Değirmen - Sabahattin Ali


Kitabın Adı: Değirmen
Yazar: Sabahattin Ali
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 137
Selamlar!

Sabahattin Ali severim, hem de çok. Her kitabında kendimi öykünün bir kahramanının yerinde bulur, onun geçtiği yollardan geçer, hissettiklerini hissederim. AMA, diyelim ve devam edelim. Her yazarın başına gelebileceği gibi Sabahattin Ali'den de pek olmamış sanki dedirten öyküler kalmamış değil bize. İşte üzülerek "Değirmen"in bende uyandırdığı his "olmamışlık" oldu demek zorundayım.

Kitap üç bölümden ve toplamda on altı öyküden oluşuyor. Kitaba adı ise ilk öykü olan Değirmen'den geliyor. Bir de bunların başına bir ön söz eklemiş yazarımız ki bu benim hissettiklerime tercüman olacak nitelikte olmuş. Kitapta bulunan öykülerin bir kısmından kendisinin de hoşlanmadığından ama daha önce bu şekilde basıldığı için, yeni basımlarda öykülerin çıkarılmasının okuyucuyu kandırmaktan ibaret olacağını düşündüğünden bahsetmiş. Bir de iyi ile kötüyü ayırma külfetini okuyucuya bıraktığı için özür dilemiş. Aslında bir nevi Sabahattin Ali bugün ki kalemi ölümsüz Sabahattin Ali olana kadar geçtiği yollarda tökezlediği hikayeleri paylaşmış bizimle ki bu bence cesaret isteyen bir davranış!

Hikayeler buram buram Anadolu ve Anadolu insanı kokuyor, yani yine bizden, içimizden. BU denli yaşanmışlık tadı bırakmasının sebebi de bu sanırım. En beğendiğim öykü ilk öykü olan Değirmen oldu. Gerçek anlamda kalbime dokunan bir aşkın öyküsü idi. Ancak ilk öykü ile çıta o kadar yükseldi ki benim için, sonrasında gelen öyküler ufak çaplı hayal kırıklığı yaşamama sebep oldu. Ancak sırf ilk öykü için bile okunabilir diyorum. Malum öyküler kısa olduğundan konularından pek bahsedemeyeceğim ama aşk, hüzün, çaresizlik, duygusallık yani bizleri biz yapan şeylerin barındığı hikayeler okumak isterseniz, sizi kitaba alalım.

Kitaba puanım 3/5

"Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? 

Kalbini mi? 
Pekala, ikincisine? Gene mi o? 
Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin? 
Hem biliyor musun, bu aptalca bir laftır: Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun..
Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun…"


"Çünkü içten duyulan şeyler hep yanlış anlaşılır.."

"İsteklerime varabilmek için dış dünya ile bağlarımı azaltmak lazım geldiğini seziyordum."

"Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz?' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..."

"Anadolu'da işsizliğin doğurduğu yegane iş dedikodudur."
''Halbuki en çok okuduğum bir kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir...''

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder