İnce Memed - Yaşar Kemal


Kitabın Adı: İnce Memed 1
Yazar: Yaşar Kemal
Yayınevi: Yapıkredi Yayınları
Basım Yılı: 2016
Sayfa Sayısı: 448
Türk Edebiyatı'nın en gerçekçi yazarlarından biri olan Yaşar Kemal'in 1955 yılında kaleme aldığı ve toplamda otuz iki yılda tamamlanan bir serinin ilk kitabı olan İnce Memed I, bugün blogda bizlerle. Gelin kitabın konusuna bir göz atalım.

Anadolu'nun, Çukurova'nın bağrında bir köydeyiz. Ellerindeki gücü toprak kazanma hırsı ile köylüye zulm ederek kullanan insanların olduğu zamanlardayız. Her çağda, her toprakta yok mudur bu gözünü daha çok güce, daha çok paraya sahip olma arzusu bürümüş insanlar? Hikayemizin kahramanı İnce Memed'in yaşadığı köy dahil olmak üzere beş köyün daha "sahibi" olan Abdi Ağa'nın zulmünün hükmü altında başlıyor öykü. Acı ile harmanlanmış hayatların olduğu topraklarda, insanın hayatını daha da zorlaştıran ve hatta yaşanmaz kılan başka insanların da olduğu topraklarda...Babasız kalan İnce Memed, annesi ile Abdi Ağa'nın kuralarının boyunduruğunda bir hayat sürmeye çalışmaktadırlar, tabi bu yaşadıklarına hayat denilirse... Ellerinde avuçlarında ne varsa tamamını kendi malı sayan, yeri geldiğinde şiddet kullanan Abdi Ağa'nın zulmüne daha küçük yaşta kendince baş kaldıran İnce Memed, gençlik çağına geldiğinde sevdiği kızın Ağa'nın yeğeni ile zorla nişanlandırılmasının ardından ipleri koparır ve her şeyi göze alarak Hatçe'yi kaçırır. Toprakları hakkı alınmış, alnının teri ile ürettiği malı alınmış İnce Memed'in elinde kalbindeki asktan başka ne kalmıştır ki sahip olduğu? Bu andan itibaren İnce Memed'in ve Ağa'nın boyunduruğundaki tüm köylerdeki insanların hayatlarını değiştirecek olaylar başlar ve bizler de Yaşar Kemal'in o büyüleyici dili ve muhteşem betimlemeleri ile birlikte İnce Memed'in yanında dağlarda bir hayat sürmeye başlarız.


Hikayenin başlarında önce çocuk duygularına, saf ruhuna şahit oluruz İnce Memed'in. Yaşadıkları, şahit oldukları o naif ruhu öyle bir törpüler ki, dışarıdan bakınca zayıf bir ergen görüntüsüne sahip İnce Memed, kendini dağlara vurup Abdi Ağa ve onun gibi insanlar için adeta bir karabasan haline dönüşürken, korkudan zulüm karşısında sesini çıkaramayan köylünün ise sesi olur, adeta onların bir kurtarıcısı olur. Sevdiği, Hatçe'si ile dağlarda sürgün hayatı sürerken başlarından neler geçer hepsini bir bir okuruz, hissederiz. 


Serinin kalan kitaplarını henüz okumadığım için tamamı hakkında yorum yapamam ancak ilk kitap tek kelime ile mükemmel. Yaşar Kemal, kitaplarında gerçekliği bu kadar iyi yansıtabilen ender yazarlardan biri. Okuduğunuz her satır buram buram yaşanmışlık kokuyor. Fazla söze gerek yok, diyebileceğim sadece çok güzel....

"Konuşan insan, öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir."

"Beklemek kadar zor bir şey yok..."

"Yüreğinin gizlisinde bir sızı var."

"İçimde bir şey var... Anlaşılmaz... Bir acı... Bir yara..."

"Zulme sessiz kalan bir gün zulme uğrar, haksızlığa karşı durmak insanın onurudur."

"İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli."

"Herkes bilirdi ki, köylülerden biri bir kabahat işlediğinde Abdi Ağa onu dövmezse çok büyük bir kötülük yapacaktır ona. O adam ömrünün sonuna kadar, işlediği suçun cezasını çekecektir. Eğer döverse unutulur giderdi suç. Abdi Ağaya karşı suç işlediklerini sanan köylüler gelir onun önüne otururlar, dayak yiyinceye kadar önünden kalkmazlardı."

"Bir türkü duyulur... Gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. Çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... Genç söylerse başka türlü olur, yaşlı söylerse... Dağda söylenirse başka, ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. Hep ayrı ayrı tattadır. Sabahleyin başka, öğle, ikindin, akşamlayın başkadır."

"Özlem sıcacıktır. Özlem bir dost, bir sevgilidir. Sarıverir insanı sıcaklığı."

"Vicdanın karışmadığı işte iş yoktur.Hayır gelmez."

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder