Nisan Ayı Okumalarım


Herkese selamlar!

Nisanayını yeni bitirmişken neler okuduk sıcağı sıcağına bakalım istedim. Hepsinin detaylı incelemesi henüz blogda yok, kısa bir göz atalım o yüzden.

Nisan ayında okuduğum kitaplar şöyle;
  • Ghost World 
  • Sessiz Tango
  • Klon
  • Simyacı
  • Narziss ve Goldmund
  • Siddhartha
  • Dörtlerin Yemini
  • Mürebbiye
Gelin kısaca bir göz atalım.

Destek Yayınları bünyesinde olan Karakarga tarafından bizlere ulaştırılan Ghost World isimli çizgiroman nisan ayında okuduğum ilk kitap oldu. Kitabın ayrıca filmi de var ki ergen Scarlett Johansson görmek isteyenleri filme alayım (açıkçası filmi daha çok beğendim ben çünkü kitaptan neredeyse bağımsız). Kitap, ergenlik dönemindeki insanların ruh halini anlatıyor, en az ergen hormonları kadar karışık bu yüzden. Çok bir şey demeyeceğim, benlik değildi, beğenmedim....



Destek Yayınları'ndan bu sene çıkan Sessiz Tango, kişisel gelişim türünde ama hikayesi olan bir kitap. Baş kahramanımız Ayşe'nin hayatında karşısına çıkan zorluklarda kararı okuyucuya bırakan Erkan Sarıyıldız, seçtiğimiz yola göre değişen sonlarla hayattaki sıkıntılarla mücadele edişimize farklı bir bakış açısı katmış Detaylı yazı blogda mevcut, okumak için tık tık :)

Kevin Guilfoile'nin ilginç bir olayı aktardığı kitap olan Klon konu olarak bu ay en çok ilgimi çeken kitaplardan biri olsa da, okurken yer yer yazarın mevzuyu gereksiz uzatmasından ötürü sıkıldığımı da belirtmek isterim. Kitapta insan klonlama üzerine çalışan bir doktorun 17 yaşında tecavüze uğrayıp öldürülen kızının katilinin DNA'sını bir şekilde elde edip, katili klonlaması ve onun büyümesine şahit olması üzerine ilerliyor. Olay örgüsü çok güzel ve sonu cidden şaşırtıcı bir kitaptı. Bu tür kitaplardan hoşlananlara kesinlikle tavsiye ederim!



Paulo Coelho'nun en meşhur romanlarından biri olan ve yazılalı 25 sene olmasına rağmen benim ancak bu sene okuduğum bir kitap Simyacı! Evet geç oldu, ama yine de çok ok keyif aldım okurken. Mistik hikayeleri oldum bittim sevmişimdir. Çoban Santiago'nun da mutluluğun ve hazinenin peşinde İspanya'dan Mısır piramitlerine uzanan hikayesini bir solukta okudum. Kimi yerde din propogandası yapıldığına yönelik eleştiriler olmuş ancak ben kendi adıma böyle bir düşünceye kapılmadım. Sanırım akıl kimi zaman anlamak istediği şeyi anlıyor sadece... Can Yayınları'nın 25. yıl özel baskısı da çok başarılı olmuş, içindeki çizimler hikayeye başka bir hava vermiş. Detaylı yazı blogda!

Sanırım uzun süredir okuduğum en güzel kitaplardan biri bu! Bir manastırda yolları kesişen iki farklı karakterin hayatlarının ayrı yollarda ilerleyip tekrar nasıl bir araya geldiğini felsefik bir yaklaşım ile anlatan bir kitap. Kitap bir nevi kalbinin sesini dinleyip kabuğunu kıranlar ile aklının sesini dinleyip ayaklarını sağlam basanların öyküsü.Aklın peşinden giden Narziss ve kalbin peşinden giden Goldmund'un bu harika hikayesine dair detaylar blogda, bir tık uzakta.




Narziss ve Goldmund'dan bu kadar çok keyif alınca Sidhartha'yı da okumak geldi içimden. Kamuran Şipal'in çevirilerinin ne kadar başarılı olduğunu belirtmeye gerek yok sanırım. Kendi dilimizde yazılmışçasına akıcı ouyor her çevirisi. Doğu felsefesini şiir gibi aıp giden dil ile anlatmış Hesse. okurken adeta Siddharta'nın yerinde hissettiriyor, onunla beraber yürüyorsunuz, düşünüyorsunuz, oruç tutuyorsunuz, yeri geliyor dünyevi zevkleri tadıyorsunuz, hayatı sorguluyorsunuz. Muhakkak okunması gerekenler listenizde Hesse'nin bu iki kitabı kesinlikle olmalı! Detaylı yazı için tıklayın:)



İş Bankası Kültür Yayınları her ay olmazsa olmazım. Bu ay da yayınevinin Modern Klasikler Serisi'nden çıkan iki kitap okudum, bunlardan biri bir Sherlock Holmes hikayesi olan Dörtlerin Yemini. Ben sıkı bir Sherock fanıyımdır o yüzden sanırım objektif olamayacağım. Kitabı okurken bir yandan Benedict Cumberbatch'ın sesi ve mimikleri gözümün önüne geldi, bu yüzden inanılmaz keyif aldım. Sherlock'un biz sıradan insanlardan farklı çalışan mükemmel beyninin ve gözlem yeteneğinin hikayesini Sir Arthur Conan Doyle'un kaleminden okumayanınız varsa, okuyun derim!


Bir diğer İş Bankası Kültür Yayınevi'nden okuduğum kitabım da Stefan Zweig'in Mürebbiye'si oldu. Zweig'e hayran olduğumu az çok takip edenler zaten biliyordur, bu hikayesi ile beraber bir kere daha hayran kaldım kendisine. Mürebbiye kitabı içerisinde dört kısa öykü barındıran tek solukta okumalık, harika betimlemelerin olduğu bir kitap. Adını da bu dört kısa öykünün ilkinden almış. Ben hayran kaldım, detaylar için blogdaki yazıma şuradan erişebilirsiniz.



Nisan ayında okuduklarım bunlardı, oldukça keyif aldığım kitaplar oldu hepsi. Siz neler okudunuz?


Keyifli okumalar!

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder