Afrikalı Leo - Amin Maalouf


 Kitabın Adı: Afrikalı Leo
Orjinal Adı: Leon l'Africain
Yazar: Amin Maalouf
Çeviren: Sevim Raşa
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Basım Tarihi: 2017 (49. baskı)
Sayfa Sayısı: 373
Benim için gerçekten değer verdiğim yazarlardan biri olan Amin Maalouf'un ilk kitabı olan Afrikalı Leo bugün blogda bizlerle. Arka kapak bilgisine şöyle bir göz atalım ve devamında bizi neler bekliyor üstüne kısaca konuşalım.

"Afrikalı Leo, gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bir yaşamöyküsü: "Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği" Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namı diğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü -yazmış olsaydı yazacağı gibi..."

Tanıtım yazısı bende oldukça büyük bir merak uyandırdı. Üstelik sosyal medyada da sıklıkla paylaşılan ve beğenilen bir kitap olduğundan dolayı beklentilerim üst noktadaydı. Peki beklentilerimi karşıladı mı? Hayır... Nedenine geçmeden önce gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanmış olan kitabın konusuna bir göz atalım.

Hasan el-Wazzan, yani Afrikalı Leo, Granada'da bir tartıcıbaşının oğlu olarak dünyaya gelmiş olsa da, hayat ona çok farklı bir yaşam yolu çizmiştir. Üstlendiği yükümlülükler beraberinde doğduğu topraklardan, ailesinden ayrı kalmayı da gerektirdiği için, ileride oğluna hem aile hayatını hem de yaşadığı toplumun tarihsel gelişimini aktarmak adına bir anı defteri tutar. Bizler de Maalouf'un bu anı defterinden derlediği ve yer yer hayal gücü ile doldurduğu bir kurgu ile Afrikalı Leo'nun hikayesini dinleriz. 

Ana hatları ile 4 bölümden oluşuyor kitap, her bölüm Leo'nun yaşadığı değişik şehirlere ve orada başından geçen olaylara ayrılmış. Önce Granada topraklarında açıyoruz gözlerimizi. Bu kısımda Hasan doğmadan önce topraklarında hayat nasıldı, doğduktan sonra nasıl bir çocukluk geçirdiğini anlatmış bizlere. Kastilyalıların Granada'yı ele geçirmesi ve müslümanların göçe zorlanmasını sırasıda şehirde yaşananlara göz atıyoruz.

Oradan Fas'a geçiyoruz. Leo'nun gençlik dönemini, aldığı eğitimleri, kendisinin ve ailesinin başına gelenleri okuyoruz.  Kahire'de devam eden maceramız. Dönemin tarihi olayları eşliğinde Leo'nun hayatının nasıl şekillendiğini görüyoruz. Daha sonra ise Roma topraklarında nihayete eriyor Leo'nun hikayesi. Burada da Hasan'ın Leo'ya nasl dönüştüğünün öyküsü eşliğinde Avrupa'da yaşanan tarihsel gelişmelere bakıyoruz.

Genel olarak bakıldığında, konunun işleniş detayı kitabı ne tarihi bir roman yapmakta ne de merkezinde aşkı konu alan bir kitap yapmakta. Bu da kitapla ilgili hoşlanmadığım şeylerden biri oldu. Hem tarihsel olayların anlatımı hem de Leo'nun hayatı, karakteri vs havada kalmış izlenimi uyandır bende. Belki Maalouf'un ilk kitabının olmasının etkisi, belki de öncesinde Semerkant ve Doğu'nun Limanları gibi muhteşem iki eserini okumuş olmamın etkisi nedeniyle bir olmamışlık duygusu uyandırdı bende. Başlarda merakla okuduysam da, ilerledikçe konunun içine bir türlü giremediğimi farkettim. Bir de belki o dönemlerde normalkarşılanan bir şeydi ancak Hasan'ın her şehir değiştirmesinde "aile değiştirmesi" de beni aşırı rahatsız etti. Anlatılmaya çalışılan ideallere sahip Leo ile ona zıt düşen bir özel hayatı yaşayan Leo bende çok çelişkiler yaşattı. Uzun lafın kısası seveni bol olsa da ben pek sevemedim...

"Yitik bir ülke, çok yakın bir akrabanın ölüsü gibidir. Onu saygıyla göm ve sonsuz yaşama inan."


"Bir insan ister altın, ister akıl yönünden varsıl olsun,bunlardan yoksun olanlarla konuşurken çok dikkatli olmalıdır."


"Bu benim savaşın.. Bu savaşı çok istedim. Kardeşlerimi, yeğenlerimi, piskoposluk bolgemdeki gençleri buna ben surukledim. Artık bu savaştan kaçamam, beni sonsuz lanet beklesede kaçamam. Bu savaşa karışmak yazgının oyunu."


Bedevi bir kadına bir gün en çok hangi çocuğunu sevdiğini sormuşlar. Kadın şöyle yanıt vermiş: "Hasta olanı iyileşene kadar, en küçüğü büyüyene kadar, yolda olanı da eve dönene kadar."


'' On iki yaşımdayken hayvanlarla insanları karşılaştırdığımda hayvanların daha zararlı olacaklarına inanırdım. ''


Keyifli okumalar =)

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder