Albaya Mektup Yok - Gabriel García Márquez


Kitabın Adı: Albaya Mektup Yok
Orjinal Adı: El coronel no tiene quien le escriba
Yazar: Gabriel García Márquez
Çeviren: Handan Saraç
Yayınevi: Can Yayınları
Basım Tarihi: Mayıs 2017 (17. baskı)
Sayfa Sayısı: 74
Bir oturuşta bitirilebilecel ancak çok keyif alacağınıza inandığım bir Marquez kitabı bugün blogda, Albaya Mektup Yok.

Marquez büyük bir yazar, bu sanırım inkar edilemeyecek bir gerçek. Ancak benim yazar ile ilişkim inişli çıkışlı sanırım. Ya elimden düşürmeden okuyorum kitabını, ya da koşarak uzaklaşıyorum hikayeden. Neyse ki Albaya Mektup Yok ilk bahsettiğim kategoriden oldu. Kahramanımız emekli olmuş bir albay, konumuz ise "umut". Ama bu umut hüzne bulanmış. Kolombiya'da savaş sonrası bir dönemde geçiyor hikaye. Ülkenin her yanındaki kasvetli hava, hikayede de fazlası ile kendini hissettiriyor. Sıkıyönetim altında hayatlarını yaşamaya çalışan insanların hikayesi albay üzerinden biz okuyuculara anlatılıyor. 

Albay, savaşta ülkesi için hizmet etmiş, ülkesine olan inancını, bağlılığını ve ümidini yitirmemiş biri. Eşi ile bir başına kalmış adam, bir yandan tek oğlunun ölümünün ağırlığı ile yaşamaya çalışırken, bir yandan da geçim sıkıntısı altında ezilmemek için büyük bir mücadele vermektedir. Ancak ne var ki ülkesine bağlılıkla hizmet etmenin karşılığı olan emekli aylığı 15 yıldır bağlanmamış. Her hafta bir umutla postaya gidip kendisine emekli aylığı bağlandığını belirten mektubun yolunu gözlemektedir. Karamsar bir ortamda umut edebilmeyi anlatıyor Marquez. Bu kısacık öykü içerisinde ülkedeki politik şartlara ayna tutarken, bu politik şartlarda insanlar ne şekilde yaşamak zorunda bırakılıyor onu da aktarmış yazar. Yazarın kasvetli dilini de, öykünün satır aralarından çıkarılan nüansları da fazlası ile beğendim!


"Bendeki bu şey bir hastalık değil yavaş bir ölüm."

"Hep aynı hikaye," diye başladı kadın bir an sonra. "Biz açlığa katlanıyoruz ki başkaları yiyebilsin. Kırk yıldır hep aynı hikaye "

"Bu cenaze özel bir olay," dedi albay.''Yıllardır gördüğümüz ölümler arasında doğal nedenlere dayanan ilk ölüm bu."

"Yoruldum artık," dedi kadın." Erkekler evin sorunlarını bilmez.Kaç kez,bazen günlerce yemek pişirmediğimizi komşular anlamasın diye, tencereye taş koyup kaynatmak zorunda kaldım."

"Umut karın doyurmaz" dedi kadın.
"Karın doyurmaz ama insanı ayakta tutar," diye yanıtladı albay.

"Kesinlikle gelen tek şey ölümdür albay."


Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder