Ruhun Tesellisi Öyküler - Julia Ortay



Kitabın Adı: Ruhun Tesellisi Öyküler
Yazar: Julia Ortay
Yayınevi: Flora Kitap
Basım Yılı: Nisan 2019
Sayfa Sayısı: 175
Instagram'dan severek takip ettiğim ancak okuduğum kitabı konusunda biraz nötr kaldığım sevgili Julia Ortay'ın Ruhun Tesellisi Öyküler kitabı bugün blogda bizlerle.

Girişte de dediğim gibi kitaplar ilgili düşüncelerim nötr, neden bilmiorum ama bir eksiklik kaldı okurken içimde ama öncelikle kitabımızın konusundan ve sevdiğim yönlerinden bahsetmek istiyorum.

Malum sosyal medya en uzakları bile bir araya getirebilme özelliği ile meşhur. Sayesinde gerçek hayatta hiç görmediğimiz insanların hayat görüşleri hakkındada fikir sahibi oluyoruz. Julia Ortay da sosyal medya sayesinde keşfettiğim ve hayata bakış açısı ile kendime oldukça yakın hissettiğim bir isim. İkinci kitabı olan Ruhun Tesellisi Öyküler, içerisinde otuz adet kısa kısa öyküler içeriyor. Julia Ortay her öyküsünde hayatımızın içinde, kanayan birer yara olan konulara parmak basıyor. Kimi zaman kadına şiddeti işlemiş öykülerinde, kimi zaman vatan hasretini. Hayat tutunabilenleri de anlatmış, umudunu yitirenleri de. Tabi bunların her birini anlatırken hayata, siyasete, dinlere ve insanlara olan bakış açısını da bize bol bol ifade etmiş. Kitap işte bu yönleri ile oldukça hoşuma gitti.

Ama, diyor ve devam ediyorum. Neden bilmiyorum ancak öykülerin ele aldığı konular çok hoşuma gitmesine karşın, özüne bir türlü inemedim. Öykü okumaktan çok sanki yazarın belli başlı konularda kendi hayat görüşünü kaleme aldığı kısa makaleler okuyormuşum hissi verdi bana. Bunda da ne yalan sosyal medyanın etkisinin olduğunu düşünüyorum. Çünkü normalde yazarı hakkında söylenenlerden/yazılanlardan öte bilgimin pek olmadığı bir kitap okurken, onun kaleminden çıkar kelimelerle yazarı tanımaya çalışırım. Bu kitap ise bana tam tersi duyguları hissettirdi. Julia Ortay zaten kendisini sosyal medyada oldukça güzel ifade edebilen bir kadın, yani zaten bazı konulardaki fikirlerini onu takip eden herkes kadar ben de biliyorum. Bu yüzden okuduğum öykülerde kaleme gelen cümleler beni şaşırtmadı, biraz malûmun ilâmı niteliğinde oldu. 

Ancak yine de kalemine ve yüreğine sağlık diyor ve yeni kitaplarını dört gözle beklediğimi belirtmeden bitirmek istemiyorum :)

"Kendini dünyanın sahibi sanan ruhlar bile bir gün fark edecek, dünyaya sahip olanlar sadece ağaçlar, dağlar, denizler, göller ve toprağına gömülü ölmüş bedenlerimiz..."


"Yatağını arayan küçük bir çocuk gibi vatanını arayan uykusuz göçmenlerden biriyim sadece."

"Tanrı’nın koyduğu yasalar din kitaplarında yer almıyor bana göre. İnsanın vicdanında gizli olduğuna inanıyorum."

"Aileyi, devleti, inancı aldın mı, insanlar çıplak, kimliksiz zavallılara dönüşüyorlar."


"Biz uykusuzlar, çevremizde derin uyuyanlara; ülkede ve dünyada olup bitene kulaklarını tıkamalarına, teknoloji ve sosyal medyanın tuzağına düşüp hayatı sanal olarak yaşamaya başlamalarına, yaşadıklarını, varlıklarını, yaşam amaçlarını unuttuklarını anlatmalıyız ve ancak ışığı açarak onları uyandırabiliriz.
Okumalı, izlemeli, dinlemeli, gezmeli, az uyumalıyız...

Kaybedecek zaman yok, hadi uyan!"
Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder