Genç Wertherin Acıları - Goethe



Kitabın Adı: Genç Werther'in Acıları
Orjinal Adı: Die Leiden des jungen Werthers
Yazar: Johann Wolfgang von Goethe
Çeviren: Mahmure Kahraman
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: Ekim 2016 (11. baskı)
Sayfa Sayısı: 126
Goethe'nin 25 yaşında yani 1774'te yazdığı ilk roman olmasının yanı sıra, yazarın ünlenmesinin önünü açan kitaplarından biridir Genç Werther'in Acıları. Konusuna geçmeden bir de kitap hakkında önemli bir not düşelim, romanın piyasaya çıkmasının ardından özellikle genç nüfus arasındaki intihar yüzdesi artmış, hem de  duygularını Werther ile bütünleşmiş giyim tarzı olan mavi ceket sarı pantolon giyerek ifade eden gençler sokaklarda dolaşmaya başlamışlardır.

Kitabımıza gelecek olursak, kitap genç kahramanımız Werther'in elinden çıkan mektuplardan, ara ara da onun mektup arkadaşı olarak betimlenen Willhelm'in konu hakkında sonradan öğrendiklerinin araya serpiştirilmesinden oluşturulmuş. Willhelm büyük kentlerde yaşayan insanların genel sıkıntısı olan kargaşadan kaçmak adına doğa ile iç içe olabileceği Wahlheim'e yerleşir. Ancak şehrin karmaşasından kaçarken kendini daha tehlikeli bir karmaşanın, karşılıksız aşkın pençesinde bulur. Üstelik aşık olduğu kadın Lotte bir başkası ile nişanlıdır. Zaman ilerledikçe Lotte ile nişanlısı evlenir, Werther ise aşkını içinde yaşayarak ikilinin aile dostları olarak yanlarında yer alır. İşte bundan sorası hazin bir aşk hikayesi olarak devam eder. Werther'in kalbinin ve ruhunun derinliklerinde yaşadığı ızdırabı, kendi ile çeliştiği anları, aşkın karmaşık ruh halini ve sonu başından belli olan intiharının izlerini kendi ağzından, kendi kaleminden mektuplarında okuruz.

Her bir satırında beni derinden etkileyen bir kitap oldu Genç Werther'in anıları. Birazdan aşağıda okuyacağınız alıntılar sanırım ne demek istediğimi fazlası ile anlatacak sizlere. Goethe'nin bu romanı bu kadar yaşarcasına yazabilmiş olmasında güçlü kaleminin yanısıra benzer bir aşkın başından geçmiş olmasının da büyük etkisi var sanırım. Bilindiği üzere Goethe kendi gençliğinde arkadaşının nişanlısına aşık olmuştur. Bu kitapta da aşık olduğu kadının nişanlısı ile kurduğu dostluk bu yaşanmışlıktan izler taşımaktadır.

Fazla söze ne hacet diyerek bir kaç alıntı ile size kitabı daha iyi aktarabileceğimi düşünüyorum.

"Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?"

"Ah, birazcık kaygısızlık beni dünyanın en mutlu insanı yapabilirdi..."

"Dünyanın bütün işleri sonuçta aşağılıkçadır. Başkalarına yaranmak, zenginleşmek ve ünlenmek uğruna didinen bir insan da bence kesinlikle bir budaladır."

"Dünyada çocuklar yüreğime tüm varlıklardan daha yakındır."

"Tanrı'ya, onu bana bağışlaması için dua edemiyorum; ama yine de o sanki bana aitmiş gibi geliyor. Tanrı'ya, onu bana vermesi için dua edemiyorum; çünkü o bir başkasına ait."


"Sevmek insanca bir şey, ancak insanca sevmeyi bilmek lazım!"

"Yüreğimle ona bin kez ‘adieu’ dedim! O ise bana hiç bakmadı! Gözlerim yaşarmaya başladı. Arkalarından baktım ve Lotte’nin de başını pencereden çıkarıp arkaya dönüp baktığını gördüm! Bana mı bakıyordu? – Sevgili dostum! İşte böyle bir belirsizliğin içindeyim ve belki bana dönüp bakmış olması, biricik avuntum!"


"Birinin yüreği üzerinde sahip oldukları güçle o yürekte filizlenen en küçük sevinçleri bile baskı altına alanlara lanet olsun."

"Onu aynı gün görebilmeme izin vermesi dileğimle ayrıldım; Lotte dileğimi kabul ettiği için sonra yine yanına gittim – o gün bugündür güneş, ay ve yıldızları kendi düzenine bıraktım, ne gündüz ne gece kaldı benim için; bütün dünya çevremde yitip gidiyor."


"Evet, yeryüzünde bir gezginim yalnızca, bir yolcu! Sizler bunun ötesinde misiniz sanki?"

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder