Sarı Duvar Kağıdı - Charlotte Perkins Gilman

 


Kitabın Adı: Sarı Duvar Kağıdı
Orjinal Adı:  The Yellow Wallpaper
Yazar: Charlotte Perkins Gilman
Yayınevi:  İthaki Yayınları
Basım Yılı:  2019
Sayfa Sayısı:  66
İthaki Yayınları'nın Karanlık Kitap serisi bayılarak okuduğum bir seri oluyor! Her kitabı birbirinden güzel.Yine çok beğendiğim bir kitap sizlerle :) Önce biraz yazardan bahsedeyim. 1800'lü yılların ortalarında doğan yazar, döneminin önde gelen feministlerinden. O yıllarda böyle bir ideolojiye sahip olması, fikren çağının çok ilerisinde olduğunu gösteriyor bence. 

Sarı Duvar Kağıdı kitabında dört öykü yer alıyor. Kitabın dahil olduğu Karanlık Kitaplık serisini düşünürsek, öyküler tabiki korku öyküleri. Ben şiddet içeren korkulardan ziyade, görülmeyen varlıklar ya da mental sorunlar ile alakalı olan korku hikayelerini daha .ok severim, o yüzden bu kitap tam benlikti! Tabi keşke uyumadan önce okumasaydım, bütün gece rüyamda sarı duvar kağıtları ile cebelleştim resmen :) Dört öyküden tek tek bahsetmek yerine, kitaba adını veren öyküyü anlatmak istiyorum sizlerle. Doğum sonrası depresyona giren genç bir kadının öyküsünü kendi kaleminden dinliyoruz. Ancak her devirde olduğu gibi o zaman da eşi ve çevresi tarafından yaşadıkları ciddiye alınmadığından, sakin sesiz bir yerde, sakin bir tatil yaparak geçtiği bu süreci geride bırakacağına inanılıyor. Ayrıca kendisi için en iyi terapi olan yazmaktan da men ediliyor. Çünkü yazdıkça delireceği önyargısı hakim. Burada aslında yazar, kadınların özgürlüklerinin kendi istekleri dışında engellenmesinden, yönlendirilmesinden dem vuruyor bizlere. Tüm gün bir odada kalan kahramanımız dışarıdan normal görünse de, sürekli bakmak zorunda kaldığı sarı duvar kağıtlarının ardında kendine başka bir yaşam kuruyor. Aslında yavaş yavaş deliriyor ve kimseler görmüyor...

Kitaba bayıldım!

"John gerçekte ne kadar acı çektiğimi bilmiyor. Acı çekmem için bir sebep olmadığını biliyor, bu da onu tatmin ediyor."

" Bütün gücümle kadınların, bütün kadınların kadınlığın ne olduğunu nihayet anlamasını diledim. Gücünü ve gururunu ve hayattaki yerini anlamalarını, dünyanın anneleri olarak görevlerinin ne olduğunu görmelerini, yaşayan herkesi sevmelerini ve onlara değer vermelerini, erkeklerin ne kadar kötü olabileceğini görmelerini, yalnızca en iyilerini seçip daha da iyilerini dünyaya getirmelerini, insan olarak görevlerinin ne olduğunu görmelerini ve yaşama, çalışmaya ve mutluluğa kendilerini tamamen adamalarını diledim. "

"Bu öykü insanları delirtsin diye değil, delirmekten kurtarsın diye yazıldı ve işe yaradı da."

"Bu kağıtta benden başka kimsenin bilmediği, kimsenin de bilemeyeceği ayrıntılar gizli."
Sitting Panda

Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönderme