O Vakıt Son Mimoza - Cemil Kavukçu






 Kitabın Adı: O Vakıt Son Mimoza
Yazar: Cemil Kavukçu
Yayınevi: Can Yayınları
Basım Yılı: Kasım 2015
Sayfa Sayısı: 96
Daha önceki Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz yazımda bahsettiğim gibi Cemil Kavukçu'ya sardım bu aralar. Adı ile ilgimi çeken O Vakıt Son Mimoza bugün bizlerle.



Birbirinin içine geçen öykülerden oluşuyor kitabımız, ben ise size iki tanesinden bahsedeceğim bugün. Hikayemiz, kitaba adını veren Mimoza Meyhanesi'nde açıyor kapılarını bizlere. O andan itibaren kendimizi türlü türlü sebeplerle alkolün kucağına bırakmış insanların hikayelerinin arasında buluyoruz. 



Ama Kavukçu dikkatimizi Ressam Rasim'in üzerine çekiyor. 



Rasim'in son demleri, son dostlukları, son kadehleri, onun deyimi ile son "elli gram"ları. Eşinin ise son çırpınışları... Bir babanın alkolü, çocuğuna kendi yok oluşunu izletmeye tercih etmesi... Mimoza'daki dostunun son görevleri...



Mimoza'nın her akşam müdavimlerinden olan Rasim bu illetin pençesinden bir türlü kurtulamamıştır. Belki onun da Mimoza'daki herkes gibi bir sebebi vardır, ya da sadece keyfi için her akşam oradadır bilinmez. Bilinen bir şey var ki, maddi imkansızlığa rağmen meyhanede peçetelere resim çizerek de olsa o günkü nevalesini çıkaracak kadar bağımlısı olmuştur Rasim buranın. Eşi ise onu bu durumdan kurtarmak için çare aramaktadır. Köyde yapmaya başladıkları evde yaşamaya başladıklarında Rasim'i meyhaneden uzak tutabileceğini düşünse de, Rasim'in gideceği yol çoktan çizilmiştir... Mimoza Rasim'in alkol ile olan bağında sadece bir mekandır, Rasim ve onun gibiler için her yer zaten Mimoza'dır. Rasim'in hayattan silinişinin hikayesini anlatıyor Kavukçu ilk öyküde bizlere.

Kitabın ikinci öyküsü olan Zamansızlık ise bizleri gerçek ile rüya aleminin arasındaki bir çizgide yolculuğa çıkarıyor. Annesi alzheimer hastası olan kahramanımız annesi ile vakit geçirdiği sırada bir anda uyuyakalır ve rüyasında tıpkı annesi gibi zaman ve mekan mefhumunu yitirir. Neyin gerçek neyin hayal olduğunun birbirine girdiği bu öyküde kaybolmak da bize düşer.

Çok temiz bir dili var yazarın, okurken su gibi akıp gidiyor. Bu kadar temiz ve aynı anda bu kadar vurucu yazması beni kendine çekti zannedersem. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum!


"Kendine çıkan değil, inen bir yoldayım."

"İçindeki yangın­dan, kapanmayacak yaralar almış olsa bile sağ çıkabilmiş."

"Ölüm nedenimiz içkiden değil, yalnızlıktan olacak."

"Lütfen benim bir insan olduğumu tekrar hatırlayın; beni tutmayın, ezmeyin. Düşeceksem ezilmiş olarak değil, bir leblebi tanesi gibi düşmek istiyorum toprağa. Şunu unutmayın Sabri Bey, düşmekte olan bir kelebeği tutarsan düşmesin diye, ezersin."

"Delirmek için çok çabaladın ama başaramadın; demek bu isteğe bağlı değilmiş."

"Siz de biliyorsunuz Sabri Bey, ölüm nedenimiz içkiden değil, yalnızlıktan olacak. Her iki türlü susuyorum o vakit."
Sitting Panda

Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder