Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley


Kitabın Adı: Cesur Yeni Dünya
Orjinal Adı: Brave New World
Yazar: Aldous Huxley
Çeviren: Ümit Tosun
Yayınevi: İthaki Yayınları
Basım Tarihi: 2013 (1. Basım)
Sayfa Sayısı: 317
Selamlar!

Edebiyat dünyasının kültlerinden biri olan Cesur Yeni Dünya kitabı bugün blogda bizlerle olacak. 1930'ların başlarında Aldous Huxley tarafından kaleme alınan bu "kara" ütopya, bizlere çok farklı gibi görünen ancak günümüz ile bağdaşlaştırabileceğimiz pek çok noktası olan bir dünyaya açılan kapı niteliğinde. Çoğu yerde ütopya olarak geçse de distopya olarak nitelendirmek de mümkün bana kalırsa, nedenine az sonra değiniriz. 

Önce kitabın konusuna bir göz atalım. 

Yıl, Ford'dan sonra 632. İnsanlar, Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde "üretiliyorlar". Evet yanlış duymadınız, insanlık üretilerek çoğaltılıyor. Aile kavramı yok edilmiş, anne baba ve çocuk yapmak müstehcen ve pornografik olarak nitelendirilmiş, insanların kaderlerinin önceden çizildiği bir toplum düşünün. Şöyle ki Dünya nüfusu sadece iki milyar ve buna karşın sadece on bin soyisim var. Daha kuluçka merkezinde embriyo oluşturulurken, ileride yapacağı mesleğe kadar her şey belirleniyor ve kişilerin fiziki görünüşleri de bu doğrultuda şekillendiriliyor. Doğduktan sonra da "şartlandırma" adı verilen uykuda öğrenme tekniği ile doğmadan önce kendine çizilen kaderi benimsemiş ve bu şekilde mutlu olan insanlar yetiştiriliyor. Hatta bu öğrenme tekniği, kişinin karakter ve duygu mekanizmasını da şekillendiriyor. Böylelikle olaylar karşısında insanın kendi öz iradesi ile tepki vermesi önceden engellenmiş olunuyor. Yaratılan toplumda insanlar hastalanmıyor, savaş yok, besin sıkıntısı yok, yasal olarak uyuşturucu türevi bir madde kullanılıyor, aile olmadığı için sorumlu olman gereken insanlar yok, normal olan çok eşlilik.... İnsan bu yazdıklarımı şöyle bir düşününce ne kadar muhteşem olduğunu söyleyebilir, ancak şöyle ki henüz siz yokken kaderiniz belli idi, size biçilen rolün dışında toplumda bir kalıba girme gibi bir lüksünüz yok çünkü böyle bir arzuyu hissedebilme yetiniz elinizden alınmış ve siz farkında olmadan sindirilerek yetiştiriliyorsunuz. İşte kitap bu toplumda yaşayan bir kaç kişinin hayatından parçalarla birlikte toplum hayatını anlatıyor bize. Bu yeni dünyanın sınırları dışında, Ayrıkbölge olarak nitelendirilen yerde ise, dünya yaşamı olması gerektiği gibi ilerlemekte. İnsanlar tek eşli, evleniyorlar, çocuklar doğuruluyor, insanlar yaşlanıyor... Kitabın ilerleyen bölümlerinde bir şekilde vahşi olarak nitelendirilen bu Ayrıkbölgeden iki kişinin yeni dünyaya getirilip burada yaşayan insanlara ne derece uyum sağlayabileceği inceleniyor. Kitap, iki dünya ve bu dünyanın insanlarının arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.

1930'larda yazılan bu kitap için yazarın hayalgücü ve öngörüsüne şapka çıkartmak lazım. Zaten bu yüzden büyük bir yazar olarak anılıyor. George Orwell'in 1984 kitabı ile benzer yönleri var, en belirgin fark ise, 1984'te baskıcı rejim açık açık ortada, Cesur Yeni Dünya'da ise toplum baskı altında şekillendirildiğinin farkında olmadan mutlu bir hayat sürüyor. 

Huxley çok güzel bir noktaya da parmak basmıştır. Kitap hem günümüzde toplumun girmeye zorlandığı kalıbı hem de geleceğin dünyasının günümüze yansımasını anlatmaktadır. Doğduktan sonra içinde yetiştiğimiz ailenin, toplumun bizi bizden bağımsız şekillendirmesinin bir sonraki aşaması olan, yönetim tarafından toplumun şekillenmesi anlatılmaktadır. Okurken düşünmeye, düşünürken sorgulamaya sürükleyecek bir eser. 

Kitaba puanım 5/5

"İnsan eğer sorgulamaksızın kabullenmeye şartlandırılmamışsa, mutluluk gerçekten çok daha zor bir uğraş."

"Oturup kitap okursanız fazla bir şey tüketemezsiniz."

"Mutluluk ve erdemin sırrı; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek."

"Ruh dedikleri bir şey vardı, bir de ölümsüzlük denen şey..."

"Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkum oluyorsun."

"Tanrı mirasıdır belden yukarısı. Altıysa zebaniler mekanı. Cehennem orada, karanlık ve sülfür kuyusu da, yanar kuyu durmadan, haşlar, leş kokar ve ölüm..."
"Krematoryum’un üzerinden geçerlerken bacadan yükselen -yanmış insan cesedinden dolayı oluşan sıcak hava dalgasına rastlayan helikopter aniden havaya yükseldi ve soğuk havayla tekrar buluşunca aynı hızla eski irtifasına geçti. ” Ne muhteşem bir zıplayıştı ama!” diyerek keyifle kahkaha attı Lenina Ama Henry’nin ses tonu bir anlığına neredeyse melankolikleşti. “O zıplayış neydi biliyor musun?” dedi. “Son ve kesin bir biçimde yok olan bir insandı. Sıcak bir gaz sıçramasıyla göğe yükselen bir insan. Kim olduğunu bilmek isterdim -kadın mı yoksa erkek mi, Alfa mı Epsilon mu?-…” İç geçirdi ve sonra neşeli olmaya karar vermiş bir sesle, “Her neyse,” dedi, “Emin olabildiğimiz tek bir şey var; her kim idiyse, hayattayken mutluydu. Zaten sistemimiz sayesinde herkes mutlu.” “EVET, ARTIK HERKES MUTLU,” diye tekrarladı Lenina. Aynı sözcükler, on iki yıl boyunca her gece yüz elli kez kulaklarına tekrarlamıştı."

"Kendim olmayı yeğlerim. Suratsız da olsa kendim olayım. Ne kadar neşeliyse de başka biri olmak istemem."


Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder