Mavi Kız Kahve Çocuk - Berker Okan


Kitabın Adı: Mavi Kız Kahve Çocuk
Yazar: Berker Okan
Yayınevi: Destek Yayınları
Basım Tarihi: Nisan 2016
Sayfa Sayısı: 295
Selamlar!

Çoğumuzda yeni yazarlara karşı ön yargı vardır zannedersem. Einstein'in de dediği gibi "Önyargıları kırmak atomu parçalamaktan daha zordur.". Açık olayım bende de bu vardı ancak bu sene mümkün olduğunca yeni yazarlara kitaplığımda yer vermeye çalışıyorum. Berker Okan da bu yazarlardan biri oldu. Ancak kitaba geçmeden bir itirafta daha bulunayım, kitabın adı ve kapak tasarımından dolayı bana göre daha küçük yaştaki okuyuculara hitap ettiğini düşünüyordum okumadan önce, zannedersem bu kitap için maalesef bir eksi. 

Tüm olumsuzluklardan bahsettiysek hemen olumlu yanlara giriş yapalım ki, şeker bayramı öncesi şeker tadında bir yazı olsun. Saf bir aşkın öyküsü Mavi Kız Kahve Çocuk. İçerisinde kötü duygular, hesap kitaplar, çıkarlar barındırmayan bir aşk.  Hani eski Türk filmlerinde olur ya ilk nefesimden son nefesime kadar seni sevdim türünde aşklar, işte buradaki aşk da böyle. Zeki ve Eleni henüz dokuz yaşında iken ilk defa karşılaşırlar. İşte o an Zeki'nin içine düşer bu aşk ateşi. Yıllarca Eleni'nin en yakını olsa da, kalbinde onun için büyüttüğü aşkı bir türlü görmez Eleni. Olsun, yanındadır ya, bu da yeterliydi Zeki için. Hala çocuk sayılsalar da ergenlik dönemlerinin sonlarına doğru ikili arasındaki durum değişir ve birbirlerinin vazgeçilmezi olurlar. Ama hani her güzel hikayede illa çelme takacak birileri olur ya, bu iki genç aşığın hikayesinde de fazlası ile vardır bu kişilerden. Başlarına gelen bir takım felaketler iki genci kalplerinde aşkları ile iki farklı ülkenin topraklarında bir başlarına bırakır, ama bilirler ki aşk varsa eğer imkansız diye bir şey yoktur. Yaşlarından büyük sorunlarla baş etmek zorunda kalsalar da hayat onlara bu sefer tatlı bir sürpriz oynar ve  ikilinin hayatı bambaşka bir rotada seyreder.

İlk bakışta sanki iki gencin sıradan aşk hikayesiymiş gibi gelse de kulağa, mücadelenin, vazgeçmemenin hikayesi Mavi Kız Kahve Çocuk. Tüm dış etkenlere kulak tıkayıp karşındakini "o" olduğu için sevmenin hikayesi. Bildiğimiz bir tarihte bildiğimiz olayların arasında hiç bilmediğimiz iki gencin öyküsü. Yeri geldi onlarla sınav kaygısı hissettirdi, yeri geldi o büyük depremin paniğini. Bazen aile problemleri ile yürek burktu, bazen de bir fincan kahvede iç ısıttı. Dili sade, akıcı.. Son zamanlarda sohbet havasında yazılan kitapları oldukça beğenir oldum, bu kitap da aynen bu şekilde ilerledi. Kitabı kapatırken de "hala güzel insanlar var yahu" diye geçirdim içimden.

Aşk, yaşam, ölüm, cinayet, isyan, yitip giden insanlar, hayata sıkı sıkı bağlı yürekler.. Hepsinin tam orta yerinde de tüm kirlerden arınmış parlak bir sevgi. Ben oldukça beğendim, eğer dilinden ve konusundan zorlanmadan okumak istediğim bir kitap arıyorum derseniz, tavsiye edebileceğim bir kitap.

Kitaba puanım 4/5

"Bu hayatın bize bir mutlu son borcu var."

"Ben ikinci sınıf bir oyuncuyken hayat bana bir filmde başrol oynama şansı vermişti."

"İnsanın vicdanı suçu işledikten sonra yargılamayı yapar ve sen cezanı çekmeye başlarsın."

"Oturdu, alın yazımı kendi elleriyle temize çekti, kaderine yoldaş etti."

"Ve onu tanıdıktan sonra anladım ki, diğer kadınlar, Tanrı'nın onu yaramadan önceki eskizleriymiş."

"Bazı insanlar doğum lekesi gibidir hayatta. Varlıklarıyla etrafındaki insanları, ailesini, sevdiklerini bile lekelerler."

"Ya şiirli bir şeyler vardı onda, ya da ben yine onu sevmeyi fazla kaçırıyordum."

"Olur öyle arada suskunluklar. Unutma bazı güzel şarkılar es vererek başlar."

"Hiçbir yazar yazdığı hikayenin sonunu başkasını yazmasını istemez. Bu yüzden her dinde sevimsizdir intiharlar."

"Her zaman gözyaşı dışarı akmaz. Herkesin bir içi denizi vardır."

"Aşk o bilindik hataların hepsini bir kişi ile yaşamayı göze almaktır."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder