Bir Tereddüdün Romanı - Peyami Safa


Kitabın Adı: Bir Tereddüdün Romanı
Yazar: Peyami Safa
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
Sayfa Sayısı: 200
Selamlar!

Peyami Safa'nın Bir Tereddüdün Romanı kitabını bir süre önce okumuş olmama rağmen yazısını bir türlü paylaşamadım. Ne yazacağım konusunda oldukça tereddüde düştükten sonra artık vakti geldi dedim. Buyrun Sitting Panda bakışı ile Bir Tereddüdün Romanı!

İsmi ile müsemma bir kitap Bir Tereddüdün Romanı. Baş kahramanımız bir yazar. Üstelik yazdığı kitaplar ve yaşam şeklinden ötürü insanların ve özellikle de kadınların ilgisini çeken bir yazar. Biz de bu yazarın yazdığı kitaplardan bir olan "Bir Adamın Hayatı" ile kitabın bir diğer kahramanı Mualla aracılığı ile tanışıyoruz. Mualla yazara ait bir kitaptan bölümler okur, biz de onunla birlikte kitap içindeki bu kitaba bir göz atarız. Kitap Mualla'nın (benim de) fazlası ile ilgisini çeker ve bir tesadüf eseri bu yazar ile tanışma fırsatını elde eder. Güzel ve Zeki olan Mualla yazarı oldukça etkiler, yıllardır evlilik fikri hakkında tereddütleri olan yazar sonunda bu aradakalmışlıktan kurtulmak ister ve Mualla'ya evlenme teklif eder. Mualla bu teklifi düşünürken biz de yazarın hayatının bir başka parçasına dahil oluruz. Ki bana kalırsa romanın güzel tarafı da bu kısmı, o yüzden yukarıda yazdıklarımı spoiler olarak algılamayın :P

İşte kitabın bundan sonrası yazarın ve onun hayatında mühim bir yere sahip bir diğer kadın karakter olan Vildan'ın ruhani sarsıntılarını barındırır içinde. Kendi içerisinde de hezeyanlar yaşayan Vildan yazarın hayatının orta yerine pat diye düşer ve kendisi ile bu kadar örtüşecek bir bohem hayat yaşayan bir kadını tanımak, onun ruhundaki sarsıntılara ortak olmak yazarı bir tereddüte sürükler. Kitabın güzel kısımları da işte burada başlar. Yazar ile Vildan'ın sohbetleri, Vildan'ın hezeyanları, onları ruh halindeki inişler ve çıkışlar... Her biri insan ruhu hakkında birbirinden güzel çıkarımlar içeren cümleler.. Peki sonunda ne olacak, yazar bu tereddütten hangi tarafa meylederek kurtulacak? İşte o kısmı kitapta :)


Kitabı oldukça sevmeme rağmen dilinden ötürü beni biraz yordu desem yeridir. Normalde bu uzunlukta bir kitabı hakkı ile okumam maksimum 1.5 günümü alırken, 1 haftada ancak bitirebildim. İçinde eski kelimeler oldukça fazla ki kitabın sonuna bize okurken yardımı dokunsun diye bir de sözlük eklenmiş. Sözlüğe rağmen cümlelerin içerdiği anlamları kaçırmamak adına mümkün olduğunca yavaş okuma ihtiyacı hissettim. Dili kadar etki de oldukça ağır oldu. O ruh halini, hezeyanları birebir yaşattı Peyami Safa. Üstelik "yaşanmışlık" hissini de ziyadesi ile aktarıyor roman insan. Yazarın girip çıktığı her mekanda sanki onunla beraber dolaşıyormuş hissi uyandırıyor ki bu da betimlemelerin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Eğer kitabın dilinden çok rahatsız olmam ben derseniz, Peyami Safa'nın Bir Tereddüdün Romanı kitabını okuyup insanların ruhlarının derinliklerinde yaşanan çalkantılara siz de eşlik edin!

Kitaba puanım 4/5


"Bence kitap demek bir defa okumak için yazılan bir şey değildir. Bazı tanıdıklarım haftada üç, dört tane kitap okuyorlar. Onlara hayret ediyorum. Kitap, nasıl diyeyim... İçinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı ona alışmalıyız, bağlamalıyız, köşesini bucağını çok iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı. Değil mi? Bir musiki parçası gibi… Her vakit başka başka eserler okuyanlar, iki-üç günde bir dostlarını evlerini değiştiren insanlara benzemezler mi? Belki bunun için her yerde pek çok kitap çıkıyor, fakat iyileri ne kadar az."


"Ah benim sol memem kadar kalbime yakın çocuk! Bir sözün hiç hatırımdan çıkmıyor: Kediler bile demiştin, fakat cins kediler, leşlerinin çirkinliğini gizlemek için tenha yerlerde ölmeğe giderlermiş."

"Düşün ki her an ben değişiyorum, her an sen değişiyorsun, buna rağmen birbirimizi nasıl tanıyabiliyoruz?"

"İnsan, çektiği ıstırap nispetinde zevk duyar: Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır."

"Alakalarımızın yüzbin şekline isim bulamıyoruz ‘sevmek’ deyip çıkıyoruz. Onun için ne kadar suistimale uğruyor bu kelime."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder