Gazap Üzümleri - John Steinbeck


 Kitabın Adı: Gazap Üzümleri
Orjinal Adı:  The Grapes Of Wrath
Yazar: John Steinbeck
Çeviren: Belkıs Dişbudak
Yayınevi: Sel Yayınları
Basım Tarihi:  Nisan 2017 (5. baskı)
Sayfa Sayısı: 557 
Okurken beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu John Steinbeck'in Gazap Üzümleri kitabı, gelin detaylarına birlikte göz atalım.

İlk olarak 1939'da yayınlanan kitabın, dünya çapında büyük başarıya ulaşmasında sanırım hikayenin ilginçliğinin yanı sıra, Steinbeck'in anlatımındaki gerçekçiliğin de büyük payı var. Büyük Buhran olarak da anılan ve tüm dünyayı derinden sarsan ekonomik krizin ardından, bankalar ve büyük tüccarlar küçük çiftçilerin kabusu haline gelmiştir. Sanayileşmenin de artması ile tarla ekip biçmekte insan gücünün yerini alan traktörler bu kabusun etkilerini kat kat arttırır. Bankaların ellerinden topraklarını aldıkları halk daha fazla dayanamaz ve kendilerini daha iyi yaşam şartlarının beklediğine inandıkları büyük kente, Kaliforniya'ya göç etmek üzere yollara düşer. Bizler de büyük umutlar ile çıkılan bu göç yolculuğunun acı yüzüne Joad Ailesi'nin yaşadıkları ile şahit oluruz.

Joad Ailesi nesillerdir ekip biçtikleri topraklarından açlık ile yüz yüze kalınca ayrılmak zorunda kalırlar. Uzun zamandır aynı kaderi paylaşan halkın ellerine geçen Kaliforniya'da pek çok işçi arandığına dair ilanlar aileyi açlık ile yüzleştikleri bu noktada bir karar vermek zorunda bırakır ve yola düşerler. Ancak büyük umutlar henüz göç yolunda birer bire büyük hayal kırıklıklarına dönüşmeye başlar bir bir. Önce kaçtıkları açlık düşmez yakalarından, sonra ölüm çalar kapılarını, daha sonra dışlanmışlık hissi, sefalet, hakaretler ve daha niceleri. Aile kavramının mühim olduğu küçük topraklardan gelen Joad ailesi her şeye rağmen bir arada kalmak için büyük çaba sarfederken, bu zorlu yolculukta kendileri ile aynı kaderi paylaşan pek çok insanın da hayatlarını bizlere gösterirler. Peki tüm bu çektiklerinden sonra hayalini kurdukları portakal bahçeleri, başlarını sokacakları sıcak bir çatı, çocukların gideceği okullar ne olmuştur? İşte bunların cevapları da kitabın içerisinde.

Kitap kendini okutmuyor, adeta yaşatıyor. Ancak benden söylemesi, insanın ruhuna fazlasıyla işliyor, adeta Buhran Dönemi'ni yaşatıyor!



"Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık."

" İnsan, alıştığı gürültüyü bile arar."


"Şundan emin olabilirsiniz... korkulacak zaman, İnsan'ın bir ülkü uğruna acı çekmeyi ve ölmeyi reddettiği zamandır."

"Baskı ancak baskı altındakilerin güçlenmesine ve birleşmesine yarar."


"Açlığı, yalnız kendi büzülmüş midesinde değil, çocuklarının da büzülmüş karınlarında duyan bir adamı nasıl korkutabilirsiniz?"


"Geçmişimiz olmadan kendimizi nasıl tanıyacağız?"

"Bazen üzgün insan o zgünlüğünü konuşa konuşa atıverir ağzından dışarı. Bazen öldürecek olan, konuşa konuşa cinayeti bile çıkarır içinden, kimseyi öldürmesine gerek kalmaz."

"Her gün , her zaman aynı şeyi öğreniyorum. Bir derdin varsa, canın yanıyorsa, bir şeye muhtaçsan fukaraya başvur. Sana yalnız onlar yardım eder... Yalnız fukaralar."

''İnsanlar daha yaşamadan, cennet umudunu ne yapsın? Kendi ruhları yerde sürünürken kutsal ruhu ne yapsınlar? Yardıma ihtiyaçları olacak. Ölmeye sıra gelmeden yaşamaları şart.''

"Canım öyle ölmek istiyor ki. Ölmeyi çok istiyorum. Biraz ölmek istiyorum. Çok yorgunum. Belki de, artık uyanmam."


Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Comment
    Facebook Comment

2 yorum:

  1. Beni de okuduğum zaman çok sarsmışti gazap uzumleri muhteşem bir anlatım dediğin gibi âdeta yasatti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok etkileyiciydi.Filmi de varmış henüz izlemedim ama çok merak ediyorum.

      Sil