Siyah İnci - Anna Sewell

Kitabın Adı: Siyah İnci
Orjinal Adı: Black Beauty
Yazar: Anna Sewell
Çeviren: Ayşe Berktay
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: Nisan 2016
Sayfa Sayısı: 238
Çoğunluğun çocuk kitabı kategorisinde bilmesine rağmen yaş gözetmeksizin herkese anlatacağı bir şeyleri olan bir kitap bugün bizlerle, Siyah İnci. Tavsiyem okumadıysanız okuyunuz ve çocuklarınıza da muhakkak okutunuz!

Hikayemiz güzel bir çiftlikte başlıyor. Çiftliğin göz bebeği olan Siyah İnci burada doğmuştur ve hayvanlara kıymet veren bir ailenin gözetiminde sağlıklı ve güçlü bir tay olarak serpilmekte, eğitim almaktadır. Akıllı bir at olmasının yanısıra iyi huylu olması da dikkatlerden kaçmamaktadır. Ancak Siyah İnci'nin bu huzurlu hayatı ailenin bazı sebeplerden dolayı yaşadıkları çiftlikten çok uzaklara gitmek zorunda kalması ile sekteye uğrar. Siyah İnci bir başkasına satılmıştır. Doğduğu günden bu yana kendisine iyi davranılmasına alışkın olan Siyah İnci, çok geçmeden insan ruhunun kötü yüzü ile yani gerçekler ile karşılaşır. Hayvanlara bir can gözü ile bakmaktan daha çok onları nasıl kullanabiliriz acaba diye düşünen biz insanlar, konuşamadığı için çektiği sıkıntıları dile getiremeyen bu canlıların kimi zaman bizler gibi nefes alan birer varlık olduklarını da unuturuz. İşte Siyah İnci de gencecik bir at iken başladığı bu serüvende kimi zaman bir ata nasıl binileceğini bilmediği için şiddet ile ona hükmetmeye çalışan insanlarla, kimi zaman taşıyabileceğinden çok daha ağır yükler altında onu koşmaya çalışarak, kimi zaman da canını çok yakan koşum takımlarını ona giydirmeye çalışarak yıllarca eziyet çekeceği bir hayatın orta yerinde buluverir kendini. Bize de bu hikayeden biz insanoğlunun ne kadar bencil ve zalim olduğunu hatırlamak düşer...

Anlatımı çok rahat, ancak bir o kadar da etkileyici bir hikaye Siyah İnci. Hayvanseverleri derinden etkileyeceğine şüphem yok, çocuklara yönelik diye bahsedilse de okuduktan sonra birkaç gün etkisinden çıkamadım. Kitabın 1877'de yayınlandığını ve yazarının da bir kadın olduğunu düşünürsek, o dönem için büyük bir başarı Anna Sewell'in bu kitabı kaleme alması. Ayrıca yazarın bu kitabı yazarken hasta olduğunu ve kaleme aldığı tek eser olduğunu da belirtmeden geçmek istemiyorum. Muhakkak çocuklarımıza okutmalı. Hayvanlara saygı duymamız gerektiği bilincini aşılamak için onlara anlatacağımız harika bir eser olduğunu düşünüyorum.

"Benim ilkem şu: Son verme imkanımız olan zulmü veya yanlışı görüp de bir şey yapmazsak, suça ortak oluruz."

"Dünya niye bu kadar kötü biliyor musun? İnsanlar sadece kendi düşündükleri, ezilenlerin hakkını koruma ve suçluları ortaya çıkarma zahmetine girmedikleri için. Kötülük görünce elimden geleni yapmadan bakıp geçmem mümkün değil."

"Ve insanların şefkatine ilişkin geçirdiğim ilk deneyim bu oldu, her şeyi zorla yaptırdılar. Ne istediklerini anlamama fırsat tanımadılar."

"Annem, ne kadar iyi davranırsam o kadar iyi muamele göreceğimi anlattı; yapılacak en akıllıca iş; her zaman bütün gayretimle sahibimi memnun etmeye çalışmaktı."

"Onun istediğinin içimdeki bütün coşkuyu, cesareti tüketmek, beni sessiz, ezik, emirlere boyun eğen bir et yığını haline getirmek olduğunu en başta hissetmiştim."

"İnsanın kendi kendisinin efendisi olmaması kötü bir şey."

"Bir şey, eğer doğruysa, onu yapmanın yolu bulunur; yok, yanlışsa, onsuz yapmanın yolu bulunur."

"Bana sorarsanız dünyada moda kadar kötü bir şey olamaz. Örneğin köpeklerin haline bakın. Köpeklerin kuyruklarını kesiyorlar. Böylece kuyruklar ponpon gibi duruyormuş güya. Sonra zavallıların güzel küçük kulaklarını da kesip sivriltiyorlar. Böylece köpeklere daha zeki bir hal geliyormuş. Budalalık!"

"Zalimlik şeytanın işaretidir dedi, zalimlikten zevk alan birin gördüğümüz zaman onun efendisini anlayabileceğimizi, çünkü şeytanın en baştan beri katil ve en sonuna kadar işkenceci olduğunu söyledi."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder