Ruhlar Kütüphanesi - Ransom Riggs


Kitabın Adı: Ruhlar Kütüphanesi
Orjinal Adı: Library of Souls
Yazar: Ransom Riggs
Çeviren: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Basım Tarihi: 2016
Sayfa Sayısı: 504
Yeni nesil fantastik seriler arasına hızlı bir giriş yapan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları serisinin üçüncü ve son kitabı olan Ruhlar Kütüphanesi yakın geçmişte bizlerle buluştu. Üstelik eylül ayında kitabın filminin de vizyona girmesi ile Ransom Riggs severler olarak oldukça mutlu olduk diyebilirim. Her ne kadar kitabın yanında film beni hüsrana uğratmış olsa da yine de oldukça eğlenceli idi diyerek üçüncü kitabımıza bir göz atalım. Ama öncesinde şuradan birinci kitaba dair yazıya, şuradan da ikinci kitabın yazısına ulaşabilirsiniz demeyi de ihmal etmeyelim :)

Sanırım anlatması en zor olanlar seri kitaplar, malum henüz önceki kitapları okumamış olanlar için bu tür tanıtım yazıları sağlam spoiler içeriyor genelde, bakalım çok pot kırmadan yazıyı nasıl tamamlayacağız :) 

İlk kitapta hem bildiğimiz dünyadan hem de tuhaf çocukların dünyasından karakterle tanışmıştık. Jacob'un dedesinin ölümünün ardından yaşadığı ruhsal çöküşün peşine doktorunun da tavsiyesi üzerine kendini daha iyi hissetmesi adına dedesinin büyüdüğü topraklara gidişinin ve burada hiç beklenmedik kapıların açılışının hikayesi bizlerleydi ilk kitapta. Bayan Peregrine ve Emma başta olmak üzere dedesinin geçmişine, kendisinin de geleceğine ait olan tuhaflarla karşılaşmış, kendi hakkında bilmediği gerçeklerle yüzleşmişti. İkinci kitapta tuhaf çocuklar, dünyalarını yok etmeye çalışan hortlaklar ve gölgeler ile yüzleşmiş, başlarına gelen felaketin ardından hem koruyucularını yani ymbrine'lerini hem de döngülerini kaybetmişler, çare bulmak adına bir nevi yollara düşmüşlerdi.

Üçüncü ve son kitabımızda ise günümüz Londra'sına geliyoruz. Burada Şeytanın Arka Bahçesi olarak tabir edilen dehşet bir mahalle ile tanışıyor ve kimi tuhaflar ile hortlakların bambaşka hayatlarına şahit oluyoruz. Döngülerinin ve ymrine'lerinin peşinden bu mahalleye yollar düşen Jacob ve arkadaşlarının başındna birbirinden heyecanlı ve tehlikeli maceralar geçerken, Jacob'un güçlerinin büyüklüğünün farkına varıp kendini geliştirmesine de anbean şahit oluyoruz.

Gelelim fikrime... Öncelikle bu tür fantastik hikayeleri, farklı boyutları, güçleri olan kahramanları fazlası ile sevdiğimi belirtip ne kadar objektif olabileceğim kısmını size bırakıyorum. İkinci kitabın temposu yüksek bir yerde bitmesinin ardından üçüncü kitabın yaklaşık 100 sayfalık bir kısmı beni oldukça daralttı, ancak hikaye çözülmeye ve olaylar hızlanmaya başladıktan sonrası bir çırpıda bitti desem yeridir. Ransom Riggs'in olayları betimleme gücü beni kendine hayran bırakıyor. Aksiyon geçen sahneleri okurken kendimi birebir o olayları yaşıyormuşum gibi hissettiriyor. Genelde kitapların sonralı ile sorunu olan bendeniz Sitting Panda, ilginçtir ki bu kitabın sonunu pek beğendim. Kendim yazsam muhtemelen benzer bir sonla bitirirdirm :P Seriyi henüz okumadıysanız şiddetle tavsiye edilir. Filmi izleyip kitabı okumayan arkadaşlar, Tim Burton etkisinin büyüklüğüne rağmen bana göre film kitabın yanında hiçbir şey diyeyim, seri ne kadar keyifli siz anlayın!

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder