Siddhartha - Hermann Hesse


Kitabın Adı: Siddhartha
Orjinal Adı: Siddhartha
Yazar: Hermann Hesse
Çeviren: Kamuran Şipal
Yayınevi: Can Yayınları
Basım Tarihi: 2016
Sayfa Sayısı: 152
Merhaba!

Bir Herman Hesse kitabı ile daha bugün blogdayız, Siddhartha. Siddhartha, Nobel ödüllü yazar Herman Hesse'nin en ünlü romanlarından biridir. Kitabın tanıtım bülteninde de denildiği gibi, I. Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran, Doğu gizemciliğini yücelten Siddhartha, kuşaklar boyunca nerdeyse bir "kutsal kitap" gibi okunmuştur. 

Kitabın konusuna gelecek olursak, başkahramanımız, Siddhartha Gautama. Siddhartha, belli bir yaşa geldiğinde "gerçek bilgi"ye erişmeyi amaçlar hale gelmiştir ve bu bilgiye ulaşmak amacı ile, en yakın dostu ve yoldaşı Govinda ile her şeyi ardında bırakarak ormanın derinliklerinde bir yolculuğa çıkarlar. İki yakın dost Buddha öğretilerine uygun olarak "Samana " denilen bir göçebelik hayatına başlarlar. Gezgin bir dilenci olarak sürdürdükleri hayatlarının bir köşesinde kendilerini Buddha'nın ve budizm felsefesinin kıyılarında bulurlar. Ne var ki yıllardır aradığı şeyin bu olmadığına kanaat getiren Siddhartha, yoldaşı Govinda'dan ayrılarak bir kentte kendine yıllardır peşinden gittiği hayatın tam aksi yönünde bir hayat kurar.

Yeni hayatında geçirdiği yıllarının ardından yolu bir gün bir şekilde yoksul kayıkçı Vasuda ile kesişir. Buddha'da bulamadığı gerçek bilgiyi ırmak kıyısında yaşayan bu yoksul kayıkçıda bulacağından bi haber iki adam birbirlerine yoldaş oldukları bir düzen kurarlar. Bize de romanın geri kalanında Siddhartha'nın ırmak kıyısında geçirdiği yıllarda ruhsal yönden katettiği yolda ona eşlik etmek düşer.

Kitap sizi içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Siddhartha ile Hermann Hesse doğu felsefesine dokunsa da, evrensel boyutta nitelendirebileceğimiz bir sorgulama sağlıyor. Okurken oldukça rahat ilerleyen, zihin yormayan ve hatta olağanüstü bir kurgu içermeyen bir kitap, ama bitirdikten sonra zihinde kalan, ruha dokunan kısımları aslında ne kadar derin bir kitap olduğunun anlamamızı sağlıyor. Bazen düşündüren, bazen Siddhartha'nın fiziksel ve ruhsal acısına sizi ortak eden, ruhani tatlar ile dünyevi zevkler arasında satır aralarında karşılaştırma yapan, bilgiyi ve bilgeliği anlatan eşsiz bir kitap. Eğer hala okumadıysanız, muhakkak kitabı edinin derim!

Bir de söylemeden edemeyeceğim, Kamuran Şipal'in çevirileri ne kadar güzel oluyor böyle!

Kitaba puanım 5/5

" “Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir,” diye geçirdi içinden. “Dünya zevklerinin ve dünya malının insana hayır getirmeyeceğini daha çocukken öğrendim. Hanidir biliyordum bunu, ama ancak şimdi yaşadım. Ve şimdi biliyorum, belleğimle değil, gözlerimle, yüreğimle, midemle biliyordum böyle olduğunu. Ne mutlu bana ki, biliyorum artık..!” "

"Onu bulmak gerekiyor, kendi Ben'inde bu asıl pınarı bulmak, onu bulup özümlemek gerekiyordu! Başka türlüsü aramaktı yalnız, dolambaçlı yoldu, yolunu şaşırmaktı..."

"Sevgi avuç avuç dilenilebilir, para pulla satın alınabilir, armağan olarak sunulabilir sana, sokakta bulunabilir; ama haydutlukla ele geçirilemez..."

"Bir taşı sevebilirim, Govinda, bir ağacı da, bir kabuk parçasını da sevebilirim. Bunlar çeşitli nesnelerdir, nesneler de sevilebilir.."

"...tüm günahlar bağışlanmayı, tüm küçük çocuklar yaşlıyı, tüm bebekler ölümü, tüm ölenler sonsuz yaşamı kendi içinde taşır."

"Zaman gerçek değildir, Govinda, ben sık sık yaşadım bunu. Zaman da gerçek değilse, dünya ile sonsuzluk, acı ile mutluluk, kötü ile iyi arasında var gibi görünen çizgi de bir yanılgıdan başka şey değildir."

"Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmasını beceremez, dışardan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır."

“Herkes kendisinde olan şeyi verir. Savaşçı güç verir, tüccar mal, öğretmen ders, köylü pirinç, balıkçı da balık.”

"Bir başkasının yaşamı konusunda yargıda bulunmak bana düşmez! Bir tek kendim, yalnızca kendim için bir yargıya varabilir, bir şeyi seçer ya da yadsıyabilirim."

"Hastaydı dünya çünkü ve yaşama katlanmak zordu.."

"İnsanların büyük çoğunluğu Kamala, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgarın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgar varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar."

"Ölümlü nesneler hızlı bir değişim içindedir, Govinda, biliyorsun bunu."


Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder