Cimri - Moliere


Kitabın Adı: Cimri
Orjinal Adı: L'avare
Yazar: Moliere
Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: Ekim 2015(17. Basım)
Sayfa Sayısı: 104
Selamlar!

Klasiklerin yeri bende bir başkadır. Gerek modern dünya klasikleri gerekse dünya klasikleri olarak nitelendirebileceğimiz eserler okurken bende çok farklı izlenimler oluşturur. Özellikle İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikleri serisinde Sabahattin Eyüboğlu'nun kaleminden çıkan çeviriler, bu mükemmel eserleri kendi dilimizde yazılmışcasına akıcı ve güzel bir okuma sağlıyor bizlere. İşte bugün Sabahattin Eyüboğlu'nun mükemmel çevirisi ile Cimri bizlerle.

1668 yılında Fransız yazar Moliere tarafından beş perde olarak kaleme alınmış olan Cimri aslen kara mizah olarak nitelendirebileceğimiz oyundur. Zamanın Paris burjuvasının para hırsını ince bir dil ile aktarıyor. Oyunda cimriliği ile nam salmış karakterimiz Harpagon, oldukça zengin olmasına karşın deyim yerinde ise kılı kırk yararak harcama yapıyor. Harpagon'un çocukları Cleante ve Elise ise babalarının dillere destan olmuş bu cimrilikleri yüzünden istedikleri hayatı yaşayamamaktadırlar. Üstüne üstlük çocuklarının kendisine maddi anlamda külfet getirdiğini düşündüğünden kızını onu çeyizsiz kabul edecek bir adamla, oğlunu da zengin bir dul ile evlendirme girişiminde bulunur. Bunu duyan çocukları kendi sevdiklerine kavuşabilmenin hayalini kurarken, Harpagon aşkın değil paranın kıymetli olduğunda ısrar ederek onları bu evlilikler için zorlar. Gençlerin babalarının cimrilikleri nedeni ile başlarına gelen bu felaketten nasıl kurtulacaklarını bir solukta okuyoruz.

Moliere'nin bu eserinde karakterleri "absürt" olarak nitelendirebileceğimiz şekilde üst noktadadır. "Cimrilik" kavramı baş kahramanlarından Harpagon ile adeta cisimleşmiştir. Bence karakterleri bu kadar kısa bir eserde bu kadar net aktarabilmek büyük başarı. 

Klasik okurken onun bir klasik olduğunu, yazıldığı çağın gereklerini gözönünde bulundurmak gerek. Bu şekilde bakıldığında Cimri benim için okuması oldukça keyifli ve başarılı bir eser.


Kitaba puanım 5/5

"Öyle insanlar vardır ki, ancak yalan dolanla elde edilebilirler, dedikleri dediktir, gerçeklerle karşılaştılar mı huysuz atlar gibi şahlanır, doğru gitmemekte ayak direrler, böylelerini istenilen yere götürmek için yolu biraz dolaştırmaktan başka çare yoktur."

"Görüyorum ki insanları kazanmak için onların beğendiğini beğenmek, sözlerini bilge sözü kabul etmek, kusurlarını övmek, yaptıklarını alkışlamaktan daha iyi bir yol yok."

"Nemize yarayacak mal mülk, tadını çıkaracak güzel çağımız geçtikten sonra?"

"Onun en ağırına giden şey vermektir;öyle ki kimseye merhaba bile demez, onu bile yalnızca alır."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder