Arayışlar - Lou Andreas-Salomé


Kitabın Adı: Arayışlar
Orjinal Adı: Eine Ausschweifung
Yazar: 
Çeviren: İlknur İgan
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: Temmuz 2017 /4. baskı)
Sayfa Sayısı: 65
1800'lerin sonunda kaleme alınmış ancak çağının çok ilerisinde bir kitap bugün bizlerle, Arayışlar - Lou Andreas - Salome. Kişilik olarak da tarihte enteresan bir yere sahip olan Salome, bu kitabına kendi hayat felsefesinden de bir şeyler serpiştirmiş adeta. Nietzsche Ağladığında kitabını okuyanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır. Şöyle ki kendisi bu kitapta Nietzsche'nin tedavi olmasına ön ayak olan, güçlü ve farklı bir karakter olarak tasvir edilen Lou Salome'un ta kendisidir.

Kitabın konusuna gelecek olursak; aşk hikayesinin ardında bir kadının kendi kimliğini arayışının ve kendi ile hesaplaşmasının öyküsünü okuyoruz Salome'un kaleminden. Babasının yönlendirmesi ile sanata olan yatkınığını keşfeden Adine bir yandan da yeni tanıştığı aşk duygusu ile başetmenin yolunu aramaktadır. Yakın akrabası olan Benno'ya aşık olan genç kız, bir süre sonra sevdiği adamla nişanlanır. Ancak nişanlılık dönemleri sancılı geçmektedir. Benno iş aşkından ve hayata karşı sert duruşundan ödün veremez, ancak bu süreçte çoktan Adine kendisine körü körüne bağlanmıştır bile. Ancak hayalleri umduğu giib gitmez ve Adine kendini Avrupa'nın ortasında, bir diğer tutkusu olan sanatla başbaşa bulur. İşte buradan sonra olanlar Adine'in arayışa girerek kendi kişiliğini, isteklerini, arzularını keşfetmesi ile, bize kendi içimizde bazı sorular sordurması arasında gelip gidiyor.

Kitap incecik, bu yüzden belki ilk bakışta hafif bir eser olarak görülebilir. Ancak benim için misyonu alan kitaplardan biri oldu. Yazıldığı çağın çok ilerisinde, oldukça iddialı fikirlerin kapısını aralayan bir konusu var. Kadın-erkek arasındaki ilişkiye sadece aşk olarak değil, aynı zamanda güçlerin dengesi bakımından da değiniyor Salome. Ve bir kadının içindeki güce, hayallerine, kendi hayatını yaşamasına ve tüm bunların önüne nasıl başkaları tarafından engel konulabileceğini bize kısacık bir öyküde anlatıyor. 

Kendi adıma çok başarılı bulduğum ve iyi ki okudum dedimlerim arasına girdi!

"Tutkulu aşk yalnızlığın en uç ve en son durağı gibi."

"Niçin onların istediği her şeyi yapasın ki?"

"Ben seni niçin seviyordum ki? Bilincine varamadan da olsa benden daha üstün yanların için, gerçekten benden daha yukarılarda, daha seçkin, daha zarif ve ışıltılı olduğun için. Ben yoksunluktan, karanlıktan ışığa gelir gibi geldim sana."

"Benim onca istediğim şeyi artık yapamayacağımı, kendimi harcanıp tükenmiş hissederek tüm gücümle ve kendimi vererek sevemeyeceğimi kabullenişim niye? "

"Gerçekten bize ait olan, er veya geç bizim olur. Bu yüzden, senindi benimdi cinsinden bütün hasisçe kaygılar değersizdir. Yapmamız gereken tek şey yolumuza devam etmektir;bize ait olan birlikte gelir, bizimle yürümeyeninse bizi durdurmasına izin vermemeliyiz."

"Anne toprağı, üzerinde en çeşitli şeylerin bir arada yetişip gelişebildiği verimli bir toprak olmalıydı; ama üzerinde sevgi güneşinin bereketini yaydığı bu narin ot bahçesiyle başa çıkabilmek zaman zaman epey çaba gerektiriyordu."

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Comment
    Facebook Comment

2 yorum:

  1. Günaydın.
    Geçen sene tanıdım yazarı bu kitabı ile anlatım dilini çoook sevdim. Hatta başka çeviri kitabı olmadığını duyunca üzülmüştüm.
    Geçen gün İŞ Bankası Yayınlarına gittiğimde yeni kitabını gördüm. Çok sevindim.
    Sizin de haberiniz olsun. :)
    Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, çok teşekkür ederim, ilk fırsatta edinmek istediğim kitaplardan biri:)
      Sevgiler

      Sil