Köpek Kalbi - Mihail Bulgakov


Kitabın Adı: Köpek Kalbi
Orjinal Adı: Sobachye Serdtse
Yazar: Mihail Bulgakov
Çeviren: Mustafa Yılmaz
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: 2016 (2. basım)
Sayfa Sayısı: 132
Selamlar!

Sayfa sayısı az olsa da harika bir hikayeyi içerisinde barındıran bir kitap, Köpek Kalbi bugün bizlerle! O nasıl bir hayal gücü, o nasıl bir alt metin işlemesidir deyip direkt kitaba geçmek istiyorum.

Öncelikle ilginizi çekecek bir bilgi ile başlayalım. Kitap "yasaklı" kitaplardan. Hani az önce "alt metin" dedim ya, işte bu sebepten ötürü. Sovyetler zamanında 1925 yılında yazılan eserin yayımlanması, 1930 yılına doğru içerisinde Sovyet yaşam tarzına karşı barındırdığı sert eleştirilerden dolayı yasaklandı. Ta ki 1987 yılına dek...  İşte böyle entrikaları barındırıyor ardında bu bir solukta okumalık kitabımız. Peki konusu nedir? Hemen ona da bakalım!

Şarik ile başlıyor öykümüz. Sıradan bir sokak köpeği olan Şarik (bizdeki Karabaş, Boncuk gibi hayvanlara sıkça koyulan Rus isimlerden biri) soğuktan ve açlıktan bitap düşmüştür. Bir lokma yemeğin peşinde dolanırken bir insanın gazabına uğrar ve kaynar su ile haşlanır. Çekildiği köşede ölümü beklerken hayatı ona el uzatan Profesör Filipoviç sayesinde değişir. Önce bir lokma yiyecek bulur, peşinden sıcak bir ev. Ardından uyuyacağı yer ve daha önce görmediği kadar hörmet. Köpek kalbi işte, şüphelenmez olan bitenden, "bu iyi insanlar beni seviyor" düşüncesi ile huzurlu günler yaşar. Ama her güzel şey bir gün biter mottosu burda da kendini gösterir, Şarik bir gün kendini ameliyat masasında buluverir! 28 yaşında ölen işçi sınıfına ait bir gencin er bezleri ve hipofiz bezi deneysel amaçlı Şarik'e nakedilir. Ameliyat masasında öleceğine inanılan Şarik herkesi şaşırtarak bir gün ayaklanır. Yalnız mecazi anlamda değil hakikaten ayaklanır, insan gibi iki ayağının üzerinde yürümeye ve daha pek çok insani davranışlar sergilemeye başlar. Ancak bir süre sonra iş çığrından çıkar ve insan-köpek karışımı yeni bir yaratık haline gelen Şarik ev sahibinin/yaratıcısının başına türlü türlü belalar açar. Devamında neler oluyor kitapta!

Kitaba iki gözle bakmalı. Birincisi bir solukta okunmalık bir bilimkurgu eseri, ki bilim kurgu sevenleri fazla ile tatmin edeceğinden şüphem yok, ikincisi SSCB zamanına ait eleştirel bir kitap. O döneme ilginiz var ise alt metinde yatan göndermelerden hoşnut kalacağınıza şüphem yok! Bir de kitap bana Frankestein'i anımsattı. Ne demişti Frankestein, madem sevmeyecektin neden yarattın. Şarik için de aynı durum söz konusu...

Kesinlikle tavsiye edilir!

"Şunu anlayın ki, korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşıması. Yani doğada var olanlar arasında en rezilini."

"Sizde her şey otomatik, planlı: Yok peçete şuraya, kravat oraya... Af edersiniz lütfen, mersi... Bu hayat değil. Gerçek yaşam bambaşka bir şey. Bütün bu şeyler eziyet çekmek için yaratılmış. Sanki çarlık zamanındayız."

"Ben bir centilmenin köpeğim, zeki bir yaratığım ve daha iyi bir hayatı tattım. Zaten hürriyet nedir ki sanki? Hiçbir şey... bir kuru gürültü ve bir serap, bir hayal...Zavallı demokratların hastalıklı rüyası..."


"Canlılar söz konusuysa terörle bir yere varılmaz. Hangi gelişmişlik seviyesinde olurlarsa olsun."

"Acele etmeyen her yere yetişir."
Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder