Önce Ekmek - Orhan Kemal


Kitabın Adı: Önce Ekmek
Yazar: Orhan Kemal
Yayınevi: Everest yayınları
Basım Yılı: Ağustos 2017 (14.baskı)
Sayfa Sayısı: 109
Bugün Türk Edebiyatı'nın incilerinden biri olan Orhan Kemal'in ödüllü kitabı olan Önce Ekmek bizlerle. Gelin şöyle bir kitaba gözatalım.

Orhan Kemal denince akla gelen kelimelerden biri gerçekçilik olacaktır sanırım. Toplumun gerçeklerini yansıtmak konusunda en başarılı yazarlarımızdan biridir. Kitapta, kitaba adını veren Önce ekmek dahil olmak üzere toplamda 17 kısa öykü yer almakta. 

Ne demiştik, "gerçekçilik". Okurken hikayelerde geçen her bir karaktere büründürüyor Orhan Kemal'in kalemi sizi. Çünkü anlatılan hikayeler sizin hikayeniz, anne babanızın hikayesi ya da belki de yolda yürürken yanınızdan geçen birinin hikayesi. Yani kısacası bizim hikayemiz, bizim dertlerimiz. Çocukluğumuzun dertleri, yetişkin birer birey olduğumuzda geçim derdimiz, yalnızlığımız, belki de kendimizle olan dertlerimiz. hayallerimiz, hayal kırıklıklarımız. Tıpkı kitabın adı gibi önce ekmeğinin peşinde koşanların hikayesi. Kısacası bizi insan yapan her hissimiz. Önce Ekmek'in sayfalarında gezinirken kendi hayatımıza tutulan bir aynadan, kendi hayatımıza dair kesitler görüyoruz. 

Öykülerin her biri birkaç sayfa olduğu için detaylarına girip keyfini kaçırmak istemiyorum. Toplumcu bakış açısı ile yazılmış öyküler okumak isteyenler için tavsiye edebileceğim çok güzel bir kitap!


"Okumak, bir meslek sahibi olmak, evet ama neyle? Önce ekmek, sonra her şey."



"Ulan cahilliğimi değişmem sizin gibilerin alimliğine be hırtlar!"

"İstanbul gene her zamanki gibi kocaman , ama çok çok çok kocaman bir arı kovanı."

"Yorganın altında sıcak gözyaşları dökerek gecelerce dinlemişti. Dışarıda karlar savrulur, acı rüzgar kendini yerden yere çalar... Sonra baharlar gelir.. Evde gecelerce süren bu atışma değişmezdi."

"Bir anlık mutluluğun öcünü almak istercesine, daha karanlık , daha gümbürtülü, daha sırılsıklam günler birbirini kovalamaya başlar."

"Herkes ama herkes konuşuyor. Dinleyen yok."


Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Comment
    Facebook Comment

2 yorum: