Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo


Kitabın Adı: Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Orjinal Adı: Le Dernier Jour D'un Condamne
Yazar: Victor Hugo
Çeviren: Volkan Yalçıntoklu
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: 2016 (4. Baskı)
Sayfa Sayısı: 77
Selamlar!

Bugün kapağını kapadığımda gözümden yaş gelmesine sebep olan bir klasik ile blogdayım, Victor Hugo - Bir İdam Mahkumunun Son Günü. Hani insanın ruhuna işleyen kitaplar vardır ya, okuduktan sonra uzun bir süre etkisinden çıkamazsınız. İşte bu kitap tam anlamı ile böyle bir eser. Sadece 77 sayfa olduğuna aldanıp kitabı hafife almamak gerek, zira içindeki öykünün ağırlığı 77 sayfanın ağırlığından katbekat ağır. Adeta bahsi geçen idam mahkumunun özgürlüğüne takılan pranga sizin boynunuza takılmış gibi hissediyorsunuz her nefes alışınızda.

1800'lü yılların Fransa'sı. Tarihe az çok merakı olanlar bilir ki Fransız Devrimi ile insanoğlunun hayatına girip, darağacının tahtına oturan giyotin, idam mahkumlarının daha "insancıl" ölebilmeleri için icat edilmiştir. 1829 yılında Victor Hugo tarafından kaleme alınmış bu eser de, giyotin ile idama mahkum edilen bir adamın son gününde yaşadığı içler acısı ruh halini bizlere anlatıyor. Bir dipnot verelim, Victor Hugo dönemin şartarı gereği giyotine yani idama karşı çıkmanın ne büyük bir sorun olacağını bildiğinden kitabın ilk baskısında yazar olarak adını kullanmamıştır. Varın siz düşünün nasıl bir toplum baskısı altında yazılmış bu kitap. Adını bile bilmediğimiz bir adam, özgür kalacağını düşünürken idam cezasının soğuk yüzü ile karşılaşır. Cezanın belli olduğu günden idam olacağı güne kadar geçen altı haftalık zamanını (burası kitabın adı ile çelişiyor) bir hapishanede geçirir. İlk başlarda olayın şokunu üzerinden atamasa da bir süre sonra kalem kağıt isteyip, kalan kısıtlı zamanını yazıya aktarmak ister, böylelikle kendi canını kurtaramasa da ileride başkaları için bir farkındalık yaratabilir. Ancak ne var ki bu sakinliği uzun sürmez ve idam günü kapıyı çalar. İşte tüm serinkanlılığı bir kenara bırakıp son nefeslerinin peşinde sürüklenen bir adamın dramını okuyoruz. İnanılmaz bir ruh analizi!

Hala okumayanınız var ise şiddetle tavsiye edilir!

                                                        Kitaba puanım 5/5

"Her canlı gibi, ölüm karşısında onların da tek derdi hayatta kalmaktır. Çektikleri acı yaptıklarından pişman olduklarından değil ölecek olduklarındandır."

"Delikanlı mı? dedim, sizden daha yaşlıyım; her çeyrek saatte hayatımın bir yılı gidiyor. ”

''İdam mahkumu! Peki neden olmasın? İnsanlar -buna hangi kitapta rastladığımı bilemiyorum- fakat yalnızca güzel şeylerden bahseden bir kitapta, bütün insanlar, günü meçhul bir infaza mahkumdurlar diye okuduğumu hatırlıyorum. Peki, o halde benim durumumda değişen ne vardı ki?"

"Manevi bir acının yanında fiziki acının ne önemi var ?"

"Yaşamak istediğim tek hafızadan çoktan silinmiştim bile!"

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder