Gül Mevsimidir - Füruzan


Kitabın Adı: Gül Mevsimidir
Yazar: Füruzan
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Basım Yılı: 1996
Sayfa Sayısı: 84
Öncelikle kendi ayıbımı şuraya not düşeyim de, dönüp yazılarıma baktığımda bunu unutmayayım. Ben Füruzan'ı bu yılın haziran ayına kadar tanımıyordum. Haziran başında Haydarpaşa Garı'nda yapılan kitap festivalinde, onur konuğu olarak Yapı Kredi Yayınları'nın standına geleceğini okumuşum. Tesadüf budur ki fuarı ziyaret ettiğim gün imiş yazarın geleceği gün. YKY standı önündeki uzun kuyruğu görünce merakımı cezbetmedi desem yalan olur, ancak kitabı almamın en büyük sebebi, yazar henüz gelmemişken, YKY standının karşısında bulunan bir başka çok önemli yayınevimizin (adı bende kalsın:p) standında görevli olan bir arkadaşın, Füruzan'ın geleceğini öğrendiğinde attığı heyecan dolu çığlık ve benim buna şahit olmam. Bir ihtimal, olur da bu yazıya denk gelirse kitapsever bu arkadaş, kendisine çok minnettarım, farkında olmadan bir başkasına çok güzel bir değer kattı :) Böyle uzun bir girizgahtan sonra gelelim kitabımıza.

Seksendört sayfada insan ne kadar bir başkasının içine işler? Sanırım ancak bu kadar! O ne naif, ne güzel, ne temiz bir anlatım öyle! Yetmişlerinde bir hanımefendi Mesaadet Hanım. İstanbul'da bir apartmanda oğlu, gelini, torunları ve hizmetindeki çalışanları ile beraber yaşayan aksi bir ihtiyar. Ama aksi olmayı kendi mi şeçmiş yoksa hayatın onun ruhunda açtığı yaralar mı buna sebep olmuş bilinmez. Mesaadet'in hikayesini öğrenmek için genç kızlık yıllarına İzmir'e doğru gidiyor hikayemiz. Zengin bir ailenin kızı olarak el bebek gül bebek yetişmiş. Ailesinin isteği kendi ailelerinin dengi bir ailenin oğlu ile bir evlilik yapıp kendisine yaraşır bir hayat sürmesi. Peki kalp dinler mi mantığı? Hele de o yaşlarda kanı deli deli akıyorken insanın. Ailesinin planlarının arkasında saf bir aşka kaptırır kendini Mesaadet, Rüştü Şahin'e aşık olur. Ama bilir ki ailesi bu aşkı onaylamayacaktır. Rüştü Şahin ise Yunanlılar'ın İzmir'i işgalinin ardından kendi isteği ile kalbini Mesaadet'in avuçlarına bırakarak savaşa katılır. Der ki aşkına, savaşıp bir kahraman olarak döndükten sonra sınıf farkları bitecek, o zaman başı dik olarak Mesaadet'in eşi olacaktır. Ama savaş bu aşk dinler mi hiç, Rüştü Şahin'in kahraman olmasını beklerken, ölüm haberinin yazdığı iki satır kağıdı bulur karşısında Mesaadet. Sonsuz aşkını kalbine gömer ve ailesinin ona uygun gördüğü bir adam ile evlenir. Kursağında kalan aşkı ise onu günümüzdeki huysuz ihtiyara dönüştürür.

Sınıf farkı, savaş, aşk ve insan psikolojisi üzerine bir solukta okunan kısacık ama derin bir kitap! Füruzan ile tanışmamıza vesile olan ilk kitap olsa da okuyacağım diğer kitaplarını sabırsızlıkla beklememe neden olan bir öyküydü Gül Mevisimidir!

"Hâlâ şaşarım düşündükçe, insanın yüreği nasıl olup da sevdadan nasıl çatlamaz diye."

"Savaşlar sevilenleri heder ediyor."

"Yaşamanın gerçekliği, derine inmekle değil, derinliklerin bizim elimizde olduğunu savunmakla güçlendirilir."

"Evet, acıları yüklenmek, kimsenin acısına katılmamakla elde edilen erdemlerdendir."

''Uğrunda savaşılmayan kazanılmaz.''

"Bitkiler ellenmemenin özgürlüğüne kaptırdıkları çoğalmalarıyla iki sevdalıyı kavrayıp kapanıveriyorlardı üstlerine..."

''Savaşların hepsine düşmanım. Herkes elindekiyle yetinmeli."

"O gece en sona gitmedik ama onun vardığı yere kimse varamadı bir daha."

''Heyhat, hayat sevdalılara acımıyor.''


Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder