Ay Batarken - John Steinbeck


Kitabın Adı: Ay Batarkern
Orjinal Adı:The Moon is Down
Yazar: Joh Steinbeck
Çeviren: Aslı Biçen
Yayınevi: Haziran 2016 (1. Baskı)
Sayfa Sayısı: 110

Merhabalar,

Bugün blogda Nobel ödüllü yazar John Steinbeck'in benim oldukça hoşuma giden bir romanı bizlerle, Ay Batarken.

Hikayemiz geçimini madencilikle sağlayan küçük bir Norveç kasabasında geçmektedir. "Saat on kırkbeşte her şey bitmişti. Kasaba işgal edilmiş, savunmaya çalışanlar yenilmiş, savaş sona ermişti." diye başlıyor Steinbeck Almanlar tarafından işgal edilen kasabanın öyküsünü anlatmaya. Yaklaşık 400 yıldır savaş yüzü görmemiş, havasında barış çiçeğinin kokusu esen kasaba, Nazi Almanyası'nın askerleri tarafından hiç ummadıkları bir anda işgale uğrar. Kasaba topraklarındaki kömür madeni işgalci ülke için ganimet niteliğindedir. Bu kömürü ele geçirmek için 250 kadar asker kasabanın savunmasız bir anında baskın yapar ve belediye başkanı da dahil tüm kasabayı ele geçirirler. Hiç beklemedikleri bu işgal karşısında neye uğradıklarının şaşıran bu barışçıl kasaba bir de içlerinde bulunan hain ile yüzleştiklerinde kendilerini kandırılmış hissederler. Sakinlikleri ile işgalcileri bile rahatsız eden kasaba halkının zaman içerisinde bu sakinliklerinin ardındaki mücadeleci ruhları ortaya çıkmaya başlar. Kitabımızda da halkın işgal edilişinden özgürlük mücadelesine başladıkları zamana kadar geçen süreçte hem işgal edilen halktaki değişimler, hem de işgal güçlerinin askerlerinin kendi içlerinde verdikleri psikolojik savaş bizlere anlatılır.

Oldukça hoşuma giden bir kitap oldu. Savaş dönemini anlatsa da, en az hikayesi anlatılan halk kadar sakin bir kitap. Kitabın tanıtım bülteninde yazan şu cümle benim kitap hakkında düşündüklerimi fazlası ile karşılıyor, "Zorbalığın olduğu yerde direnişin ve özgürlük mücadelesinin en doğal hak haline gelişi Ay Batarken'de evrensel bir kurala , günümüze ışık tutan bir gerçekliğe dönüşüyor.".

Bir solukta okunacak bir Steinbeck kitabı...

"Bir erkeğin aşka ihtiyacı vardır. Bir erkek aşk olmazsa ölür. İçinde bir şeyler kurur, göğsü kuru bir kabuğa dönüşür."

"İnsanları öldürmekle kötülük dolu hayatlarınızın cezasını çekmekten kurtulacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz."

"Görüyorsunuz, efendim, bunu hiçbir şey değiştiremez. Yenilecek ve püskürtüleceksiniz," dedi sükunetle. Sesi çok yumuşaktı. "İnsanlar fethedilmekten hoşlanmazlar, efendim, bunu kabul etmezler. Özgür insan savaş çıkaramaz ama savaş başlamışsa yenilgiye rağmen savaşmaya devam eder. Sürü insanları, bir liderin takipçileri, bunu yapamaz , bu yüzden muharebeleri sürü insanları, savaşları özgür insanlar kazanır. Siz de bunun böyle olduğunu göreceksiniz, efendim."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder