Simyacı - Paulo Coelho


Kitabın Adı: Simyacı
Orjinal Adı: O Alquimista
Yazar: Paulo Coelho
Çeviren: Özdemir İnce
Yayınevi: Can Yayınları
Basım Tarihi: 2014
Sayfa Sayısı: 186
Selam!

Okumayan bir ben kaldım herhalde deyip Simyacı'yı sonunda ben de okudum. Evet bazen geriden geliyorum güzel kitaplar konusunda, kabul. Ama hiç okumamış olmaktan daha iyidir değil mi deyip kendimizi de avuttuktan sonra kitaba bir göz atabiliriz sanırım.

Onca zaman sonra kitabı okumaya karar verince Can Yayınları'nın 2014 yılında kitabın yazılmasının 25. yıl dönümüne özel yapmış olduğu baskıyı alayım bari dedim. Kalın ciltli kitapları oldum bittim çok severim. Üstelik altın rengi ve siyah da kapakta birleşince tadından yenmeyen bir görüntü ortaya çıkmış. Bir de bunun üzerine koruyucu bir kabı da var ki kitabın elinizden uçup gitme (!) ihtimaline karşı çok işlevli olmuş (Evet kitabım şöyle bir havalarda uçup yere çakıldı ama sapasağlam :D ). Ayrıca içindeki çizimler de benim çok hoşuma gitti. 

Gelelim kitabın konusuna. Kahramanımız Santiago, ailesinin isteği üzerine rahip okuluna giderken içinde var olan gezme ve keşfetme aşkına yenik düşer ve çoban olmaya karar verir. Böylelikle pek çok yer gezecek ve göçebe bir hayat sürerken yeni şeyler öğrenebilecektir. Gel zaman git zaman koyunları ile dostluk kurarak kendine yeni bir hayat kuran Santiago, koyunları ile geceyi geçirebilmek için eski bir kiliseye gelir. O günün gecesinde gördüğü bir rüya neticesinde Santiago kendi "kişisel menkıbesi"ni aramak adına koyunlarını satar ve İspanya'dan Mısır'a uzanan bir yolculuğa başlar. Tüm yolculuk boyunca başına gelenlerin hikayesinde de ona eşlik etmek bize düşer.

Simyacı, Santiago'nun "kişisel menkıbesi" üzerine kurulu bir kitap. Yoluna çıkan her olay ve her insan, onu kendi istediklerine ulaşmak adına daha da cesaretlendiriyor, engelleri aşmak içinse daha da yürekleniyor. Aslında hikayenin ardında anlatılmak istenen çok basit ve hepimizin hayat felsefesi haline getirmesi gereken bir kavram; "mutluluk uzak görünse de burnumuzun dibinde olabilir, aramaktan vazgeçmemeli ve hayallerimizin peşinden gitmeliyiz". İnsan yapısı gereği çok çabuk umutsuzluğa kapılabilen bir varlık, sanırım önümüze gelen her engelde oflamak yerine, onu aşında hissedeceğimiz mutluluğa odaklanmalıyız. Böylelikle istediğimiz ve hakettiğimiz mutluluğa ulaşmak daha kolay olabilir. Kitabı okuyun, okutturun derim...

Kitaba puanım 4/5

"Kimse bilinmezden korkmamalı, çünkü herkes istediği ve ihtiyaç duyduğu şeyi ele geçirebilir."

"Gizin kökü şimdidedir, şimdiye dikkat edecek olursan onu iyileştirebilirsin ve şimdiyi değiştirebilirsen daha sonra olan da iyi olacaktır."

”İnsanın geride bırakmış olduklarını düşünmemesi olanaksızdır.”

"En karanlık an şafak sökmeden önceki andır."

"Yeryüzünde her insanın kendisini bekleyen bir hazinesi vardır."

"Dünyanın ruhu insanların mutluluğu ile beslenir. Ya da mutsuzluklarıyla, arzuyla, kıskançlıkla... Her şey bir ve tek şeydir. Ve bir şey istediğin zaman, bütün evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar."

"Her zaman, ne istediğini bilmek zorunda olduğunu anımsa."
Bende herkes gibiyim. Dünya gerçeklerine oldukları gibi değil de olmalarını istediğim gibi bakıyorum."

"Ve şimdiyi iyileştirebilirsen, daha sonra gelecek olan da iyi olacaktır."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder