Ocak Ayı Okumalarım!


Merhabalar;

Biraz geç de olsa Ocak ayında okuduklarım ile buradayım :) Bakalım geçtiğimiz ay neler okudum.

Ocak ayında okuduğum kitaplar şöyle;
  • Eşekarısı Fabrikası 
  • Cengiz Aytmatov Kısa Hikayeler
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
  • Yalnızlıklar
  • Cesur Yeni Dünya
  • Kuyucaklı Yusuf
  • Korku
  • Dorian Gray'in Portresi
  • Olağanüstü Bir Gece
  • Yolun Sonundaki Okyanus
  • Yakıcı Sır
Gelin kısaca bir göz atalım.


Ian Banks'ın 1984 yılında yazdığı ve ülkemizde daha önce ilk ve tek basımının 1996'da yapıldığı Eşekarısı Fabrikası, yıllar sonra 2015 yılının son aylarında Koridor Yayıncılık tarafından basılarak tekrar piyasadaki yerini buldu. Daha 16 yaşında iken 3 çocuğu öldürmüş ve bu işlerden ustalıkla sıyrılmış Frank'in hayat hikayesinde mağdurun kim masumun kim olduğunu sorguluyoruz. Detaylı yazı için; tık tık :)



En sevdiğim yazarlardan biri olan Cengiz Aytmatov'un beş kısa öyküsünün yer aldığı bu kitap, bir solukta okumalık ve yine iç burkan hayat hikayeleri ile bizlerin kalbine dokunmayı başarıyor. Kitapta Kızıl Elma, Oğulla Buluşma, Beyaz Yağmur, Asker Çocuğu ve Deve Gözü hikayeleri yer alıyor. Ben Aytmatov'un okuduğum her hikayesinde kendimden bir şeyler buluyorum, etkisinden uzun süre kurtulamıyorum. Kesinlikle okunmalı.

Yine bir diğer favori yazarım ola Stefan Zweig'in tek solukta okumalık, favori kitaplarımdan biri olan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, İçinde tek başına yeşerttiği bir aşk ile yaşayıp ve yine bu aşka sonsuz bağlı kalarak ölen bir kadın ile, kadının ardında bıraktığı bu aşka bir daha asla kavuşma ihtimali olmayan bir adamın hazin hikayesini anlatıyor. Ben Zweig'in o kendine has melankolisini her daim sevmişimdir. Kesinlikle severek okuyacağınız bir kitap! Şiddetle tavsiye edilir. Detaylı notlar şuracıkta.


Hasan Ali Toptaş'ın ilk okuduğum kitabı Yalnızlıklar oldu. Şiir hitabı ile hikaye arası bir tat bıraktı bende. Nedense çok içim ısınmadı ama genel olarak çok şiire bağlı bir insan değilim. Sanırım şiir severlerden yorum almak daha doğru olur.
Edebiyat dünyasının kült eserlerinden biri olan Cesur Yeni Dünya, "üretilerek" oluşturulan bir toplumun hikayesini anlatıyor.  Kitap hem günümüzde toplumun girmeye zorlandığı kalıbı hem de geleceğin dünyasının günümüze yansımasını anlatmaktadır. Doğduktan sonra içinde yetiştiğimiz ailenin, toplumun bizi bizden bağımsız şekillendirmesinin bir sonraki aşaması olan, yönetim tarafından toplumun şekillenmesi anlatılmaktadır. Okurken düşünmeye, düşünürken sorgulamaya sürükleyecek bir eser. Notlar blogda.




Edebiyat dünyamızın neferlerinden Sabahattin Ali'yi okumaktan keyif almayan pek kimse yoktur sanırım. Kuyucaklı Yusuf da en sevdiğim eserlerinden biridir. Başına gelen bir felaketin ardından kaymakam tarafından yetiştirilen Yusuf'un hikayesi anlatılıyor kitapta. Hem derin bir aşkın hem de o yıllarda kasabalarda bulunan insanların güç ve iktidar sahibi olması mücadelesini betimlendiği kitaba dair detaylı inceleme için tık tık:) 


Yine Stefan Zweig :)  Sıradaki kitap ise Korku. Evli, mutlu ve çocuklu bir hayat sürerken kendini yasak aşkın orta yerinde bulan Irene, aşk için duyduğu heyecan yerini yakalanma korkusuna bırakınca içine düştüğü ruhunu eriten çaresizliğin hikayesi bizlerle. Detaylı yazıya şuradan ulaşabilirsiniz.



Oscar Wilde'ın Dorian Gray'in Portresi kitabı oldukça sıradışı ve okunması gereken bir eser. Dorian Gray fazlası ile yakışıklı, girdiği ortamda oldukça dikkat çeken bir gençtir. Bir gün bir ressamın çizdiği portresinde kendi güzelliğinin farkına varak Dorian'ın içinden güzelliğini kaybetmemek adına bir dilek geçer ve tuhaf olaylar böylece başlar. Her ne kadar kitap boyunca dış güzelliğe vurgu yapılsa da, hikayede aslolan bir bedenin değil, ruhun hikayesidir. Detaylı yazı için bir tık :)



Stefan Zweig'in okuduğum bir diğer kitabı Olağanüstü Bir Gece. Dürüst olmak gerekirse ben pek sevemedim (şok şok ilk defa Zweig kitabı sevmedim). Kitabın başkahramanının ruh halinde oluşan dalgalanmaları anlatıyor. Kitabın girişinde anlatılanların katıldığı bir savaşta hayatını yitirmiş bir subayın ailesinin çekmecesinde bulduğu notlar olduğu belirtilmiş. Muhtemelen Zweig tadı alamamamın sebebi de buydu.



Yolun Sonundaki Okyanus ocak ayında okuduğum en tatlı kitaplardan biriydi. Neil Gaiman küçük bir çocuğun keşfettiği farklı bir dünyanın kapılarını aralıyor bize. Fantastik dünya ile gerçek dünyayı çok yumuşak bir şekilde harmanlamış. Özellikle ana karakterin olaylar karşısındaki duruş ve düşünceleri, çocukların aslında bizlerin sandığından çok daha fazla zeki olduklarını ve çoğumuzun "çocuk işte ne anlar" dediği olayları nasıl kendi süzgeçlerinden geçirip anladıklarını çok güzel bizlere göstermiş. Fantastik hayata dair güzel bir hikaye için okunması gereken bir kitap, detaylı bilgi için tık tık :)


Yine yeni yeniden Stefan Zweig, Bu seferki kitabımız Yakıcı Sır. Günlük heyecan arayışı içindeki bir adam ile, kadınlık duygusu ile annelik ve eşlik duyguları arasında gidip gelen bir kadının ufak flörtleşmesini anlatıyor. Bu şehvet oyunlarının nereye varacağını merak ediyorsanız, kitabı okumanızı tavsiye ederim.



Ocak ayında okuduklarıım bunlardı. Siz neler okudunuz?


Keyifli okumalar!

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder