Nana - Emile Zola

      


Kitabın Adı: Nana
Orjinal Adı: Nana
Yazar: Emile Zola
Çeviren: Samih Tiryakioğlu
Yayınevi: Can Yayınları
Basım Tarihi: 2020
Sayfa Sayısı: 560
Bugün instagramda #herayinbiriklasik grubu ile okuduğumuz Nana kitabı ile geldim! 70 kişilik harika bir ekip ile okuduğumuz bir kitap oldu, grubun eğlencesi kitabın önüne geçti bu sefer :) Öncelikle söylemem gerekir ki, Nana'ya sadece bir roman olarak bakacaksam, çok tercih edeceğim ya da tavsiye edeceğim bir kitap değil. Hikayesi pek ilgimi çekti diyemeyeceğim. Kısaca anlatmam gerekirse dünyanın en eski mesleklerinden biri olan fahişeliği 1800lü yıllarda Paris'te icra eden ve döneminde oldukça popüler olan Nana'nın yaşadığı ihtişamlı hayat ve ardında bıraktığı enkazları anlatıyor Emile Zola.

Tabi söz konusu Zola olunca, anlatılanın sadece bir kadının aşk hayatından ibaret olmayacağını da tahmin edersiniz. Aslına bakarsanız büyük bir gözlemin sonucudur Nana. Fransa'da 1800'lü yılların sonlarına doğru nasıl bir toplumsal yozlaşmanın oluştuğunu Nana'nın ve çevresindeki insanların hayatlarından izliyoruz. İşin içine arzular karıştıysa ve insan eğer bu arzularına gem vuramıyorsa, bir uçurumun kenarındadır adeta. Bir yangın misalı her şeyi yakıp yıkabilecek güce sahiptir bazen bu arzular. Nana'nın çevresindeki erkekler üzerindeki etkisi de adeta böyle bir yakıcı güce sahiptir. Ne insanların dine olan bağlılıkları, ne mesleklerine duydukları saygıları ne de eşlerine olansevgileri durabilmiştir bu arzu selinin karşısında. Gözler önünde sürülen hayatın ardında bir de aslında herkesin bildiği ancak üç maymunu oynadıkları bir hayat vardır ki, o hayata geçen herkes, kapıda dürütlük ceketlerini asmışlar ve sadece kendi zevklerinin peşinde koşmuşlardır. Zola, yarattığı Nana karakteri üzerinden dönemin toplumsal riyakarlığını harika yansıtmıştır bizlere. 

Ancak başta da dediğim gibi, kurgusal olarak kişisel okuma zevkime pek hitap etmese de, tarihi aşk hikayeleri okumayı sevenlerin ilgi ile okuaycağını düşündüğüm, oldukça akıcı ve rahat okunan bir kitap.

"Sevmek budalaca bir şeydi, insanı da hiçbir gayeye ulaştırmazdı."

"Evet, bir kadına ömür boyu sevgi sözü verildiğinde, ertesi gün ilk önüne gelene sarılınmaz..."

"Bir kimse, ilk önce insan olmalıdır..."

"İyi analar bütün kusurları bağışlarlar !"

Sitting Panda
Google Plus'ta Paylaş
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönderme