Deli Kadın Hikayeleri - Mine Söğüt



Kitabın Adı: Deli Kadın Hikayeleri
Yazar: Mine Söğüt
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Basım Yılı: 2017
Sayfa Sayısı: 176
Kadının adının olmadığı bir ülkede her kadının hayatı aslında bir noktada delirmekten geçer. Kimi kadın bunu kaldırır ve bir süre sonra normal hayatına döner, kimi kadının ise sonu olur bu delilik. İşte deliliğin sonlarını getirdiği 21 kadının öyküsü var bu kitapta.

Son zamanlarda beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu, kim bilir, deliliğin tehlikeli sularında çok gezinen bir kadınım, belki kendimden bir şeyler bulduğum için bu kadar etkiledi bu kitap beni. Gelelim konusuna. Başta da dediğim gibi 21 kadının sonları aynı yerde kesişse de farklı sebeplerle bu sona geldikleri hayat öyküleri var kitapta. Ölüm ile yaşam arasında bocalayan kadınlar... Delilikleri belki de tek kurtuluşları olan kadınlar... Her birinin hayatı farklı şekilde sonlanıyor; kimi asıyor kendini, kimi atlıyor yüksekten, kimi kendi bile seçmiyor bu sonu, başkaları alıyor ellerinden son nefeslerini. Yalnızlık, çaresizlik, terk edilmişlik yani ülkemizde kadın olmanın getirdiği her türlü zorluk var kitapta.

Mine Söğüt'ün okuduğum ilk kitabıydı bu, ama son olmayacağının garantisini verdirdi bana. Bahadır Baturer'in de çizimleri ile derinliği daha fazla artmış olan bu kitabı okumanız şiddetle tavsiye edilir. Diğer kitaplar gibi konusu şu kahramanı bu diye anlatmanın zor olduğu, elinize alıp okuyunca kitabın inceliğinin aksine derinliğinin sizi büyüleyeceği bir kitap.

"...kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini..."

"Hiçbir ev kadını kendini mutfakta asmaz. Yemeklere yas sıçratmaz

"Girdiği kabın şeklini akan su, geçtiği yolların da rengini çalarmış."

"Yarım, yarım. Her şey yarım. Oysa ben tamım."

“Sen deli olmayan kadın gördün mü koca kafa? Görmediysen az bekle ve delirdiğini kendi gözlerinle izle ... Çünkü deli olmayan kadın yoktur, henüz yeteri kadar delirtilmemiş kadın vardır ...''

"Mezarlar! Mezarlar insanların geçmişidir. ... Sanır mısın ki, ölünü gömdüğün o mezar, emaneti sonsuza kadar saklar. Aç bak. Bütün mezarlar bomboş. Kara delik dedikleri, öyle sandıkları gibi, fezada değil toprağın içinde. Toprağın ta dibinde bir sürü kara delik var ve sen geçmişin olan ölülerini toprağa emanet ettiğini sanırken, aslında küçücük ve derin çok derin, uçsuz bucaksız kara deliklerden içeri atıyorsun. Ara bak bakalım mezarlardan birinde, herhangi birinde, ölünü, herhangi bir ölünü koyduğun gibi bulabilecek misin?"

"İnsanlar ölünce zaman yavaşlar. Usulca vuku bulur ağır zamanlı olaylar."

"Bana ait tek odanın penceresi hep karanlığa bakar. O yüzden geçmişimi de göremem geleceğimi de. Zifiri bir hayatın içinde hem kalabalık, hem yalnızlık."

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Comment
    Facebook Comment

2 yorum:

  1. Selam Panda.
    Bende geçtiğimiz haftalar da ". Madam Arthur Bey Ve Hayatındaki Her Şey" kitabını okudum ve resmen cümlelerine hayran kaldım...
    Lİsteme diğer tüm kitaplarını almak üzere not aldım.
    İyi geceler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar:) Gerçekten çok farklı yazıyormuş onu anladım, okunacaklar listemin üst sıralarında diğer kitapları da, Madam Arthur Bey Ve Hayatındaki Her Şey'i de tavsiyeniz üzerine başlara koydum bile :) Sevgiler!

      Sil