Çavdar Tarlasında Çocuklar - J.D. Salinger


Kitabın Adı: Çavdar Tarlasında Çocuklar
Orjinal Adı: The Catcher in the Rye
Yazar: J.D. Salinger
Çeviren: Coşkun Yerli
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Basım Tarihi: 2016
Sayfa Sayısı: 2008
Selamlar!

Hep beğendiğimiz kitapları yazacak değiliz ya bir de beğenemediğim bir kitaptan bahsedeyim istedim. Bugün blogda, J.D.Salinger'in tek romanı olan Çavdar Tarlasında Çocuklar bizlerle. Gelin 1951'de yazılmış bu esere birlikte göz atalım.

Çavdar Tarlasında Çocuklar modern çağın klasikleri arasında gösterilen bir eser. Baş kahramanımız 17 yaşındaki Holden Caulfield'ın ağzından anlatılıyor. Holden'ın yılbaşı arefesinde geçirdiği üç günde ona eşlik ediyoruz. Kitap enteresan bir şekilde ilk basıldığında Amerika'nın bazı bölgelerinde gençlerin ahlakını kötü etkilediği gerekçesi ile uzunca bir süre yasaklı kalmış. Buna tezat olarak günümüzde lise döneminde de en çok okutulan kitaptır. Zamanla insanların bazı konulardaki algıları değişebiliyor demek ki.

Holden, derslerindeki başarısızlıklarından dolayı Pencey Prep'ten kovulmuştur ancak bunu ailesine söylemeye cesaret edememektedir. Çünkü Pencey Prep, Holden'ın kovulduğu üçüncü okul. Okuldan ayrılış sürecinde yurtta yaşadığı tartışmalı günleri ve daha sonrasında eve gidene kadar otelde kaldığı zamanlarda yaşadıklarını anlatıyor Holden. Holden'ın çevresindeki insanlardan farklı oluşunun, biraz asilik ile uyumsuzluk arasında gidip gelen ruh haline ergenliğin de eklenmesi ile başına gelen olaylara değişik yaklaşımı zaman zaman ilgi çekici olsa da ben kitaptan çok hoşlanmadım. Bu zamana kadar çok methini duymuştum, belki ben gözümde büyüttüm bu yüzden hayal kırıklığım da aynı derecede büyük oldu.


Kitaba puanım 3/5

"Ayrıca, size o lanet özgeçmişimi olduğu gibi anlatacak filan da değilim. Ben size yalnızca, iyice yamulup buraya getirilmeden önce, geçen Noel'de başıma gelen manyaklıkları anlatacağım."

"Eğer evlenmek istersem de gider kendim gibi sağır dilsiz bir kız bulur onunla evlenirdim."
"Eğer çocuklarımız olursa onları bir yerlere saklardık. Onlara bir sürü kitap alırdık, okuma yazmayı biz öğretirdik."

"Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir. Ama öylesi pek bulunmuyor."

"Benim derdim de bu işte; bir şeyim kaybolunca hiç umursamıyorum; küçükken annem buna çok kızardı. Bazı herifler kaybettikleri bir şeyin peşinde günlerce koştururlar. Kaybedince üzüleceğim bir şeyim olmadı hiç."

"Hayat tabii ki bir oyundur, evladım. Hayat, kurallara göre oynanması gereken bir oyundur."

"Bir şeyi çok iyi yapıyorsanız, bir süre sonra, dikkatli olmazsanız gösteriş yapmaya başlıyorsunuz. Ve sonunda da iyi olmaktan çıkıyor yaptığınız."

"Tanıştığıma hiç memnun olmadığım kimselere, durmadan, ''Tanıştığıma memnun oldum'' demek beni öldürüyor. Ama hayatta kalmak istiyorsanız, ille de bu zırvaları söylemek zorundasınız."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder