Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma- Stefan Zweig

   


Kitabın Adı: Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma
Orjinal Adı: Unvermutete Bekanntschaft Mit Einem Handwerk
Yazar: Stefan Zweig
Çeviren: Gülperi Sert
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: 2020
Sayfa Sayısı: 59
Ah ne çok seviyorum Zweig okumayı! En sıradan olaylar, kişiler bile onun kaleminde adeta büyülü bir hale bürünüyorlar! Bu kitapta da iki Zweig öyküsü bizleri alıyor ve bir hikayenin orta yerine bırakıyor.

İlk öyküde kahramanızmızla veraber Paris'e adım atıyoruz. Büyük şehir kalabalığı.. Her yerden akın akın insanlar geçiyor. Kahramanımız gününü nasıl geçireceğine henüz karar verememişken, kalabalığın içinde biri hareketleriyle diğerlerinin arasından sıyrılıyor. Buradan sonra hikaye hareketlenmeye başlıyor. Yankesicilik yaptığı anlaşılan adama karşı içinde büyük bir merak uyanan kahramanımız, gününün kalanını onun peşinde geçirir. Adeta onun ruhuna bürünür, icra ettiği "zanaat"ın inceliklerini gözlemler. Zweig öye bir anlatmış ki, insan okurken hakikaten beklenmedik bir sempati duyuyor yankesiciye karşı.

İkinci öyküsü olan Prater'de İlkbahar öyküsünde ise, bu sefer bir kadın kahramanımız başrolde. Zweig'in yarattığı kadın kahramanları oldum bittim çok başarılı bulmuşumdur. Bir erkek olarak bir kadının ruh haline çok güzel bürünebildiğini düşünüyorum. Bu öyküde de aynı şekilde, kadın karakterin aklından ve ruhundan geçenleri yansıtmakta çok başarılı. Kahramanımız doğuştan olmasa da sonradan yaptığı seçimler ile refah bir hayat sürerken, bir gün gösterişsiz, sıradan bir elbise ile topluma karışır. Kendisini hiç beklemediği bir aşkın, maceranın içinde bulan genç kızın o bir gün boyunca yaşadığı maceralarda ve hissettiklerinde biz de ona eşlik ederiz.

Çok keyif alarak, Zweig'ın tasvir yeteneğine yine, yeniden hayran olarak okuduğum bir kitap oldu!

"Çünkü hırsız iki ay sonra hakim karşısına çıktığında değil, hırsızlık yaptığı anda hırsızdır, tıpkı bir şairin birkaç yıl sonra eline mikrofonu alıp şiirini okurken değil de, şiirini yaratma sürecinde şair olması gibi, suçlu da suçunu işlediği sırada suçludur."

"Çünkü hiçbir sanat, gerçeğin kendisiyle yarışamaz."

"Sanatçı sahip olduğu birçok tecrübe sayesinde gerçek bir başarıyı elde etmeden önce başarısızlığın da kaçınılmaz olduğunu çok iyi bilir, son ve en önemli fırsatı yakalamak için beklemesi ve sabretmesi gerektiğinin farkındadır."

"...Bir insanı yakasından tutup Tanrı’nın adaletini yerine getirmek cesaret işidir. Hiçbir zaman bir insanı suçlayacak ya da ihbar edecek cesaretim olmadı. Çünkü karmakarışık dünyamızda adaletin ne kadar zayıf, tek bir sorunlu olaydan hak hukuk elde etmenin ne büyüm bir kibirlilik olduğunu bilmiyordum..."

"İnsanın ruhunun derinliklerini yanan bir kibritin alevi gibi bir anda aydınlatan da küçük ayrıntılar değil midir zaten?"

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder