Haziran Ayı Okumalarım


Merhabalar

Biraz geç de olsa Haziran ayında okuduğum kitaplara dair kısa yazı ile blogdayım!

Haziran ayında okuduğum kitaplar şöyle;
  • On Sekiz Saat
  • Dünyaların Savaşı
  • Gün Olur Asra Bedel
  • Kara Kule I - Silahşor
  • Veronika Ölmek İstiyor
  • Gömülü Şamdan
  • Kaplıcada Bir Konuk
  • Cengiz Han'a Küsen Bulut
  • İnci


Bu ay okuduğum kitaplardan biri Ertürk Akşun'a ait On Sekiz Saat. Birbirlerini farklı yerlerden tanıyan bir grup insan bir etkinlikte bir araya gelir, ancak etkinlik Libyalı eylemcilerin baskınına uğrar. On sekiz saat sürecek bu rehin alma süresinde kahramanların ve eylemcilerin geçmişlerine gideceğimiz güzel bir macera bizleri bekliyor. Polisiye olmaktan öte insana dair bir kitap olmuş. Detaylı yazı için tık tık :)






Ne zamandır okumak isteyip de bir türlü almadığım bir kitap idi Dünyaların Savaşı. Belki tahmin etmişsinizdir, kitap Dünya'nın uzaylılar tarafından istilasını konu ediniyor. Londra yakınlarına bir kaç gün ara ile düşen meteorlar, Dünyalıların hayatını değiştirir. Meteorların içinden çıkan Marslılar, inşa ettikelri üç ayaklı dev makinalar ile Dünya üzerinde ölüm yaymaya başlarlar. İşte Marslılar ile Dünyalılar arasında başlayan amansız mücadele H.G Wells'in kalemi ile muhteşem bir kitap olarak bizlere ulaşıyor.





Cengiz Aytmatov... Yazara ait tüm kitapları bu sene içerisinde bitirme hedefindeyim. Gün Olur Asra Bedel'de Haziran ayı içerisinde okuduğum iki Aytmatov kitabından biri. Kazak Bozkırları'nda yıllardır beraber olan dostlardan birinin ölümü ve onun cenazesine giderken can dostunun geçmişi yad etmesinin öyküsü. Tam anlamı ile iç parçalıyor, yanı klasik bir Aytmatov hikayesi (kötü anlamda demedim bu cümleyi ama, Aytmatov'un kalemine hayranım <3 ) Detaylı yazı için tık tık :)


Yedi kitaplık Kara Kule serisinin ilk kitabı Silahşör."Siyahlı adam çölde kaçıyordu, silahşor da peşindeydi" diyor King üstad bizlere! Kahramanımız silahşor Roland, çölde siyahlar içinde bir adamı yakalamaya çalışıyor. Bu sırada kah geçmişe gidiyor, kah yol üzerinde konakladığı yerlerde başına gelen olaylara tanık oluyoruz. Bu uzun soluklu serinin ilk kitabı bizleri kahramanımız ile tanıştırıyor.







Genç, güzel, dışarıdan bakıldığında sorunsuz bir hayatı olan Veronika, ölümü seçer ve ihtihar eder. Ancak amacına ulaşamadan kurtulur. Ama kendini akıl hastanesinde bulur. Üstelik bu girişimin sonunda kalbi kalıcı hasar almıştır ve kısa süre sonra ölecektir. Zaten ölmeyi isteyen biri için bu güzel bir habermiş gibi görünse de gerçekler böyle değildir. Paulo Coelho bu kitabında insan ruhunu çok güzel analiz etmiş. Detaylı yazı blogda




Herman Hesse'ye hayranım, bu bir gerçek. Ancak şu da var ki, sanki bu kitabı kendisi yazmamış, ya da canı çok sıkkın iken yazmış. Okurken içim daraldı! Pek önerebileceğim bir kitap değil maalesef. Üzerine çok da laf etmek gelmiyor içimden...








bu ay içerisinde okuduğum bir diğer Aytmatov kitabı Cengizhan'a Küsen Bulut. Aslında bunu Gün Olur Asra Bedel'den ayrı düşünmemek gerekir. Çünkü bu kitap zamanında siyaset gereği Gün Olur Asra Bedel'in içerisinden çıkarılmış. Günümüzde ise ayrı bir kitap olarak basılıyor. Kitapta Kazak Bozkırlarında sürgün hayatı yaşayan bir öğretmen ve ailesinin uğradığı haksızlık anlatılıyor. Tavsiyem, Gün Olur Asra Bedel''i okuduktan hemen sonra bu mükemmel kitabı da okuyup öyküyü tamamlayın. Detaylı yazı blogda!





Meksika'nın fakir bir kasabasında, karısı ve çocuğu ile kıt kanaat bir hayat yaşayan Kino, oğlu hasta olunca onu iyileştirebilmek için gerekli parayı karşılayacak bir incinin peşine düşer. Hayal dahi edemeyeceği kadar büyük bir inci bulan Kino'nun ve ailesinin hayatına bu inci ile birlikte karanlık da çöker. Hüzün dolu eşsiz bir hikaye. Detaylar için tık tık :)








Keyifli okumalar!

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder