Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz - Melisa Kesmez


Kitabın Adı: Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz
Yazar: Melisa Kesmez
Yayınevi: Sel Yayınları
Basım Tarihi: Aralık 2015 (6. Baskı)
Sayfa Sayısı: 138
Merhabalar!

Geçtiğimiz ay ikinci kitabı olan Bazen Bahar'ın paylaşımını yaptığım Melisa Kesmez'in ilk kitabı Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz'e dar notlar da blogda olsun istedim. Ben yazarla ikinci kitabı vasıtasıyla tanışmıştım, oldukça beğenince birinci kitabında neler yazmış bir merak gidip aldım. İyi ki de almışım dedim:) Sanırım "öykü" dendiğinde akıllarda yer edecek bir isim olacak Melisa Kesmez.


Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, bizden bir şeyler içeren yirmibeş kısa öyküden oluşuyor. Genellikle şehirli kadın olarak nitelendirebileceğimiz kısmın hayatlarında yaşadıkları problemleri anlatıyor. Ama şehirli kadın problemleri deyince aklınıza stilettomun topuğu kırıldı gelmesin, bildiğin yalnızlık çeken, hasret çeken, yer yer acı çeken insanların yani bizlerin hikayeleri tamamen. Kimi hikayede annesi babası boşanmış çocukların dünyalarına konuk oluyoruz, ortadan ikiye bölünerek yenen balık krakerleri ile bizleri de kendi çocukluğumuza götürüyor bu kahramanlar. Kimisinde işten bunalık nefes almak isteyen bir kadının macerasında ona ortak oluyor, onunla beraber keşfediyoruz yeni dünyaları. Yeri geliyor sevip de kavuşamadığının özlemini çeken yaşlı bir kadın ile anılarda yolculuk ediyoruz. Bazen eski sevgiliye, bazen fiziken hayatımızda olsa da ruhu başka yerde olan sevgiliye, bazen de kendimize sövüyoruz kitap boyunca. Ancak dediğim gibi hepsi bizden, içimizden. Olan olaylar karşısında şu tepkiyi verirdim diyorsunuz, iki satır sonra kahramanın da aynı tepkiyi verdiğini görüyorsunuz. Melisa Kesme kendi kelimeleri ile kendini ve bizi bize anlatmış adeta. Bazı öyküler pat diye bitmiş, inanın bu bile rahatsız etmiyor. Sanki karşı apartmandan bir perde açılıyor, siz orada gördüğünüz kadının hayatına o an dahil oluyorsunuz, kadın bir süre sonra perdeyi kapatınca, dahil olmanız gereken kısmın bittiğinin de farkına varıyorsunuz gibi bir tat bırakıyor insanda.

Ben öykü okumaktan fazlası ile keyif alan bir insanım, eğer öykü kitabı arıyorum diyenlerdenseniz, fazlası ile tavsiye ederim.

Kitaba Puanım 4/5

"İnsan aya da gitse bazı şeyleri farkında olmadan götürüyor yanında. Sen o yana bakmazken bavuluna gizlice sızıyor bir şeyler. Anason kokusu oluyor bu bazen, bazen bir Ahmet Kaya şarkısı."



"Hayat işte. Evde hayal kuruyor, sonra sokağa çıkıyor ve hepsini tek tek gömüyorsun bir yerlere.

"Dedim ki: ‘Kalbinin bir ucunu bir başkasınınkine teyellemek istiyor insan. Hepsi hepsi bu.’
Dedi ki: ‘Yaşlanıyorsun’ "

"Gariptir,hiç kıskanmadım. Hatta gizli gizli sevindim bile sonunda benden gitmiş olmasına. Doğurmuştum onu sanki,uzun sürmüştü sancım,ama en nihayetinde doğurup salmıştım dünyaya. Ben aşık olmadım kimseye sonra, oldum sandım, gecenin bir vakti başka bir adamın yüzünde onun yüzünü görünce anladım ki,olmamışım. Yine de idare ettim. Boş kalbim tangırdarken göğüs kafesimin içinde, duymazdan geldim,sever gibi yaptım birilerini,sevdim de belkide,yani biraz. Ama işte bilirsin,üstünde durmadım çok. Zaman da girince araya,unuttum gitti,hepsini,her şeyi."

"Ayrılık dediğin dolapta çürüyüp gitmiş bir domatesi çöpe atmak gibi bir şey mi? Boş şişeleri kapıcı Osman Bey alsın diye kapının önüne koyuvermek mi? Bir insanı geride bıraktığında, sırf onu mu bırakıyorsun geride? Onunla dahil olduğun dünyayı ‘artık miadını doldurdu’ deyip kırmızı bir tuşa basıp havaya uçurmak ve başka bir gezegene taşınmak diye bir şey var mı? Hayatlarında hiç yalnız kalmamış kadınlar beni anlar mı peki?"

"Masanın bir ucunda hayatlarında hiç kaybetmemiş, aslında sırf bu yüzden hiç kazanmamış erkekler, diğer ucunda onları hak eden kadınları. Tek taşsız parmağım ve fönsüz saçlarımla resmin kusursuzluğunu bozuyorum gibi geldi, hoşuma gitti..."


Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder