Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk - Wilhelm Genazino



 Kitabın Adı: Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk
Orjinal Adı: Das Glück in glückfernen Zeiten
Yazar: 
Çeviren: Zehra Aksu Yılmazer
Yayınevi: Ayrıntı Yaynları
Basım Tarihi: Mart 2014
Sayfa Sayısı: 144
Okurken oldukça farklı bir tarzda olduğunu düşündüğüm, sevip sevmediğimden emin olmadığım ancak kesinlikle okuduğum için memnun olduğum bir kitap bizlerle (bu nasıl bir cümle oldu yahu). Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk; Wilhelm Genazino.

Oldukça sıradan bir hikayesi var aslında, sıradan derken sıkıcı değil, içimizden demek istiyorum. Aynaya baktığımızda ya da kafamızı çevirdiğimizde görebileceğimiz insanlar kitabın kahramanları. Felsefe mezunu olan ancak çok farklı bir iş kolunda kendini bulmuş kahramanımızın ağzından dinliyoruz hikayesini. İki savaş görmüş kahramanımız Gerhard Warlich 40'lı yaşlarının başında, bir çamaşırhanede müdür, bankacı olan hayat arkadaşı ile kurduğu düzenin içinde yaşıyor. 

Felsefe temelli geçmişi Warlich'in tüm hayatını sarmalamış durumda. Gözlem gücü muazzam biri, sürekli etrafındaki kişileri ve olayları keyif alarak inceliyor, bunlardan belli çıkarımlarda bulunuyor, soruyor sorguluyor. İşte kitabın en keyif alarak okuduğum kısımları bunlar oldu, Gerhard günlük hayat rutininde gözlemlerde bulunurken o kadar titz davranıyor ki, adeta kendi hayatımda bakmak ile görmek arasındaki farkı tam olarak gerçekleştiremediğim için kaçırdığım yüzlerce detay olduğunu suratıma vurdu.O rutin içinde Gerhard'ın beyninde kendi iç sesi ile yaşadığı monologlarda ona eşlik etmek adeta beni kendi içimde bir yolculuğa çıkardı.

Konusu oldukça durağan, daha önce de dediğim gibi günlük hayat rutini gözlemlerinden ibaret, bu yüzden bir aksiyon, hareketlilik vs beklemek yanlış olacak. Belki de benim bu kitabı okuduğum dönemde ihtiyacım olan biraz daha hareketli bir hikaye olduğu için en başta sevmedim mi acaba diye bahsettiğim kısım bundan ibaret. Ancak dingin başlayıp dingin biten kitabın, kapağını kağadıktan sonraki günlerde bende tahminimden daha fazla etki bıraktığını anlamam pek de zor olmadı. En azından bir süreliğine faha algısı açık bir insan oldum :)

Okurken biraz Aylak Adam, biraz da Kafka öyküleri okur gibi hissettim. Oldukça farklı bir deneyimdi benim için, muhakkak okuyun diyemesem de, bu tür karakterin kafasının içinde dolanan öyküleri seviyorsanız kesinlikle sizlik diyebilirim.


"Kadınları güzelleştiren, mutluluk beklentisinin biçimlendirme gücü."

"İhaneti, size itiraf edilmiş ama başkasına yapılmışsa kaldırabilirsiniz ancak."

"Bizi yılların değil, tecrübelerin yaşlandırdığını düşünmüşümdür hep."



"İnsan acı çekerken anlar, aşk için emek vermeye bir daha kolay kolay kalkışamayacağını. Çekilen acı bir tür aşk tembelliği yaratır. Acı çeken kişi, bu kadar ağır bir işi boşu boşuna yaptığından korkar."

"Burada olan biten her şeyin aşağılık olduğu kanaatiyle karışık bir gerçeklik tiksintisi kaplıyor içimi."



"Herkes hayatı anlıyormuş gibi yapıyor yine. İnanılmaz!"

Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder