Yerdeniz Üçlemesi - Ursula K. Leguin


Kitabın Adı: Yerdeniz Büyücüsü - Atuan Mezarları - En Uzak Sahil
Orjinal Adı: A Wizard of Earthsea - The Thombs of Atuan - The Farthest Shore
Yazar: Ursula K. Leguin
Çeviren: Çiğdem Erkal İpek
Yayınevi: Metis Kitap

Bugün blogda tek bir kitap değil, aslında üçleme olan ama zaman içerisinde altı kitap haline gelmiş Ursula K. Le Guin'in Yerdeniz serisi var. Ne zamandır okumak istediğim bu seri, hakikaten beni çok etkileyen kitapların arasında üst sıralardaki yerini aldı. Gelin o zaman kısa kısa üçlemenin ilk üç kitabı bize neler anlatıyor bakalım.

Yerdeniz dünyası, engin bir okyanus ve bu okyanusun üzerinde her biri birbirinden gizemli adaları barındıran bir dünya. Kitabın başındaki haritadan hangi ada Yerdeniz'in neresinde kalıyor takip edebiliyoruz, böylece kitaplardaki karakterlerimiz adadan adaya seyrederken bizler de harita üzerinden gittikleri yolu takip edebiliyoruz. İşte böyle gizemli topraklarda, karşımıza büyücü olma yolunda gidecek olan Ged nam-ı diğer Çevik Atmaca çıkıyor. 

Ged büyücümüzün gerçek adıdır ki bu ad çok az insan tarafından bilinmektedir. Çünkü bu gizemli topraklarda birine büyü yapmak isterseniz, onu gerçek adı ile çağırmanız gerekmektedir. Bu yüzden de çok güvendikleri hariç kimse adını bilmemektedir Çevik Atmaca'nın. Çocuk yaşlarında cadı olan teyzesi tarafından gücü fark edilir. Ufak tefek büyüler öğrenip yaparak geçirdiği günler, köyü olan Onakçaağaç'ın Kargad imparatorluğu tarafından istilası ile kabusa dönüşür.  Ne var ki baskı altında kalan küçük büyücümüzün güçleri bu korkudan beslenir ve köy halkını Kargad'ların istilasından kurtaracak kadar çoğalır. Bu büyük zaferin ardından kahramanlığı Re Albi'de yaşayan büyücü Ogion'a kadar uzanır ve Ogion Ged'i çıraklık yapması için yanına alır. İşte bu günden sonra Ged içindeki gücü keşfedeceği bir maceraya atılır. Her ne kadar büyük umutlarla Ogion'un yanında çıraklık etse de gün gelir Ogion'un sessizliğinden sıkılır ve o dönem büyücülerin yetiştiği Roke adasındaki büyücülük okuluna gitmek istediğine karar verir.

İlk kitabımız Yerdeniz büyücüsü bize Ged'in büyücülük okulundaki maceralarını anlatır. Okulda edindiği bilgiler, büyüler, olgunlaşma yolunda geçirdiği değişimin yanı sıra damarlarında akan güce hükmedemediği anlara şahit oluruz. İşte yine böyle anlardan birinde, bedeli kendi için ağır olacak bir büyünün kapısı çalan Ged, hayatını baştan sonra değiştirecek Gölge'yi gerçekliğin dünyasına çağırır.

İkinci kitabımız Atuan Mezarlığı ise ismi olmayan ve sonsuz yaşamı olduğuna inanan rahibeyi konu alır. Atuan Mezarları'nda yaşayanların inanışına göre tek olan rahibe kutsal ve ölümsüzdür. Bedeninin öldüğü gün, ruhunun o gün doğan bir başka kız çocuğuna geçtiğine inanılan bir dünyada Tenar'ın kaderi rahibenin öldüğü gün doğarak ilk nefesinden bu yaza çizilmiş kabul edilir. Bu inanç ile 5 yaşında ailesinden alınarak sadece hayatından değil isminden de feragat eder ve isimsiz anlamına gelen Arha olarak rahibelik hayatına başlar. Işığın yasak olduğu dehlizlerde karanlıklara hükmederek yaşayan Arha'nın hayatı, Ged'in dehlizlerde gizli olan özel bir hazineyi çalmak için oraya yolunun düşmesi ile değişir. Arha olarak ilerlediği hayatında Ged tarafından büyük bir delik açılır ve Tenar'ın tekrar kendi benliğine dönüşünün hikayesi anlatılır.

Üçüncü kitap olan En Uzak Sahil ise benim üçlemede en sevdiği kitap oldu. Bu kitabımızda Ged artık olgunluk çağına erişmiştir ve güçlerini geliştirdiği Roke adasında başbüyücü olarak bulunmaktadır. Elbette ki hayatında başından bu kadar macera geçmiş olan Ged, olgunluk çağını bir köşede oturup gençlere büyü öğreterek geçirecek değildi! Bir gün adaya gelen genç bir prensin verdiği haber başbüyücüğü ıssız denizde maceralara atacaktır. Arren adındaki bu prens Roke adasına Batı Uçyöreler'de büyünün gücünün yittiğini, büyü sözlerinin unutulduğunu ve insanların da bu olağan dışı olayı normal karşıladıklarını bildirir. Adanın ileri gelenleri ile durumun ciddiyetini kavramış olan Ged, Arren'i de yanına alıp büyünün gücünün yitip gitmesine neden olan şeyin peşine düşerler. Engin denizlerde sonu ejderhalara kadar dayanan bu serüvenin sonunda Ged ve Arren başarılı olacak mıdır, o da kitapta!

Ursula K. Le Guin'in bu serisine tek kelime ile hayran kaldım. Fantastik dünyanın kendine has havasını kelimeleri ile adeta sihirleyerek bizlere muhteşem bir serüven sunmuş. Ged'in çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik çağında onun serüvenlerine eşlik ettiğimiz bu seride, son kitap biterken sanki yakın bir arkadaşımız ile olan anılarımızı tazelemişiz gibi bir izlenim uyandırıyor. Yaşı olmayan bir seri, yani çocuklara yönelik ya da yetişkinler için diyemem. Aksine her yaş grubunun sıkılmadan keyifle okuyabileceği bir macera olmuş! Şiddetle tavsiye edilir!

"Yaktığın her mum, verir bir gölgeye doğum."

"Duymak istiyorsan, sessiz ol."

"Sihir, zevk için veya övülmek için oynadığımız bir oyun değildir. Şunu düşün: Bizim Sanatımızdaki her söz, her hareket ya hayır için ya da şer için yapılır. Bir şey söylemeden veya bir şey yapmadan önce, ödemen gereken bedeli bilmen gerekir!"
"Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım - ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek. ”

"Bütün hayatımızı, aslında yapmaktan başka çaremiz olmayan şeyleri rızamızla seçmeyi öğrenmekle geçiriyoruz."


"Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol Yukarıya, ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir."


"İşe yaramaz bir kötülüğe bağımlı geçirdiği, boşa harcanmış yıllarına ağladı. Acı acı ağladı çünkü özgürdü."


"Öğrenmeye başladığı şey aslında özgürlüğün yüküydü. Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol, yukarıya ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir."


''Geçmişi inkâr etmek, geleceği inkâr etmektir. İnsan kendi alın yazısını kendi yazamaz: Ya kabul eder, ya inkar eder. Eğer üvez ağacının kökleri derinde değilse, başı göğe ermez."

"Sözcük sessizlikte duyulmalı, yıldızları görmek için karanlık gerek."


"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır. Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder