Tek Kanatlı Bir Kuş - Yaşar Kemal


Kitabın Adı: Tek Kanatlı Bir Kuş
Yazar: Yaşar Kemal
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Basım Yılı: 216
Sayfa Sayısı: 76
Edebiyatımızın tartışmasız en iyi isimlerinden biri olan Yaşar Kemal'in bir solukta okumalık ancak etkisi boyutundan bağımsız olan bir kitabı blogda, " Tek Kanatlı Bir Kuş".

İlk sayfayı okumaya başladığımda "Kapağında yazarın adı yazmasa da bu eser Yaşar Kemal'in derdim." diye geçirdim içimden. Kaleminin etkisi kendini hemen belli ediyor. Kısaca konusundan bahsedelim.

Bir kasaba düşünün; terkedilmiş, ıssız, insansız... Bir de böyle bir kasabaya posta müdürü olarak atanmış Remzi Bey ve karısı. Remzi Bey ve karısı günler süren uzun ve meşakkatli bir tren yolculuğunun ardından güç de olsa atandıkları kasabanın yakınlarına ulaşmışlardır. Ellerinde göçebe hayatlarının yükleri, kendilerini yeni duraklarına götürecek bir taşıt aramaktadırlar. Ne var ki kasabaya girmeye kimse cesaret edememektedir. Yolcu minibüsü onları kasabayı uzaktan görebilecekleri bir yere kadar götürür, ancak bir adım dahi ileri gitmeyi kabul etmez. Ne olduğu hakkında kimse bir şey bilmese de kasabaya adeta lanetli muamelesi yapılmaktadır. Bilmedikleri halde bu korku içlerine o kadar işlemiştir ki, yatakları, döşekleri, tabakları, giysileri ile kasaba girişinde kalakalmışlardır. Ankara'dan, devletlerinden birinin gelip kendilerine yardım edecekleri umudu ile oracıkta beklemektedirler. Bu sırada onlara eşlik eden bir kaç yolcu daha gelmiştir ancak onlar da kasabada ne olduğunu bilmedikleri halde, içlerine işleyen korku yüzünden kasabaya girmeye cesaret edemezler.

Toplumsal korkuyu işlemiştir Yaşar Kemal bu öyküsünde. Adeta bulaşıcı bir hastalık gibi türeyen ve toplumun her kesminin içine işleyen korkuyu. Tabular bir kitleyi nasıl yönetir, kısacık bir öyküde bize anlatmış.

Kısa bir yolculuğunuzda dahi okuyabileceğiniz sadelikte ve güzellikte, tavsiyem olan bir kitap!

"El eli yıkar, el de döner yüzü yıkar.."

"Tanışmadan görüşmeden bir insan bir ıssız ada gibidir."

"Uçamayan, kaçamayan, öyle olunca da yaşayamayan.”

"Bir kasabanın başına ne gelebilir ki de, içine kimse giremez onun."

"Ceviz ağaci çok değerlidir ama altında uyumayacaksın,gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarından birisi oluşurken yakınında kim varsa, ne varsa hemencecik budağın içine resmini naksediverir."

"Yüzü bir hüzündü. Bu yüz hep böyle hüzünlü kalacak bir daha hiç gülmeyecek gibiydi."

"Bu kasabanın insanları bu kuşlar. Hiç insan yok."

"Korkuyorum, içim değişiyor, başımıza bir iş gelecek...Korkuyorum."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder