Işık Bahçeleri - Amin Maalouf


Kitabın Adı: Işık Bahçeleri
Orjinal Adı: Les Jardins de Lumiere
Yazar: Amin Maalouf
Çeviren: Saadet Özen
Yayınevi: Yapı KrediYayınları
Basım: Ağustos 2016 (17. baskı)
Sayfa Sayısı: 238
Amin Maalouf benim için çağımızın en nadide yazarlarından biri. Elime aldığım her kitabında farklı bir dünyanın kapısını aralıyor ve sizi o dünyaya öylesine bağlıyor ki, kitabı kapattığınızda uzunca bir süre girdiğiniz bu dünyanın etkisinden çıkamıyorsunuz.

En son okuduğum Amin Maalouf kitabı, Işık Bahçeleri oldu. Gelelim kitabın konusuna. Kitabımız Mani dininin kurucusu olan Mani'nin doğduğu günden başlayarak hayatını ve inançları yönündeki mücadelesini anlatmaktadır. İsa Peygamber'in ölümünden iki yüzyıl sonra Mezapotamya topraklarında can bulmuştur hoşgörüyü esas alan Mani dini. Mani, hatırlamadığı kadar küçük yaşta iken babası tarafından annesinin kucağından alınarak, babasının izinde gittiği bir inancın peşinde, sürgün hayatı sürmeye başlar. Çocukluğundan bu yana edindiği her türlü bilgi ve inanışa karşın, Mani kendinde bu bahsedilenlerden çok daha fazlasının olduğunu keşfeder.  Yirmili yaşlarına geldiğinde ise dahil olduğu tarikattan ayrılarak kendi yolunu çizmeye başlar.

İlk müridi babası olan Mani, ayağını attığı her yerde yaymayı düşlediği hoşgörü inancının tohumlarını bırakır. Önceleri tek tük olan dinleyicileri, kısa zamanda hatırı sayılır kitlelere dönüşürler. Dönemin en güçlü hükümdarlarından Şahpur'un da desteğini arkasına aldıktan sonra daha büyük kitlelere ulaşmaya başladıysa da, devrin siyasi savaşları arasında Şahpur'un gözünü kin bürümüş oğlu Behram'ın tahta geçmesi ile Mani'nin hapis hayatı başlangıcı ve ölümlü bedeninin sonu da gelmiş olur.

Bir öyküden çok, hoşgörünün, sevginin, anlayışın anlatıldığı biyografi türünde bir kitap Işık Bahçeleri. Mani'nin öğretilerinin her birinde ruhunun ve inancının saflığının izlerini bulmam mümkün. Siyasi geçmişe ve inançların tarihine merakınız var ise, bu kitapta size göre bir şeyler var demektir.

"Beni Gönderen'in rakibi yoktur, her güzellik O'nun güzelliğini yansııtır."

"Her şeyde, her birimizin içinde Aydınlık ve Karanlık yan yanadır."

"Gerçek, istekleri bitmeyen bir sevgilidir. En ufak bir sadakatsızlığı affetmez, yalnız ona kulluk edilir, hayatın her anı ona aittir..."

"Söz gibi güzel mal mı olur? Yükte hafif, değerlendirilmesi bilinirse, pahada ağır."

"Bazen dinleri yeryüzüne Şeytanın gönderdiğini düşünüyorum.Sırf Tanrıyı kötü göstermek için"

"Hepimizde aynı tanrısal kıvılcım var, o ne bir soya, ne herhangi bir kasta aittir; ne erkek, ne kadındır; herkes onu güzellikle, bilgiyle beslesin ki parlasın; insanı yücelten içindeki Işık'tır.”

"Başkalarına yol gösterecek olanlar, her gece her zenginliğe veda etmeli, üzerindeki giysiden başka bir şeyleri olmamalı, ertesi günün yiyeceğini bile taşımamalıdırlar. Bilgeler, din tüccarı sahte sofulardan ancak böyle ayrıt edilebilirler."

"Kendisine sunulan kalıplarda Tanrıyı görmeyi reddedenler bazen, Tanrının gerçek görüntüsüne başkalarından daha yakındırlar."

"Her dinde, her düşüncede, ışıklı özü bulup, kabuğunu atmasını bilin."

"Yaşadığın sürece unutma, topluluğumuz zeytin ağacı gibidir. Bilmeyen meyvesini kopartıp ısırır, onu acı bulup uzağa fırlatır. Ama bilenin koparttığı aynı meyve olgunlaşır, işlenir, nefis bir tadı olur ve ayrıca yağ verir, ışık verir."

"Son defa gözlerini kapattığında, sen istemediğin halde açılacaklar. İlk saniyede kuşkulu olacaksın. İnancın ne olursa olsun. Hangi dinden olursan ol. En katı müminde bile kuşku vardır ve en koyu inançsızlıkta itiraf edilmemiş bir umut! Ahret ile karşılaştıklarında insanlar sadece rollerini yaparlar,ortak inançları bedenlerindeki yorgunlukta yazılıdır."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder