da, senaristin karaktere koyduğu sınırlar ile görebiliyoruz oyuncuları... Acaba kendi çizdiği karakterler nasıldır merak ediyordum.

Özellikle insanların çok yoğun olduğu İstanbul gibi kentlerde yaşayanların ortak sorunları vardır; stres, geçim derdi, aşk, ihanet, hayat kaygısı. Sanırım nüfusun yoğun olduğu yerlerde bu dertler daha da şiddetli hissedilir oluyor. İşte tüm bu sıkıntıların harmanını hayatlarının orta yerinde bulunduran karakterlerimizin hayata karşı duruşlarının hikayesi Kelebeğin Kaderi. Aslına bakarsanız 4 ana karakter var gibi görünse de sevdiği adamın ihanetine uğrayan tiyatro sanatçısı genç bir kadın olan Nehir'in öyküsü diğer karakterlerin yanında bir tık daha ağır basıyor kitapta. Tesadüfler (!) zinciri sonunda Nehir ve diğer kahramanların hayatlarının nasıl değiştiğine şahit oluyoruz. Kimi zaman dibe vuran kahramanlar, kimi zaman da bu dibe vuruşlardan öğrendikleri ile daha güçlü olarak ayağa kalkıyorlar kitap boyunca.

Başımıza ne gelirse gelsin aslında her şeyin bir sebebi var. "Yoksa siz başınıza gelen her şeyin tesadüf olduğunu mu zannediyorsunuz?" diyor Başak Sayan bizlere ve kelebeğin herkesin imrendiği o muhteşem güzellikteki kanatlarına ulaşmak için çektiği cefayı anlatarak devam ediyor. "Bir gün, küçük bir kozada minik bir delik açıldı. O an kozayı seyretmekte olan adam, bedenini o delikten dışarıya çıkarmak için çabalayan kelebeğe çok acıyıp yardım etmeye karar verdi. Kozadaki deliği genişleterek içinden çıkmasını sağladı. Ancak dışarı çıkan kelebeğin kanatları bedenine oranla daha küçük, kuru ve buruş buruştu. Şaşıran adam, zamanla kelebeğin kanatlarının gelişeceğini umut ederek beklemeye başladı. Ama bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Çünkü hayat suyu, kelebeğin bedeninden kanatlarına ancak kozadan çıkmak için çabaladıkça akabilirdi. Kelebek ömrünün geri kalanını, uçma hayalleri kurarak, kocaman bedeni ve küçücük kanatları ile sürünerek geçirdi. Hiç uçamadı. Adamın anlayamadığı, kelebeğin kozadan çıkmak için verdiği mücadelenin aslında gerekli olduğu idi. Çünkü bu, kelebeğin kaderini gerçekleştirebilmesi için, içinden geçmesi gereken Tanrı'nın bulduğu bir yoldu!". 

Okuyucu olarak bu tür romanlardan çok hoşlanmasam da okurken beni yormayan, keyifli ve oldukça akıcı bir roman olduğunu düşünüyorum. Kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz hayatlara dair bir hikaye okumak isterseniz Başak Sayan'ın Kelebeğin Kaderi kitabını kesinlikle tavsiye ederim! Ben beklediğimden daha fazla keyif ile okudum :)

Kitaba Puanım 3/5

"Korku, onun içinden geçtiğinde, bir toz bulutunun aniden dağılması gibi yok olup gider."

"Hepimiz bir başkasının sınavıyız bu dünyada."

"Yaşanması gereken senaryoya en uygun oyuncuları çekiyoruz yaşamlarımıza. Senaryo değişince oyuncular ve tutumları da değişiyor."

"Yaşadığımız her olay, ileride oluşacak bir sonucun, aracı ya da nedenidir."

"Ne istiyorsan önce o ol. Tüm dünyan buna uygun hale gelecektir sonunda."


Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder