Şubat Ayı Okumalarım!


Merhabalar;

Dört yılda bir 29 çeken şubat ayımızda ekstra bir günden faydalanıp daha çok okudum :P Geçtiğimiz ayda 7 kitap okumuşum, sanırım fena değil rakam siz ne dersiniz?

Şubat ayında okuduğum kitaplar şöyle;
  • Yalnızlık Bir Uçurumdur
  • Cimri
  • Hani
  • Romeo ve Juliet
  • Öksüzler Treni
  • Çavdar Tarlasında Çocuklar
  • Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz
Gelin kısaca bir göz atalım.


Yalnızlık Bir Uçurumdur, Franz Kafka'nın değişik eserlerinden "yalnızlık" üzerine kurduğu cümlelerin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bir eser. İnce olmasına rağmen derin bir kitap olan Yalnızlık Bir Uçurumdur, aforizma okumayı severler için oldukça keyifli olacak düşünüyorum. Beni en çok etkileyen cümle “… derin ve dar bir mezar hayal ederim hep; içinde ikimiz oluruz, kollarımızı birbirimize dolarız, kenetleniriz o halde, ben yüzümü sende, sen yüzünü bende gizlersin, bizi hiç kimse göremez artık.” oldu. Aylak Adam Yayınları'nın aforizmalar serisinin kapak tasarımı oldukça hoşuma gitti. Kafka'yı her daim sevmişimdir, onun cümlelerinin toplanması ile oluşmuş bu kitabı da keyifle okudum. 


Kültür Yayınları'nın Dünya Klasikleri ve Modern Klasikler serisini takmış vaziyetteyim bu aralar. Okuduğum bir diğer kitap da Dünya Klasikleri Serisi'nden Cimri. 1668 yılında Fransız yazar Moliere tarafından beş perde olarak kaleme alınmış olan Cimri aslen kara mizah olarak nitelendirebileceğimiz oyundur. Zamanın Paris burjuvasının para hırsını ince bir dil ile aktarıyor. Baş kahraman Harpagon'un cimriliği dillere destan olmuştur hatta para uğruna kızının ve oğlunun hayatını düşünmeden karartabilecek kadar gözü dönmüştür. Kısa ama keyifli bir oyun okumak isterseniz, Cimri mükemmel bir seçim olabilir. Yalnız dip not, özellikle klasik okuyorsanız okuduğunuzu yazıldığı zamana göre düşünüp değerlendirin. Detaylı yazı için bir tık!


Hakkında çok fazla bir şey yazmak yersiz olur sanırım. Felsefe deyince akla ilk düşen isimlerden Oruç Aruoba ve kitabı Hani. Üç bölümden oluşan kitapta Oruç Aruoba'nın dünyasında ufak bir seyahate çıkıyoruz. Ara ara yazarın anlatım şeklinden dolayı odaklanmakta zorlansam da yine de benim için güzel bir deneyim oldu. “Dokunamadığın noktalardan gelir yaşamının anlamı.” diyor üstad kalbinize en derinlerine dokunacak bir eser bırakırken ardında.
Romeo ve Juliet, okumasak ya da izlemesek de hepimizin fikri olduğu bir aşk öyküsünü anlatan bir oyun. Şubat ayında okuduğum bir diğer klasik olan Romeo ve Juliet, Özdemir Nutku'nun çevirisi ile Kültür Yayınları ile bizlerle buluşuyor.  Shakespeare, düşman ailelerin çocukları olan Romeo ve Juliet'in aşkını, duygularını ruhumuzda iz bırakacak nitelikte cümleler ile aktarmış. Kavuşamayan imkansız aşkların yegane temsilcilerinden Romeo ve Juliet'in hikayesini okumayanınız hala kaldı ise, sanırım artık sırası gelmiş demektir!


Christina Baker Kline'ın kitabı Öksüzler Treni kitabı iç ısıtan cinsten kitaplardan biri. 2010'lu yıllarda koruyucu aile yanındaki Molly'nin hayatı 1920'lerde kendisi ile benzer bir kaderi paylaşan Vivian ile kesişiyor. Vivian'ın tavan arasını temizleyerek kamu hizmeti görevini tamamlamaya çalışan Molly, ev sahibesi ile beklenmedik bir yakınlık kurar ve kendimizi bir an geçmişte bir hikayenin orta yerinde, öksüz çocukların yanında buluruz. Duygu yüklü ancak yine de gülümseten bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Daha detaylı inceleme şuracıkta:)


17 yaşında bir ergenin serzenişlerini anlatan bir kitap, Çavdar Tarlasında Çocuklar. Modern çağın klasikleri arasında gösterilen eser başkahraman Holden'ın okuldan atıldıktan sonraki üç gününü anlatıyor. Ben pek hoşlanmadım, bu yüzden tavsiye ederim diyebileceğim bir kitap değil. Ancak kitap hakkında enteresan bir konu var ki, ilk basıldığında Amerika'nın bazı bölgelerinde gençlerin ahlakını kötü etkilediği gerekçesi ile uzunca bir süre yasaklı kalmış. Buna tezat olarak günümüzde lise döneminde de en çok okutulan kitaptır. Detaylı yazı için bir tık :)

Melisa Kesmez sanırım yeni ve yerli öykü yazarlarımız arasında en sevdiğim. Nedendir bilinmez yazdıklarında kendimden bir şeyler buluyorum. Yazarın ilk kitabı olan Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, şubat ayı içerisinde okuduğum kitaplardan biri oldu. Kitap yaşanmışlık hissi içeren 25 kısa öyküden oluşuyor. Yalnızlık çeken, hasret çeken, yer yer acı çeken insanların yani bizlerin hikayelerini okumak isterseniz, ben bu kitabı gönül rahatlığı ile tavsiye ederim. Detaylı blog yazım için tık tık :)


Şubat ayında okuduklarıım bunlardı. Siz neler okudunuz?

Keyifli okumalar!

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder