Kadınlar Ormanı - Jennifer Clement



Kitabın Adı: Kadınlar Ormanı
Orjinal Adı: Prayers for the Stolen
Yazar: Jennifer Clement
Yayınevi: Sel Yayınları
Basım Yılı:  2019
Sayfa Sayısı: 208 
Çevirisini Melisa Kesmez'in yaptığını görünce alıp okumak istediğim bir kitap oldu Kadınlar Ormanı. 2014'te ilk defa yayınlanan kitap,2019'da Türkçe'ye çevrilerek dilimize kazandırılmış.

Meksika'da geçiyor hikaye. Yoksulluğun içine bir de uyuşturucu karışınca, hayatın hepten çekilmez olduğu bir yerdeyiz. Öyle bir yer ki burası, yerli halkı en çok yoksulluktan mı, sıcaktan mı, akreplerden, yılanlardan mı yoksa kız çocuklarının uyuşturucu satıcıları tarafından kaçırılmalarından mı bıktıklarından emin değiller. Hikayenin özü, kitabın adında gizli aslında. Bölgenin erkekleri iş bulma umudu ile birer birer kaçmışlar, kimi Amerika'ya kimi başka yere, zamanla yetişkin tek bir erkek bile kalmamış, ya kadın ya çocuk olmuş yerli halk. Biz de hikayeyi babası çekip gitmiş bir kız çocuğu olan Ladydi'nin ağzından dinleriz. Aklı ermeye başladığı andan itibaren "çirkin" olması gerektiği öğretileri ile büyümüş Ladydi, çünkü eğer ilgi çekecek kadar güzel görünürse, uyuşturucu kaçakçılarının hedefi haline gelecektir. Bir de bahçedeki çukurları çok iyi öğrenmiş Ladydi, adeta bir mezarı andıran bu çukurlar, bölgedeki kızların hayat kurtarıcı dığınaklarıdır. Uyuşturucu satıcıları kız kaçırmak için bölgeyi bastıklarında, bu çukurlar sayesinde kurtulmuştur çoğu kız çocuğu. Bazılarına ise gerçekten mezar olmuştur tabi...

Çok yalın bir dille, çok açık atlatmış yazar çaresizliği. Öyle ki, okurken Ladydi'nin annesine ve kendi geleceğine çaresiz bakışlarını hissedebiliyorsunuz. Ancak kitaota beni tatmin etmeyen bir şeyler oldu, sanki daha derin işlenebilecek kapasitede bir öykü iken, çok yüzeysel geçilmiş. Son sayfayı kapattığımda bir bitmemiş hissi bıraktı bende. Ancak yine de hoş vakit geçirmek için okunabilecek, rahat okuması olan kitaplardan biri olarak bir şans verebilirsiniz.

“Her şeyi anlatmak için sadece yirmi altı harf olduğuna inanabiliyor musun? Aşk hakkında, kıskançlık hakkında ya da önmeli bir konu hakkında konuşmak için sadece yirmi altı harf var.”

"José Rosa sanki ormanın ortasına düşmüş dev bir ayna gibi girmişti dünyamıza. Ona baktığımızda kendimizi görüyor gibiydik. Her türlü kusurumuzu,cildimizi,yara izlerimizi,daha önce hiç fark etmediğimiz ne varsa hepsini onun yüzünde görüyorduk."

"Annem her zaman Mike'ın pisliğin teki olduğunu, dünyaya bir kadının kalbini kırıp paramparça etmek için gönderildiğini söylerdi."

"Eğer beni yarın öldüreceksen, bugün öldür."


Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Comment
    Facebook Comment

3 yorum:

  1. O kadar uzun zamandır listemdeki bu kitap. Paylaşımınızı göürnce "niye hala almadım?" dedim kendime.

    YanıtlayınSil